Medya
  • 28.11.2020 18:22

Azab ve Salavat

AZAB VE SALAVAT

Bir beldeye gelen musibet, genele yayılırsa bunun adı azaptır.
Bugün bütün dünya bu virüs ile azaba uğramış durumda.
Mümin, günahkâr ve Kâfir diye bir ayırım olmadan cümle Âdemoğlu; bir belâ olan virüsle kırılıyor.
Dikkatinizi çekerim!
Koronavirüs bir hastalık değil, Koronavirüs kişiyi hasta eden bir musibettir.
Kimi bu beladan kurtuluyor kimi ise bu bela nedeniyle hayatını kaybediyor.
Allahü teala cümle Ümmet-i Muhammed’i bu musibetten azad eylesin (ÂMİN)
Dünya âlemine; bela, musibet veya azab adı ne olursa olsun genel bir musibet olması; Allahü teala’nın gadaplandığına işarettir.
AZAB GADABDA GELİR

Kur’an-ı kerimde azap ayetleri pek çoktur. Hepsi birbirinin aynı olan meali şöyledir:
-Allah’ın azabı şiddetlidir.[Bekâra 211,Yunus 70, Rad 6,13, 34,Taha 127,Mümin 22,Haşr 7]
Mevcut halimizin böyle olduğunu bilirsek, bu hale uygun davranırız.
Büyükler böyle zamanlarda her Mümine Salavat-ı şerife okumasını tavsiye ettiler.
Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu;
- Bana çok salavat getirenin dertleri gider, günahları affolur. [Tirmizi]
- Bir kimse, bana salavat getirdiği sürece, melekler de, onun için istiğfar eder. Artık isteyen az, isteyen çok salavat getirsin.) [İ. Ahmed]
Ahzab suresi 56. Ayetinde mealen Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor;
- Gerçek manada Allah ve cümle melekleri şanlı peygamber üzerine salât ederler. Ey iman nuru ile şerefyab olan, ey iman nuru ile feyz bulan kullar; Siz de O’na salâvat okuyun! Usulüne göre ona selam eyleyin. (Alıntı: Kara Davut)
Allahü teala’dan gelen salat; rahmetidir, çeşitli ihsan ve keremidir.
Allahü teala’nın bu ihsanı, keremi ve rahmeti O’na devamlı gelmektedir. Hiç kesinti yoktur.
Bu Ayet-i Kerime ile müminlere Resûlulllah’a her çeşit tazimi ve her nevi tekrimi ifade eden dua edilmesi emronuldu.
Aynı şekilde selam edilmesi istendi. Yani Salavat getirilmesini emretti.
Böylece Ümmet-i Muhammed’in şanlı Peygamberine salavat okuması kendi isteğine bırakılmayıp emir olundu.
Müminler Resûlulllah’a  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) salat ve selam okumanın en önemli ve elzem olduğunu anlayalar, gece ve gündüz O’na salavat okumaya devam edeler.
Böylece dünya sıkıntılarından selamet bulup, ahiret azabından kurtulalar.
Sonuç olarak Yüce Hakk’ın umumi rahmetine, lütuflarına ve keremine nail olarak felah bulalar.
Bir mecliste Peygamber Efendimiz tekrar tekrar anılsa, onu ananlara ve mübarek adını duyanlara en az bir kere salavat okuyup tazim etmesi vaciptir.
Eshab-ı Kiramdan rivayetle;
Bir gün Peygamber efendimiz meclise geldi. Sevinci yüzünden okunuyordu. Ne zaman bir müjde verecek olsa sevinci Mübarek cemaline vururdu.
Şöyle buyurdu:
- Cebrail, Âlemlerin Rabbinden bana müjde getirdi ve O’nun şu sözünü iletti;
“Sen şuna razı mısın Ya Muhammed. Ümmetinden sana bir salavat okuyan herkese ben on salavat okurum.
Ümmetinden sana bir selam gönderene ben 10 selam gönderirim.

Allahü teala’nın kuluna selamı şu manaya gelir;
- Sana bir kere selamla dua eyleyen kimseye 10 selam ederim ki; her selamın karşılığında Onu on beladan necat ihsan ederim.
Peygamber Efendimiz buyurdu ki ;
- İnsanların şefaatime en yakın olanı, bana en çok salavat okuyanıdır.
Ve yine Resul-u Ekrem Sallallahü Aleyhi ve sellem efendimiz salavat okuyan ümmetine şu müjdeyi haber verdi;
- Bana salavat okuyan kimselere MELEKLER salavat okur. Bana salavatı devam ettirdiği süre meleklerin ona salavatı devam eder.
Duruma göre salavatı ister az ister çok okusun.

Rivayet eden; Amir Bin Rabia.. Radıyallahü anh.
Burada dikkat çeken husus; meleklerin kullara salavatıdır.
Bunun manası şudur;
Melekler; kuldan sadır olan hataların, günahların ve ayıpların bağışlanmasını Rahman ve Rahim olan Yüce Allah’tan talep eder.
Melekler” demek yani çoğul ifade kullanmak demek, cümle melekleri ifade eder.
Allahü teala melekleri, cümle mahlûkattan çok ama çok fazla yaratmıştır.
Şöyle ki;
Yeryüzünde yaşayan cümle insan, cin, vahşi hayvan, böcek ve ruh taşıyan bütün mahlûkatın toplamı, meleklerin onda biri kadardır.
Sair mahlûkatta da dâhil olmak üzere yeryüzündekilerin tümü, dünya semasındaki meleklerin onda biri kadardır.
Dünyada ve dünya semasından bulunan meleklerin tümü, ikinci kat semadaki meleklerin onda biri kadardır.
Bu kıyas aynı oranda arş-ı Ala’ya kadar gider.
Durum anlatıldığı gibi olunca;  Resûlulllah’a bir salavat okuyan kimse bütün meleklerin salavatına mazhar olacağı için onun alacağı ecrin ne kadar çok olacağın var hesap eyle.
Bunun ne kadar olduğunu evveli ve ahiri bilen, her şeyi hakkıyla duyup işiten Yüce Allah bilir.
Evliyanın büyüklerinden Süleyman Daranî (Rahmetullahi Aleyh) Müminlere bir sır verdi
Şöyle dedi;
Bir kimse Allahü teala’dan bir hacet dileyeceği zaman Resûlullah Efendimize (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) çokça salavat getirsin.
Sonra hacetini Allahü teala’ya arz etsin.
Duasının sonunda yine Resûlullah Efendimize salavat okusun.
Cenab-ı Hak, iki salavat arasında edilen duayı biiznillah kabul buyurur.

Yine Peygamber Efendimiz buyurdu ki;
- Bir kimse Cuma günü bana yüz kere salavat okursa o kimsenin 80 senelik hatası bağışlanır.
Bütün bu anlatılanlar karşısında akıllı bir Mümine düşen çokça salavat okuması ve buna devam eylemesidir.
Rabbim Ümmet-i Muhammed’i virüs musibetinden ve cümle musibetlerden koruyup, dert sıkıntılardan azad eylesin. Bunun için de bol bol salavat okumamızı nasib eylesin.
Bize ve sevdiklerimize merhametiyle muamele eyleyip iki dünya iyiliği versin.
(AMİN)

METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ


 

İLGİLİ HABERLER