Dünya
  • 6.11.2019 09:03

Haçlı, kullanabileceği teröristini istiyor

“Benim teröristim iyidir” anlayışından vazgeçmeyen Batı’nın Türkiye’ye karşı ikircikli tutumu devam ediyor. Casus papaz Brunson ve PKK’cı Deniz Yücel konusunda Türkiye’ye; “Yargılama bize ver” baskısı yapan Batı ülkelerinin, yakalanan DAEŞ’liler için tüm sorumluluğu Türkiye’ye yıkma çabası tepki çekiyor.

Besleyip büyüttükleri teröristlerle Türkiye’yi dize getirme planı parçalanan Haçlı Batı ve ABD’nin, ele geçirilen DAEŞ’li teröristler üzerinden yürüttüğü “Bana yollama ne yaparsan yap” politikası tepki çekiyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “DAEŞ mensuplarının oteli değiliz” sözleriyle rest çektiği Batılı devletlerin papaz Brunson ve PKK’cı Deniz Yücel konusunda takındığı farklı tavra vurgu yapan stratejistler ile hukukçular, “Onlar nasıl yargılandıktan sonra ülkelerine gönderildiyse, DAEŞ’liler de aynı şekilde postalanmalı” görüşünde birleşti.

Süresi dolmuşsa atıyorlar

Akit’e konuşan Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, Batılı ülkelerin besleyip büyüttüğü terörün kendisini vuracağından korktuğunu söyledi. USTAD Başkanı Ahmet Akgül, “Batı, laboratuvarlarında bizatihi oluşturduğu terörü İslam coğrafyasına ihraç eden bir yapıda. İnsanların hem İslami hem de kavmiyetçi duygularını istismar eden ve bu yönde çalışan terör örgütlerini laboratuvarlarında üreten Batı, bunların kullanım süreleri geçmemişse çifte standart gösteriyor. Hâlâ kullanımı devam eden bir terör argümanı ise o şahıslara gülünç duruma gelene kadar sahip çıkıyor. İnsan hakları diyerek,Türkiye’nin adil yargılama yapmayacağını öne sürerek, daha sonra kullanacağı teröristi veya ajanı çok açık şekilde sahip çıkıyorlar” dedi.

Terör yılanı Batı’yı sokacak

İngiltere, Hollanda, Belçika gibi ülkelerin DAEŞ elemanlarını potansiyel tehlike olduğu için Türkiye’nin kucağına atmak istediklerine vurgu yapan Akgül, “İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun duruşu gayet net ve anlaşılır bir duruştur. Türkiye DAEŞ’in bir kervansarayı veya oteli değildir. Kendi politikalarından dolayı kendilerine düşman ettikleri bu coğrafyanın insanını daha sonra burada kullanarak, işi bittiği zaman da vatandaşlıktan çıkarmak ahlaki ve insani bir durum değildir” şeklinde konuştu. Akgül, şöyle devam etti: “İmkan dahilinde ise, İçişleri Bakanımızın ifadesiyle burada konaklayıp yargılanmasından ziyade onları ülkelerine geri göndermek en akıllıcasıdır. Bunlar Batı’nın bizatihi yetiştirmiş olduğu terörist ise de kendi ülkelerine dönecekler, kullanılmış birer militanlarsa da kendi ülkelerine dönecekler. Bunların Avrupa ülkelerinde potansiyel tehlike olacağına dair korkular, bizim sorumluluğumuz dahilinde değildir. Eninde sonunda yılan besleyen bir şekilde yılan tarafından sokulur. Terör yılanını besleyenlerin sonu da, ne kadar kaçarlarsa kaçsınlar, ne kadar vatandaşlıktan çıkarıp sınır dışında tutmaya çalışsınlar o yılan onları bir gün sokacaktır.”

Hukuk batı için oyuncak

Hukuki anlamda Batı’nın Türkiye’ye karşı takındığı tavrın temelsiz olduğunu söyleyen Avukat Kerami Özdemir milletlerarası hukukun, gücün ve güçlünün elinde oyuncak olduğuna değindi. Hukukçu Kerami Özdemir, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Milletlerarası hukuk, hiç olmaması gerektiği şekilde güçlünün elinde bir koz vaziyetinde. ABD, Afganistan’da tutukladığı insanları Küba’daki üssüne götürüp orada yargılamıştı ve hâlâ o üste tutuklular var. Aynı ABD ve Avrupa ülkeleri, yakalanan DAEŞ militanlarını almak istemiyor. Konjonktürel olarak menfaatleri değiştiği için bunlar farklı zamanlarda farklı işlemler yapabiliyorlar. Hukuku istedikleri gibi yontuyorlar. İşte rahip Brunson hadisesinde ABD’nin, işte PKK propagandası suçundan hüküm giyen Deniz Yücel vakasında Almanya’nın tutumu... Şimdi ise çoğu kendi ülkelerinin vatandaşı olan DAEŞ’lileri geri kabul etmek istemiyorlar.”

DAEŞ’liler ülkesine gitmeli

Kerami Özdemir, sözlerini şöyle noktaladı: “Yargılanma sebebiyle bile ülkelerine girerse bu kişilerin sorun çıkaracaklarını düşünüyorlar. Cezalarının infazının sonrasında benzer problemler çıkaracaklarını düşünerek bu belayı en baştan uzak tutarak bize ihale etmeye çalışıyor. İşin özü, milletlerarası hukuk ve usul kurallarının menfaate göre kullanılmasıdır. Burada Türkiye’ye düşen, ABD’li ajan rahip Brunson’ı ve Deniz Yücel’i yolladığı gibi bu DAEŞ’lileri de ülkelerine yollamak veya sınırdışı etmektir.”

 Faruk Arslan  İstanbul

YENİ AKİT

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER