Gündem
  • 8.12.2021 13:51

Erdoğan : Stoklanan mallara el koyacağız, rezervlerimiz daha da artacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyareti sonunda gazetecilerle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabil Havalimanı'nın işletilmesi ile ilgili olarak, 'Bu konuyla ilgili olarak şu anda Katar tarafı özel sektörden bir isim belirledi. Aynı şekilde Türkiye tarafı bir isim belirledi.' şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan stokçularla mücadele ile ilgili olarak, 'Hem ellerindekine el koyacağız hem de cezai müeyyideleri yüksek tutacağız. Stokçuluk bizim dinimizde de haramdır.' derken Kılıçdaroğlu'nun Meclis'te tepki çeken hareketi ile ilgili olarak, 'Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde böyle bir olay yaşandı mı? Bundan sonra da yaşanmaz herhalde. Bu, tam bir ibret vesikası.' ifadelerini kullandı. AB’nin Kavala ve Demirtaş açıklamaları ile ilgili olarak da ‘Biz, Avrupa Birliği’nin Kavala’yla, Demirtaş’la, şununla, bununla ilgili aldığı kararları tanımıyoruz.’ dedi. Döviz rezervlerinin artacağını belirten Erdoğan ayrıca, ‘Ben bu kur ataklarını da tersine çevireceğimize inanıyorum. Her zaman söylediğim gibi, inşallah bu da bizi teğet geçecektir.’ değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar'a yaptığı 2 günlük resmi ziyaret kapsamında çeşitli temaslarda bulundu ve anlaşmalar imzaladı. Türkiye- Katar Yüksek Stratejik Komite toplantısının 7'ncisine de katılan Erdoğan yurda dönüşte gazetecelerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeme dair değerlendirmeleri şu şekilde:

Aziz kardeşim Katar Emiri Şeyh Temim’in davetine icabetle Yüksek Stratejik Komitemizin yedinci toplantısını Doha’da gerçekleştirdik. Değerli kardeşim Şeyh Temim’le ikili ve heyetler arası olmak üzere son derece verimli görüşmeler yaptık. Katar’la iş birliğimizin derinleştirilmesi ve yeni alanlara genişletilmesi hususunda karşılıklı siyasi irademizi teyit ettik. Yaptığımız anlaşmalarla birlikte Türkiye-Katar ilişkileri çok daha farklı bir zemine kavuşmuş oldu. İkili ilişkilerimizde son yıllarda kaydedilen mesafeden duyduğumuz memnuniyeti karşılıklı olarak dile getirdik. Bölgesel ve küresel meselelere yönelik tutumlarımızın örtüştüğünü bir kez daha müşahede ettik.

Farklı alanlarda iş birliğimizi daha da güçlendirecek 15 anlaşmanın imza törenini yaptık.

Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Yedinci Toplantısı Ortak Bildirisini imzaladık. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Katar İş İnsanları Derneği, KOSGEB ile Katar Kalkınma Bankası, AFAD ile Katar Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Katar Vakıflar ve İslam İşleri Bakanlığı mutabakat zaptı imzaladı. Sağlık ve tıp bilimleri, kültür, gençlik ve spor ile standardizasyon alanlarındaki iş birliklerimizin uygulama programlarını imza altına aldık. Büyük çaplı organizasyonların yerine getirilmesine ve Antalya Diplomasi Forumu ile Doha Forum arasında kurumsal iş birliği tesis edilmesine yönelik anlaşmaların yanı sıra protokol alanında iş birliği mutabakat zaptını da imzaladık. Ayrıca Anadolu Ajansı ile Katar Haber Ajansı, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ile Qatar Debate, İbn Haldun Üniversitesi ile Katar Üniversitesi de iş birliği anlaşması imzaladı.

Ardından Doha’da konuşlu Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı'nı ziyaret ettik ve tüm Mehmetçiklerimize hitap etme fırsatını bulduk. Ülkemizi ve milletimizi fedakârca temsil eden Mehmetçiğimizle bir araya gelerek hasret gidermiş olduk.

Katar’la karşılıklı temas ve istişareler neticesinde ikili ilişkilerimizi güçlendiriyoruz. Türkiye-Katar ilişkileri bölgenin güvenlik ve istikrarına da önemli katkılar sağlıyor. Türkiye ve Katar zor dönemlerde dayanışma içinde hareket ederek, gerçek birer dost olduklarını göstermişlerdir.

KÖRFEZ BÖLGESİNİN İSTİKRARINI KENDİMİZDEN AYRI TUTMUYORUZ

Türkiye olarak Körfez bölgesinin istikrarını, güvenliğini ve refahını kendimizden ayrı tutmuyoruz. Katar ile diğer bazı bölge ülkeleri arasında yaşanan ihtilafın çözüme kavuşturulmasından da büyük bir memnuniyet duydum. Temennimiz önümüzdeki süreçte bölgedeki tüm kardeş ülkeler arasındaki ilişkilerin çok daha ileriye ulaşmasıdır.

Katar’a geldiğimiz akşam Baba Emir Şeyh Halife bin Hamed El Sani ve Şeyha Moza ile de ailece bir yemeğimiz oldu. Onlarla da geçmişten bugüne süreci değerlendirme fırsatımız oldu. Bu vesileyle, Türkiye’nin bölgede yaşanan gerginliklerin aşılmasına katkı sunmaya her zaman hazır olduğunu bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyorum. Bu düşüncelerle, bu ziyaretin ve yaptığımız anlaşmaların ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

TUBA ATAV: Türkiye ve Katar arasında Kabil Havalimanı’nın işletilmesi konusunda görüşmeler yapılacağı söylenmişti. Bu konuda bir görüşme gerçekleşti mi?

Gerçekleşti. Bu konuyla ilgili olarak şu anda Katar tarafı özel sektörden bir isim belirledi. Aynı şekilde Türkiye tarafı bir isim belirledi. Bu firmalar birbirleriyle görüşmek suretiyle, aynı zamanda Taliban’la da görüşmeleri yaparak, ilgili arkadaşlarımızla bu işe müzaheret edecekler. Başta güvenlik hususu olmak üzere uygun şartlar sağlanırsa Kabil’deki bu havalimanının işletilmesi sürecini ele alacaklar.

TAHA DAĞLI: Geçtiğimiz perşembe günü Rum Kesiminin Bakanlar Kurulu’nda bir karar çıkmıştı. Türkiye’nin kıta sahanlığını da kapsayacak şekilde 5. parselde Amerikan firması ile Katar Petrolleri ortaklığına verilen bir arama izni var. Dışişleri Bakanlığı’nın bu konuda bir tepkisi olmuştu. Bu konu gündeme geldi mi bu görüşmede?

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bu tek taraflı adımının ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını görmezden geldiğini belirttik. Çünkü söz konusu ruhsat sahasının bir kısmı Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığını ihlal ediyor ve Ada’nın ortak sahibi Kıbrıs Türklerinin haklarını yok sayıyor. Bu konuyla ilgili tabi hatırlatma yaptık. Üzüntümüzü de belirttik. Temenni ederim ki bunu aşarlar. Tabi Dışişleri Bakanlığımız da bunun takipçisi olacaktır.

'STOKÇULARIN ÜZERİNE GİDECEĞİZ'

SEMRA KARABAŞ: Yeni Ekonomi politikasının etkileri ne zaman görülmeye başlanacak? Bu süreçte enflasyondaki yükselmeye devam ederse enflasyonla mücadele adına yeni politikalar geliştirilecek mi? Pandemi süreciyle tedarik zincirlerinin Türkiye’ye kayması, yeni modelin etkilerinin görülme sürecini hızlandıracak mı?

Biz bir defa yüksek faize kesinlikle inanmıyoruz. Düşük faiz politikasıyla kuru da enflasyonu da aşağı çekeceğiz ve bunu düzenleyeceğiz. Kesinlikle yüksek faizin, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir anlayış olduğuna inanıyorum. Buna asla müsaade edemeyiz. Dolayısıyla da bu işi bir defa bu güzergahta, bu düzlemde devam ettireceğiz. Bizim derdimiz düşük faizle yatırımı teşvik etmek suretiyle istihdamı artırmak; istihdamı artırmak suretiyle üretimi ve ihracatı artırmak... Bunu sağladığımız zaman bu bize büyümeyi getirecek. Kaldı ki bu zaten OECD içinde de görülüyor. OECD’nin en yüksek oranda büyüyen ikinci ülkesiyiz. Türkiye’nin 2021 yılı büyüme tahminlerini yüzde 10 olarak ifade eden uluslararası kurumlar var. Biz de zaten şu anda o oranı yakalayacağımızı ifade ediyoruz. Şu anda üçüncü çeyrekte malum yüzde 7,4’ü hamdolsun yakaladık. Yıl sonunda da inşallah bunun fazlası olacak, azı olmayacak. Bu konuda da kendimizden eminiz.

Tabi şu anda kimi ürünlerde görülen fiyat artışlarının bir sebebi küresel emtia fiyatlarının yükselişiyken, bir sebebi de maalesef piyasadaki açgözlü fırsatçılardır. Bu özellikle de stokçuluktan kaynaklanıyor. Şimdi bu bütçe müzakerelerinden sonra hemen bir yasal düzenleme yapacağız ve bu stokçuların üzerine ciddi manada gideceğiz. Bundan sonraki süreçte cezai müeyyidelerin çok daha yüksek olacağının sinyalini şimdiden veriyorum. Bunu bilsinler ve bu stokçuluğa tevessül etmesinler. Hem ellerindekine el koyacağız hem de cezai müeyyideleri yüksek tutacağız. Stokçuluk bizim dinimizde de haramdır. Bunun adı ihtikardır. Buna fırsat veremeyiz. Kimse yaptığı işle vatandaşımıza zulüm edemez. Vatandaşımıza yaptıkları bu zulümle, oradan kazandıklarıyla helal lokma yediklerini zannetmesinler. Fakir fukaranın hakkını gasp ediyorlar, bunu yiyorlar, buna fırsat vermeyeceğiz. Bunu da bilmelerini istiyorum. Yeni ekonomik düzenin en önemli adımlarından bir tanesi de bu olacak. Çalışsın, kazansın. Şu anda Türkiye, imkanlarıyla buna çok büyük fırsatlar veren bir ülke. Niye helalinden çalışmıyorsun arkadaş? Niye haram yollara başvuruyorsun? Stokçuluğu bırakacaksın bir defa. Kim olursa olsun, her alanda stokçuluk yapanın tepesindeyiz.

 'REZERVLERİMİZ DAHA DA ARTACAK'

OKAN MÜDERRİSOĞLU: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2022 Bütçe konuşmasında, “son günlerdeki kur hareketlerinin ekonominin gerçeklerine uygun olmadığını” sizin söylediğiniz gibi tekrar teyit etti. “Bu manipülasyonun gerisinde bize karşı operasyon çekenler sözde bize diz çöktürmek istiyorlar” dedi. Piyasada sığ bir hareket var ama bunun kurları bilinçli, sistematik olarak hemen hemen her hafta, her gün yukarı doğru çektiği, dolayısıyla ekonomiyle ilgili bir belirsizlik yaratmaya çalıştığı izlenimi var. Bu sığ piyasa operasyonlarını kimler çekiyor? Devlet Denetleme Kurulu bu konuda çalışmaya başladığı bilgileri vardı. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Bu konuda Devlet Denetleme Kurulu’na talimatımızı verdik. Devlet Denetleme Kurulu bu işin arkasında kimlerin olduğu konusunda araştırmalarını yapıyor, yapacak. Buralardan kimler çıkacak onları da görme fırsatımız olacak. Ayrıca tabi şunu yine çok açık, net söyleyeyim; bizim rezervler noktasında ciddi bir sıkıntımız söz konusu değil. İnşallah rezervlerimizi de yine tırmandırmaya devam edeceğiz. Rezervlerimiz inşallah daha da artacak. Rezervlerde son rakam 124 milyar dolar. Şu anda bu rezerv miktarı, herhangi bir korkuya yer olmadığının bir alametidir. Bu rezerv, bundan sonraki süreçte daha da artacak inşallah. Dolayısıyla bir rezerv sıkıntımız söz konusu değil. Yeter ki yatırımcı bulalım. Yeter ki bu konuda yatırımcılarla beraber geleceğe daha güçlü bir şekilde yürüyelim. Şu anda Merkez Bankamız birçok ülkenin Merkez Bankalarıyla da dayanışma içerisinde. Onlarla da birçok görüşmeler yapılıyor. Buralardan da tabi çok daha büyük güç kaynaklarını inşallah elde edecektir. Bizim bu noktada da herhangi bir sıkıntımız söz konusu değil. Ben bu kur ataklarını da tersine çevireceğimize inanıyorum. Her zaman söylediğim gibi, inşallah bu da bizi teğet geçecektir. Bunu herkes böyle bilsin.


'TERÖRLE MÜCADELEYE ASLA ARA VERMEYİZ'

CANSIN HELVACI: Ben terörle mücadele başlığında bazı sorular sormak istiyorum. Gerek MİT’in gerek TSK’nın gerçekleştirdiği operasyonlar gündemdeki yerini koruyor. Ayrıca farklılık da gösteriyor. Sözde elebaşları canlı olarak ele geçirilip ülkeye getiriliyor. Operasyonlar ne aşamada? Türkiye tarihinde özellikle PKK ile mücadelede en iyi noktaya geldiğimizi söyleyebiliriz. Bir de siz geçtiğimiz aylarda bir açıklama yapmıştınız, bu da sınır ötesi bir operasyon sinyali olarak okunmuştu. Gündemde var mı böyle bir şey? ABD, Suriye sınırında, Haseke’de YPG/PKK’lı teröristlere yeni silahlı eğitim veriyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

Biz Amerika’ya şunu söylüyoruz; “Siz teröre karşı birleşelim derken, öbür taraftan teröristlere silah, mühimmat, her türlü yardımı veriyorsunuz. Bu nasıl dostluktur, bu nasıl NATO’da beraberliktir? Bize, bunun cevabını verin?” Tabi bize bunun cevabını veremiyorlar. Daha yeni görüştük Biden’la. Dışişleri Bakanım muhatabıyla bunları konuşuyor. Onlara da bunlar söyleniyor. Ama bütün bunlara rağmen maalesef Amerika bölgede yanlış bir politika yürütüyor. Biz bunu kendilerine söylemeye yine devam edeceğiz. Çünkü ne Cudi’de ne Gabar’da ne Tendürek’te ne Bestler-Dereler’de, aklınıza neresi gelirse, bütün buralarda biz terörle mücadeleye asla ara vermeyiz.

Diğer taraftan Edirne’de cezaevindeki zat bunlara diyor ki “bir araya gelin, birlikte mitingler yapın.” Bunu söyleyeceğine sen bir tane miting yap bakalım orada. Sen önce kendi tabanına bir sinyal ver bakalım. Senin tabanının şu anda miting yapacak mecali kaldı mı? Biz tabi bunlarla muhatap olacak durumda değiliz. Böyle bir derdimiz yok. Eğer hala bunlar oradan idare ediliyorsa, benim milletimin özellikle bu konudaki tavrı çok açık, net ortaya çıkacaktır ve ortadadır. Milletim teröristlere veya terörizme asla taviz vermeyecektir.

Teröristlerle mücadelede şu anda güvenlik güçlerimiz her türlü tedbirini almış vaziyette. Bunlara her türlü darbeyi vuruyor, operasyonu yapıyor ve buna devam edecek. Buradan taviz vermemiz mümkün değil. Terörizm ve terörist… Bu iki kavramı unutmayalım. Terörizme karşı bir mücadelemiz var, bir de teröristlere karşı mücadelemiz var. Bu mücadelelerde şehitler de veriyoruz ama ciddi manada da bunlardan binlerce teröristi gömdük. Gömmeye de devam edeceğiz. Buradan geri dönüş olamaz. Elhamdülillah bunu gittiğimiz güneydoğu illerinde, doğu illerinde çok açık, net görüyoruz. Bakıyoruz ki artık sokaklara, caddelere huzur gelmiş. Bu huzurdan geri gidilmesine ve tekrar o terör dönemlerine dönülmesine asla fırsat veremeyiz. Bu kararlılığımızı böylece devam ettireceğiz ki Türkiye’nin huzur ülkesi olma konumunu daha da pekiştirelim.

NERMİN YURTERİ: Rusya ve Ukrayna gerginliğiyle ilgili bir soru yöneltmek istiyorum. ABD, bir taraftan istihbarat örgütlerinin açıklamalarıyla Rusya’nın gelecek yıl başına kadar Ukrayna’yı vuracağını söylüyor. Bu yönde haberler çıktı. Diğer taraftan da Biden ve Putin’in bir sanal zirvede bu konuları konuşmak üzere bir araya geleceği açıklandı. Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya arasındaki arabuluculuk girişimi devam ediyor. Tüm bu gelişmeler bölgesel, küresel dengeleri nasıl etkiler?

Ukrayna ve yakın çevresindeki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyoruz. Temennimiz, gerilimin daha fazla artmaması ve bölgede istikrarın korunmasıdır. Rusya ile Ukrayna arasında son haftalarda yükselen gerilimi düşürmek ve bir diyalog kanalı tesis etmek amacıyla elimizden gelen desteği vermeye hazırız. İki tarafın rızasıyla kolaylaştırıcılık, arabuluculuk veya arzu edilecek herhangi bir formatta destek sunabiliriz. Elbette bölgenin barışı için üzerimize düşeni çekinmeden yaparız.

HAKAN ÇELİK: Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yeni bir dönem başladı. Abu Dabi Veliaht Prensinin Türkiye’ye gelişiyle bir dizi önemli anlaşma imzalandı. Buna benzer bir süreç İsrail ve Mısır’la da devam ettirebilir mi, başlatılabilir mi?

Abu Dabi yönetimiyle, böyle bir talep, teklif geldiği için tabi ki biz de bu işi memnuniyetle kabullendik ve görüşmeleri istihbaratımızı, Dışişleri Bakanımızı göndermek suretiyle kademe kademe yürüttük. Burada şimdi de yine Dışişleri Bakanımız, istihbarat, Abu Dabi ile ilgili ilişkilerde aktif rol oynayacaklar. Böyle bir süreç İsrail’le ilgili de niye olmasın. Çünkü biz bir barış dünyası içerisinde, barışın egemenliği için çalışıyoruz ve bölge barışı için de bunu isabetli buluruz, hayırlı buluruz. Geçmişte benim İsrail ile görüşmelerim oldu. Fakat İsrail’in bu noktada, bölgede Filistin politikası üzerinde daha hassas davranması gerekir. Kudüs üzerinde, Mescid-i Aksa üzerinde hassas davranması gerekir. Buradaki hassasiyetleri gördüğümüz anda biz de elimizden geleni yaparız, adımlarımızı da atarız.

HAKAN ÇELİK: Karşılıklı büyükelçilerin tekrar görevlendirilmesi de söz konusu olabilir mi?

Bunların hepsi olur. Bizim hassas olduklarımız nelerdir bunu zaten İsrail tarafı biliyor. Biz de İsrail’in hassasiyetlerini biliyoruz. Dolayısıyla bu hassasiyetlerden hareketle işi çözeriz.

 

İLGİLİ HABERLER