EURO : 2,1573 / 2,1677
DOLAR : 1,4683 / 1,4754
Yaşam


24 MİLYARA ÇANTA MI OLUR! VAR Kİ BİZ DE ALMIŞIZ!..

Geçen birkaç haftanın magazin gündemini bir çanta oluşturdu. Timsah derisinden Balenciaga marka bir çantanın değeri 24 bin YTL idi. olayın gerisi ise daha ilginçti:
14 Aralık 2006 Perşembe 10:13
Geçen birkaç haftanın magazin gündemini bir çanta oluşturdu. Timsah derisinden Balenciaga marka bir çantanın değeri 24 bin YTL idi. Gündemin kahramanları Ercan ve Müge Canmutlu çifti, çanta olayını Tempo’ya anlattı. Ercan Canmutlu, “Ben bunu eşime layık gördüysem, gerisi önemli değildir' diyor; eşi Müge Hanım ise çantayı sadece birkaç kez kullandığını söylüyor.

Meşhur 24 milyarlık çanta haberinin kahramanları Ercan ve Müge Canmutlu’nun Kandilli’deki villasındayız. Salon adeta bir resim galerisi gibi... Girişin hemen solunda bir piyano, piyanonun karşısında mermer oymalı büyük bir şömine... Altın sarısı, yeşil, siyah kaplı koltukların aralarındaki sehpalarda gümüş işlemeli küllükler, vazolar, mumluklar... Olayın baş kahramanı 24 milyarlık çanta da sohbetin ilerleyen saatlerinde ortama dâhil oluyor...
     
      - Müge Hanım’la nasıl tanıştınız?

      Müge Hanım’la ortak arkadaşlarımızın yemeğinde tanıştık. 2000’li yıllardı.
     
      Görür görmez âşık mı oldunuz?

      Görür görmez aşk diyebiliriz, evet. Etkiledi beni.
     
     Kaç yıllık evlisiniz?

      Beş yıllık...
     
      Ercan Bey ne iş yapıyorsunuz? Kaç şirketiniz var ve bu şirketlerin adları nedir?

      Şirketlerin adı değil de sektörleri söyleyecek olursam; tekstil, inşaat, mücevher-kuyumculuk, bilgisayar sektöründe şirketlerim var.
      <
     “Paramı yurtdışında kazandım'

     
      Servetinizin kaynağı nedir?

      Benim servetimin kaynağı bilgisayardan geliyor. Almanya’da üniversitede okurken, Çinli bir arkadaşımla ortak bilgisayar şirketi kurduk. 1997’de şirketimi ortaklarımla birlikte, bir Amerikalı şirkete sattım, yüklü bir paraya. Servetimin kaynağı budur. Aslında Türkiye’de bir kuruş para kazanmadım. Bütün paramı yurtdışında kazandım. 25 sene çalıştım.
     
      Aileniz ne iş yapıyordu?

      Babam bir öğretmen. Annem ev kadını. Babam Adapazarı’nda öğretmenlik yaparken annemle tanışıyor. Babam Kayserili, orada öğretmenlik yaparken tanışıyorlar ve evleniyorlar. Ben dünyaya geliyorum.
     
      Sizi İstanbul sosyetesinde davetlerde görüyoruz. Sosyete nedir, siz nasıl yorumluyorsunuz?

      Bence İstanbul’da belirli bir kesimin insanlarının oluşturduğu bir grup, aslında olması gereken, köklü ailelerin, yüksek gelirli ailelerin oluşturduğu, belirli bir soydan gelen insanların oluşturduğu bir grup olması gerekirken, bugün Türkiye’de kavram bayağı bir karıştırılıyor. Bu yüzden herkes kendini sosyete görmeye başladı.
     
     İstanbul sosyetesini böyle mi görüyorsunuz?

      Birbirini tanıyan 3000 kişinin oluşturduğu bir grup olarak tanımlıyorum.
     
     “Kadınların ruhunu okşamak gerekir'

     
     İstanbul sosyetesindensiniz, peki size göre bir kadına verilebilecek en güzel hediye ne olmalı?

      Bakın bu relatiftir (göreceli). Einstein’ın teorisine göre relatiftir. Herkese göre değişir. Bu bir çiçektir. Ben eşime çok sık çiçekler getiririm. Bu çiçek de olabilir, pahalı parfüm, çanta, kürk olabilir. Ya da bir pırlanta olabilir. Sonuçta o anki ruh halime bağlı. Sonuçta ben eşime sık sık hediyeler alırım. Almayı seviyorum. Eşimi mutlu etmekten hoşlanıyorum. Kadınların ruhunu okşamak gerekir.
     
     Türkiye’de gelir dağılımının çok açıldığı dönemlerde, yüksek harcamalar çok dikkat çekiyor. Bunun için ne düşünüyorsunuz?

      Bu da relatiftir. Yüksek harcamalar kime göre yüksek harcama? Yani eğer çantadan bahsetmek istiyorsanız ki, anladığım kadarıyla oraya gelmek istiyorsunuz, eğer bu çanta Türkiye’ye getirilmişse, bu çantayı satan bir mağaza varsa, ben de bu çantayı almışım. Türkiye’de buna izin veren kurumlar, böyle bir mağazanın açılmasına göz yummuşsa... Bunda anormal bir şey yoksa, ben de bunu normal bir müşteri olarak almışım. Vergisini, KDV’sini ödeyerek, kayıtlı bir şekilde almışım. Bunda anormal bir şey yok. Benim varmak istediğim nokta şu; 24 milyara çanta mı olur? Niye olmasın ki, var ki biz de satın almışız. Ben bunu eşime layık gördüysem, gerisi önemli değildir. İnsanlar vardır, haftada bir kere yemeğe giderler. İnsanlar vardır her gün gider kuru fasulye pilav yer. İnsanlar vardır haftada bir gün gider ama adam gibi yemek yer. Bunu böyle değerlendirmemek lazım. Belki ben eşime 10 çanta alacağıma bir tane adam gibi çanta aldım. Bunda yadırganacak hiçbir şey yok.
     
     Yani burada bir dikkat çekme hikâyesi yok...

      Hayır, dikkat çekme olayı fotoğrafçıları çağırıp, “Biz 24 milyara çanta alıyoruz' demedik. Bu, zannedersem, yani öyle tahmin ediyorum; çantayı satmaya çalışan mağazanın kendi reklamını yapma amacı olabilir. Ama günahlarını da almayayım. Bana böyle gibi geldi. Bu, tam tersine döndü. Şu anda mağaza şikâyetçi, reklam yapayım derken bu sefer de insanlar korkar oldu. Çünkü herkes bizim gibi değil ki... Ben kazandığım paranın vergisini veren bir insanım. Türkiye’de herkes böyle değil. Böyle olmadığı için de herkes gidip açık açık pahalı eşyalar almaya korkar oldu. Bu kısım insanlara biz kötülük yapmış olduk.
      
      
     Çanta ile ilgili haberler çıkması sizi rahatsız etti mi?

      Beni rahatsız ettiği gibi, ekonomiye de balta vurdu. Yani insanlar rahat alışveriş yapamaz hale geldi. “Biz de böyle bir şey alırsak, biz de damgalanırız' diye insanlar tedirgin olmaya başladı. Türkiye’nin çok daha önemli sorunları var. Bunları konuşmak lazım. Bir çantayla gündeme gelmek isteyen bir insan değilim. Benim yapım buna müsait değil. Beraber de gördük ki benim çok farklı bir yapım var. Yani şunu da söyleyebilir. Okul da yaptırıyorum, bu insanlara yardıma da koşuyorum. Yani tek taraflı bakmamak lazım insanlara.
     
     “Çantayı birkaç kez kullandım'

     
     Müge Hanım çantayı kullanıyor musunuz?

      Birkaç kere kullandım, ama bu haberlerden çok rahatsızlık duydum, bir süredir kullanmıyorum.
     
     Ercan Bey size bu çantayı hediye ettiğinde duygularınız neydi?

      Hoşuma gitti. Eşimin bana böyle güzel bir jest yapması herkesin hoşuna gidebileceği gibi, benim de çok hoşuma gitti.
     
     Sizin de böyle lüks harcamalarınız var mı? Dışarı çıktığınızda vaktinizi nasıl geçiriyorsunuz?

      Zaten iki tane çocuğum var, onlarla ilgileniyorum. Anneme çok düşkün bir insanım. Genelde zamanımı ailemle geçiriyorum. Sevdiğim, dolaştığım arkadaşlarım var onlarla beraber oluyorum. Bir vakıfta da görev alıyorum.
     
     Ercan Bey kaç eviniz ve kaç arabanız var?

      Benim bir kışlık, bir yazlık evim var. Evlere çok yatırım yapmıyoruz, iki tane arabamız var: Bir Mercedes, bir de Audi cip.

30 Temmuz 2010 Cuma
Bugün 73 haber 37259 defa okundu.
Toplam 476146 haber

Çok Okunanlar

Videolu Haber

Çok Yorumlananlar

Köşe Yazıları

Arşiv

Anket

REFERANDUMDA NE OY VERECEKSİNİZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZIM

Günün Fotoğrafı

© 2000-2008 Haber Vitrini.
Haber Vitrini'nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Görüş ve önerileriniz için info@habervitrini.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
Haber Vitrini, beyazgazete.com haber sitesini desteklemektedir.

Haber Vitrini, Anadolu Ajansı ve İHA abonesidir..
Docuart