Asayiş
  • 30.9.2020 23:38

FETÖ'den TSK'ya 'bal tuzağı'

TSK'ya sızan rütbeli FETÖ'cülere yönelik soruşturma çerçevesinde dava açılan 8 sanık hakkında hazırlanan iddianamede FETÖ'cü olmayan subay ve adaylarının TSK'dan atılmaları ve ayrılmalarını sağlayacak yöntemlerin bulunduğu talimatname ile mağdur askerlerin uğradığı baskı ve şiddet örnekleri yer aldı.

Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) sızan rütbeli FETÖ'cülere yönelik soruşturma çerçevesinde haklarında dava açılan 8 sanığa ilişkin iddianamede FETÖ'cü olmayan subay ve adaylarının TSK'dan ayrılmaları ve atılmalarını sağlayacak yöntemlerin bir talimatname altında toplandığı belirtildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma çerçevesinde şüpheliler hakkında hazırlanan ve 27 mağdur-müştekinin bulunduğu iddianamede sanıkların "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ceza alması istenildi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) TSK'ya sızma ve bütünü ile ele geçirme amaç ve stratejisi doğrultusunda FETÖ'cü subaylar ve adaylarınca FETÖ'cü olmayanlara karşı yapılan baskı, şantaj, mobbing, taciz, kötü muamele, yıldırma, iftira, tehdit ve işkenceye varan uygulamaları konu alan soruşturmanın sonunda düzenlenen iddianame, dikkati çekici ayrıntıları içeriyor.

Ankara'daki Kara Harp Okulu darbe girişimi davasında çarptırıldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanan eski albay Erdoğan Kurt'un el konularak incelenen bilgisayarında oluşturulmuş bir belge, soruşturmanın dayanağını oluşturdu.

Kurt'un bilgisayarında rastlanan belgede, Kara Harp Okulunda FETÖ'cü olmayan hedef personelin nasıl okuldan uzaklaştırılacağına ilişkin emir ve talimatnamenin bulunduğuna dikkat çekilen iddianamede, silahlı terör örgütünün ve TSK içerisine sızdırdığı hain mensuplarının, hiçbir ahlaki ve insani değer gözetmeksizin, kendilerinden olmayan, vatanı ve milleti için canını vermeye hazır, namuslu, dürüst, cesur ve başarılı birer Türk subayı olan ve olmayı hedefleyen şerefli vatan evlatlarına karşı, TSK'dan kendiliklerinden ayrılmalarını ya da atılmalarını sağlamak için yapacakları her türlü sinsi, hain, ahlaksız ve kuralsız eylem ve yöntemlere yer verildiğinin görüldüğü ifade edildi.

FETÖ'nün alçak talimatnamesi!

İddianamede talimatnamenin içeriğine ilişkin ifadeler yer aldı. Buna göre talimatnamede, şekillendirme yönteminde yasanın etkili olarak uygulanması ve sonuç alınabilmesi için amirlerince elverişli bir yönetim iklimi oluşturulması, devrilmeyecek hiçbir ağacın olmadığı, amirin öncelikle emir komuta ettiği personeli küçük büyük ayırt etmeden tam olarak tanıyarak hedefteki personele yoğunlaşması ifadeleri bulunuyor.

Talimatnameye göre; hedef personelin, ne kadar disiplinli gözükürse gözüksün, dikkatli bir takip sonucu zafiyetlerinin, eksikliklerinin kolayca tespit edilebileceği, eğer amir, kararlı bir tavır sergilerse, ilk darbede hedef personelin sarsılacağı, diğer bir ifade ile hedefin yumuşatılacağı, baskının devam ettirilmesi ile hedef personelin daha fazla hata yapacağı belirtildi.

Yine FETÖ'nün talimatnamesinde, amirin bir görevinin de ast amirleri disiplin tesisi konusunda eğitmek olduğu, ast amir, müspet bir kişi ise bazen havuç bazen sopa ile hedef personel hakkında işlem yapmasının sağlanması, eğer ast amir, menfi bir kişi ise ona karşı da zor kullanarak, (tabiri caizse) "itin ite kırdırması" şeklinde skandal ifadelerin yer aldığı görüldü.

Sistemin yürümesi için hiçkimsenin vazgeçilmez olmadığının belirtildiği FETÖ'nün talimatnamesinde, TSK'da herkesin ve her işin bir alternatifinin olduğu, amirin herkesi yedekleyecek önlem almak zorunda olduğu, bu düşünceden hareketle amirin hedef personelin TSK'dan ayrılması hususunda isteksiz bulunmasının son derece hatalı olacağı ifadeleri görüldü.

FETÖ'den hain talimatlar: İyiliklerini saklayın, hatalarını abartarak anlatın

Hedefteki personelin ne kadar iyi olursa olsun gereksiz reklam edilmemesi ve parlatılmaması söylenilen talimatnamede, bu tür hedefteki personele pasif görevler verilmesi, yaptığı hataların üst amire karşı abartılarak anlatılması, öte taraftan hedefteki personelin zaten bu kişi disiplinsiz ise, üst amir ile karşı karşıya getirilmesi gerektiği talimat verildi.

İddianamede, talimatnamedeki yöntemler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden uzaklaştırılan müşteki ve mağdurların yaşadıkları ile ilgili ifadeleri de dikkat çekti.

Askeri lise öğrencisi M.B, Maltepe Askeri Lisesinde eğitim programında bulunmayan eğitimlere tabi tutulduklarını bildirdi.

Ekşili köfte tenceresi içerisinde kaç adet ekşili köfte olduğunun sayılması...

M.B, ifadesinde, kendilerini şok mangasına almayan bir tabur abilerinin görevden alındığını, fazla nöbet, gereksiz cezalar, usule aykırı spor, ekşili köfte tenceresi içerisinde kaç adet ekşili köfte olduğunun sayılması gibi cezalar verildiğini, bu konudan yüzbaşının kendisinin savunmasını aldığını söyledi.

İlginç cezalar

Soruşturma çerçevesinde şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan G.Y. ise, 2013'te İzmir Menteş'e okullarının eğitim programı kapsamında intibak eğitimi almak için gittiklerini, burada askeri liseden mezun olan bazı öğrencilere farklı muamele yapıldığını gördüğünü ve duyduğunu, bu arkadaşlara çadır kurup tekrar bozdurma, çanta boşalttırıp geri doldurma, çöp ve taş toplama, şınav çektirme, uzun süre kağıda 'Bir daha emirlere itaat edeceğim' şeklinde yazı yazdırma gibi şeyler yapıldığını, bu muameleye maruz kalan arkadaşlarına 'şokçu' denildiğini söyledi.

"Kurbağa yakalayıp kurbağaya ev yaptırıyorlardı"

Soruşturma çerçevesinde şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan A.E de Menteş askeri kampında şınav, mekik, komando dansı, sürünme, tekmil verme, sürekli selam verme, parke taşlarını saydırma, kurbağa yakalayıp kurbağaya ev yaptırma şeklinde iğrenç şeyler yaptırdıklarını belirtti.

Değişik değişik giydirip hakaret etmişler!

S.I. ise ifadesinde, askeri lisede kendisi ile uğraşıldığını ifade ederek, her seferinde başka kıyafeti giymelerinin istendiğini, en son kıyafetlerden bir kombin yaparak sol ayağa bot, sağ ayağa spor ayakkabı, başlarına harici şapka gibi bunları giymelerinin istendiğini ve bunları defalarca tekrarladıklarını belirtti.

S.I, her giyinip gittiklerinde, kendilerine hakaret edildiğini, "Sizden asker olmaz şunun kıyafetine bak, kendisi gibi, ne zaman adam olacaksınız' şeklinde cümleler kaldıklarını ifade etti.

Bal tuzağı taktiği ile şantaj! Numaralarını kadınlara vermişler

Tehdit ve baskı sebebi ile okuldan ayrılan müşteki H.K. da ifadesinde "bal tuzağı taktiği"ne değindi.

H.K, Maltepe Askeri Lisesinde 2. sınıfa geçtiğinde Kara Harp Okulu, EDOK Komutanlığı ve Okullar Komutanlığından gelen emirlerin yazılı bulunduğu bir defter olan "tabur emir defteri sorumlusu" seçildiğini, gelen emirleri arşivlediğini, bazı emirlerin orijinallerinin zamanla kaybolduklarına şahit olduğunu ve bu hususta şikayet dilekçesi verdiğini, kaybolan emirlerden bir tanesinin bazı öğrencilerin telefon numaralarının EDOK Komutanlığından bizzat istenmesi olduğunu söyledi. Zaman içinde kaybolan emirde istenen telefon numaraları bulunan arkadaşlarının yüz yüze tanışmadıkları kızlardan arama ve mesaj aldıklarını fark edince durumun ciddi olabileceğini düşünüp üstlerine bu konuda bilgi verdiğini belirten H.K, aklına askeri lise senelerinde geleceği parlak görülen öğrencilerin seçilerek "bal tuzağına" düşürülmeleri ihtimali geldiğini söyledi.

Bal tuzağının öğrencilik zamanlarında, gelecek vaat eden öğrencilerin erken yaşlarda erkekler ve bayanlarla arkadaşlık kurdurulup belirli mevkilere gelmesini sağladıktan sonra özel hayatlarının şantaj unsuru olarak kullanarak istedikleri şekilde yönlendirme planı olduğunu söyleyen H.K, kaybolan emri fark edince ve arkadaşlarının durumlarından şüphelenince sıralı komutanlarına duruma ilişkin bilgi verdiğini, gereğinin yapılacağını söyleyip bu husustan kimseye bahsetmemesini istediklerini bildirdi.

Harbiyelinin babasına mektubu: Sanki düşmanın esir kampı

Şok mangası eğitimine katılan bir harbiyelinin babasına yazdığı mektup da iddianamede yer aldı.

Harbiyelinin mektubunda, babasına buranın normal bir harp okulu, eğitim kampı olmadığını, sanki düşmanın esir kampı olduğunu yazdığı görüldü.

Bu ağır eğitimin sadece bir kısım öğrenciye uygulandığını yazan harbiyeli, geldikleri ilk gün kendisi ile beraber 50 kişiyi şok mangası denilen bir gruba ayırdıklarını, bu şok mangasındakilerin kendisi dışında hemen hepsinin askeri lise kaynaklı olduğunu, diğerlerinin normal eğitime giderken kendilerini ayırıp işkence eğitimi yaptırdıklarını bildirdi.

Yapılanların normal askeri eğitimle ilgili olmadığı için işkence olduğunu belirten harbiyeli, babasına yazdığı mektubun devamında, zayıfladığına vurgu yaparak, kendilerinibir takım komutanının aldığını, sabahtan akşama kadar, hiç durmadan bayılıncaya kadar yat, kalk, komando dansı, şınav, koşu yaptırdıklarını, domuz pisliğinde süründürme şeklinde yapılan bir eğitim olduğunu, başkaca bir şey de yaptırılmadığını ifade etti.

Akşam olunca normal eğitim yapanların istirahata çekildiğini, kendilerinin ise bu sefer gündüz istirahat eden başka bir takım komutanının aldığını belirten harbiyeli, onun da sabaha kadar benzer şeyleri yaptırdığını, bazen saat 4'te bazen biraz daha geç saatte bırakıldıklarını yazdı.

Harbiyeli, mektubunda iki saat istirahatin ardından yeniden aynı işkencelerin sürdüğünü vurguladı.

İLGİLİ HABERLER