Medya
  • 16.1.2020 22:48

Allah-ü teala'nın ve Peygamberlerin cennet ehline ziyafeti

ALLAHÜ TEALA’NIN VE PEYGAMBERLERİN CENNET EHLİNE ZİYAFETİ

Allahü teâlâ, cuma gününü müslimânlara mahsûs kılmışdır. Cuma gününün ahirette de büyük itibarı vardır. 
Bir hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Günlerin en kıymetlisi cumadır. cuma günü, bayram günlerinden ve aşûre gününden dahâ kıymetlidir. Cuma, dünyâda ve Cennetde mü’minlerin bayramıdır)
Müminler cennete Cuma günü gireceklerdir.

Cennette dünya hayatındaki her gün mevcuttur.Cennette de bir gün bin dünya senesine tekabül eder.
Eshab-ı Kiram’dan rivayet edildi ki; 
Cumartesi günü 
olunca; Cennet ehlinin babaları Adem Safiyullah Aleyhisselam, cennetlik evlatlarını kendi köşküne ve makamına davet eder. 
Böylece çocuklarının hepsine ziyafet verir.
Pazar günü olunca; Ademoğlunun ikinci babası olan Nuh Neciyullah Aleyhisselam, herkesi köşküne ve makamına davet edip ziyafet verir.
Pazartesi günü Allahü teala’nın Halil'inin davet günüdür. İbrahim Halilullah (Aleyhisselam)  cennet ehlini makamına davet edip, köşkünde ziyafet verir.
Salı günü Musa Kelimullah (Aleyhisselam), makamında ziyafet verir.
Çarşamba günü, Hazret-i İsa Ruhullah Aleyhisselam’ın davet günüdür.
Perşembe günü olunca, Sultan-ı enbiya Nur-u Çeşm-i Asfiya Habib-i Huda
şefi-i Ruz-ü Ceza Hazret-i Muhammed Mustafa
 (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) efendimiz, onları cennet makamların en yücesi olan ‘Vesile’ye davet eder.(  el-Vesîle, cennetteki en yüce makamdır. Resûlullah cennette bu makamın tek bir kişiye verileceğini haber vermiştir. Tevazudan o kişinin kendisi olduğunu söylememiştir. Eshab-ı Kiram,” O kişi Resûlullah Efendimizdir” diyerek makamın sahibini haber vermiştir)
Peygamber Efendimiz davetlilere türlü türlü ikramlar ve in’amlar ile (Nimetlendirerek) ziyafet verir...
Öyle bir ziyafettir ki; buna anlatmaya kelimeler ve akıl kafi gelmez.
Cennet ehli tadı damağında kalan bu ziyafetten dönüp makamlarına geldikleri zaman; 
Celâl ve ikram sahibi Yüce Hak, onların her birisine birer melek gönderir.
O kimseleri özel olarak ziyafetine davet eder.
Cuma gününde müminlerin cümlesi, Haziret-ül Kuds’te (Cennetin en özel ve güzel bahçesi) toplanır.
Orada cümle Nebi ve Resûller minberler üzerinde oturur.
Eshab-ı Kiram, zürriyet-i ızam ( Peygamber Efendimizin kıymetli soyu), yüksek alimler kürsüler üzerinde oturur.
Veliler, şehidler, salihler ise sandalyeler üzerinde oturur.
Cennetin sair ehli ise minderlerde oturur.
Herkes yerli yerine oturduğunda; Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz cümlesine Kur’an okuyacaktır.

Mübarek seslerinin; letafet (Hoşluk, yumuşaklık,) , halâvet (Tatlılık, şirinlik) ve taravetinden (tazeliğinden) ağaçların yaprakları hareket eder. Yapraklar birbirine çarparak kulakların daha önce duymadığı bir güzellikte seda çıkartır.
Cennetteki köşklerin ve sarayların pencere kanatları harekete geçer.
Her birinden başka bir latif ses çıkar.
Kuşlar da terennüm (şarkı söyleme, şakıma) eder.
Bütün bu sedalar birbirine karışıp dinleyenleri kendinden geçirir. Zamanın farkına varılmaz olunur.
Burada oluşacak zevki tabir ve tasvir edecek kelime veya seda duyulmamıştır. Böyle bir seda bu dünyada yoktur.
Peygamber Efendimiz Kur’an’ı okumayı tamamladığında; Nebilerin hatibi Davut Aleyhisselam hutbe okuyacaktır ki, bu hutbede türlü safhalar vardır.
Bunlar tamam olduktan sonra; ateş değmemiş, sırf Yüce Allah’ın kudreti ile zuhura gelip hasıl olan eşi benzeri görülmedik yemeklerle ikram olacak.

Türlü kaseler içerisinde şerbetler verilir ki; bunların sakileri görülmez.
Dil bunları anlatmakta acizdir, akıl idrak edip kavramakta yetersizdir.
Bu şekilde türlü nimet ve ikramdan sonra...
Mekandan münezzeh; şekil, aza, cisim ve cismaniyetten müberra olan Şanı Büyük Yüce Zat, onları Mübarek Cemâli ile müşerref eyler.
- Selâmün kavlen min Rabbin Rahîm. (Esirgeyen Rabbinden selam)

Manasında selam verir.
Orada bulunanlar da Allahü teala’yı; baş gözü ile cihet ve mekandan münezzeh görürler. 
Bu büyük saadet ile lezzet ve nimete dalarlar.
Cennet ehli kendinden geçmiş halde iken; Yüce Hak onlara hitap eder;
- Benden murad isteyiniz.
Bunun üzerine onlar şunu söylerler;
- Senden rızânı isteriz Ya Rabbi.
Onların bu talebi üzerine Allahü teala şöyle buyurur;
- Kullarım sizlerin cümlesinden RAZI OLDUM.
Böylece kullarını en büyük rızasına nail eyler.

(NOT-1: Selâmün kavlen min Rabbin Rahîm. Yasin suresi’nin 58. Ayetidir. Bu ayet, Yasin Suresinin kalbidir. ''Selâmun kavlen min rabbin rahîm.'' Ayetini 1 defa okuyana 10 hatim sevabı verilir; Bu Ayeti devamlı okuyanın sevabını akıl idrakten aciz kalır. 
''Selâmun kavlen min rabbin rahîm.'' Ayetini devamlı okuyana Allahü Teala selam verir.)
NOT-2 : Ehli Cennet, nimetler içinde iken kendilerini bir nur kaplar. Rabbin cemali ile şereflenirler ve 
“Esselâmü aleyküm ya ehli Cennet” denir. işte Kur‘andaki “Selamün kavlen mirrabbirrahim” âyetindeki murat budur. Ondan sonra Allah onlara nazar eder, onlar da Allah’a nazar ederler. Rablerine nazar ettikleri müddetçe, başka hiçbir nimete iltifat etmezler. Tâ ki, Allahü teâlânın temaşası kalkıp, nuru ve bereketi kalkıncaya kadar.) [Nesai, ibni Mace]
NOT-3 :Cuma günleri ve her gün şu istigfâr düâsı’nı çok okumalıdır: Allahümmagfir lî ve li âbâî ve ümmehâtî ve li ebnâî ve benâtî ve li ihvetî ve ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-zevcetî ve ebeveyhâ ve li-esâtizetî ve lil-mü’minîne vel-mü’minât vel hamdü-lillâhi Rabbil’âlemîn!

Ya Rabbi; Bizleri böyle bir ziyafetten yüz çevirtirip de dünya çöplüğüne meylettirme.
Şeytanın ve nefsimizin bizi kandırmasına müsade etme.
Şanı büyük Rabbım..
Bu muhteşem ziyafette bulunmayı Yüce kereminle ve büyük ihsanınla bizlere de nasib eyle (AMİN)
Cuma’nız mübarek Akibetimiz hayır olsun İnşallah.

KAYNAK : Muhammed Cezuli ( Rahmetullahi Aleyh)
DERLEYEN: Metin Özer/ HABERVİTRİNİ 

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER