Medya
  • 27.9.2020 20:07

Halen yaşayan 4 peygamber

HALEN YAŞAYAN 4 PEYGAMBER
Dört peygamber var ki; ikisi semada ikisi yerdedir.
1. İdris Aleyhisselam, semadadır.
2. İsa Aleyhisselam, semadadır.
3. İlyas Aleyhisselam, yerdedir.
4. Hızır Aleyhisselam, yerdedir.
Hızır Aleyhisselam’ın peygamber olduğu kesin değildir. Nebi veya velidir.
Zülkarneyn Aleyhisselâmın askerinin reîsi ve teyzesinin oğlu idi. Mûsâ aleyhisselam ile yolculuk etti.
Hızır aleyhisselam, Allahü teâlânın sevgili kullarındandı. Doğdu, büyüdü ve vefat etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan şeklinde görünmek ve kıyâmete kadar yardım isteyen Müslümanların imdadına yetişmek, yardım etmek, konuşmak, ilim öğrenmek ve öğretmek özelliklerini verdi.
Bazı âlimler "nebî" (peygamber), bazı âlimler de "velî"dir dediler.
Hızır Aleyhisselamda, yaşayan insanlarda görülen hâller bulunduğu için yaşıyor zannedilmektedir.
Hızır Aleyhisselam’ın ismi geçtiğinde Peygamberler için kullanılan saygı ifadesi ‘Aleyhisselam’ denildiği için nebi olma ihtimali daha yüksek görülmüştür.
Her şeyin iyisini ve doğrusu Yüce Allah bilir.
İlyas Aleyhisselam, Benî İsrail’e gönderilen peygamberlerden, Musa aleyhisselâmın dinini insanlara bildirmek için Allahü teâlâ tarafından vazifelendirildi.
Bu dört zat arasında sadece İsa Aleyhisselam bedenen sağdır. Kıyamet öncesi döndüğünde o da her fâni gibi ölümü tadacaktır.
Hızır ve İlyas Aleyhisselam’ın mübarek ruhları yaşadıkları surete bürünüp yardıma gelir.
İlyas Aleyhisselam denizde, Hızır Aleyhisselam ise karada zorda olanların yardımına koşar.
HIZIR VE İLYAS ALEYHİSSELAM’IN BULUŞMASI
İlyas ve Hızır Aleyhisselam zaman zaman buluşurlar. Bu buluşmaları cahiller tarafından zamanla bir bidate döndürüldü.
6 Mayıs Hıdırellez (Hızır-İlyas) günü Müslümanlıkla bağdaşmaz. Hazret-i Hızır’la Hazret-i İlyas’ın buluştuğu gün diye kutlanan bu kutlama bir hurafedir. Kutlamak günahtır. 
Eshabı Kiramdan rivayet olundu ki; Hızır ve İlyas Aleyhisselam her sene hac mevsiminde buluşurlar. Birbirlerinin başlarını tıraş ederler. Ayrılacakları zaman da şöyle dua ederler;
Allah’ın adıyla…
Allah’ın dileğidir. Allah’ın dileğidir. Hayra ancak Allah sevk eder.
Allah’ın dileğidir. Allah’ın dileğidir. Kötülüğü de ancak Allah def eder.
Allah’ın dilediğidir. Allah’ın dilediğidir. Eğer bir nimet gelecekse Allah’tan gelir.
Allah’ın dilediğidir. Allah’ın dilediğidir. Allah’a tevekkül ettik O ne güzel bir vekildir. Güç ve kudret ancak Yüce ve Azim olan Allah’ındır.
(Bismillâhi.
Maşaallâhü, Maşaallâhü lâyesuk’ul-hayre İllallahü.
Maşaallâhü, Maşaallâhü layas-rif’üs-sue İllallahü
Maşaallâhü, Maşaallâhü mayekûnü min ni’metin feminellâhi
Maşaallâhü, Maşaallâhü tevekkelnâ Alellâhi ve ni’mel –vekili lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah’il aliyy’il –azim)

İbn-i Abbas Radıyallahü anh şöyle anlattı;
- Her kim sabahları ve akşamları bu mübarek duayı 3 kere okursa, (Yukarıdaki dua) kalpten gelen teveccühle münacaat eylerse; Şanı Büyük Allah o kimseyi ateşte yanmaktan, suda boğulmaktan esirger. Mallarını ve rızıklarını hırsızdan saklar. O kimsenin yakınlarını da korur.
Haris Bin Ebu Üsame Radıyallahü anh, Müsned’inde Enes bin Malik’den Radıyallahü anh naklen anlattığı rivayete göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu;
- Hızır karada, İlyas denizde kalır. Her gece İskender’in (Zülkarneyn Aleyhisselam’ın) Ye’cuc Me’cuc için yaptırdığı sette buluşurlar. Her sene hac ve umre yaparlar. Zemzem suyundan da bir miktar içerler. Bu içtikleri Zemzem suyu kendilerine yeteri gıda olur.
Peygamber efendimiz Eshâb-ı kiram ile Tebük Harbindeyken ikindi namazını kıldıktan sonra iki beyit işittiler. Fakat şiiri söyleyeni göremedi.
Resûlulllah efendimiz; "Bu iki beytin söyleyicisi kardeşim Hızır'dır. Sizi övüyor." buyurdu.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAZRET-İ İLYAS İLE BULUŞMASI
Sahabenin büyüklerinden Resûlulllah’ın oğlum diye hitap ettiği Enes Bin Malik şöyle rivayet etti;
- Resûlulllah Efendimiz ile gaza eyledik. İki dağ arasında geniş bir yolda idik.
Aniden dağdan bir ses geldi;
- Allah’ım; beni rahmete nâil olan, tövbeleri kabul edilen ve dualarına icabet olunan ÜMMETTEN eyle.
Bu sesi duyan Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu;
- Yâ Enes git bir bak, bu seda nedir ve sedanın sahibi kimdir?
Dağa gittiğim vakit şöyle birisini gördüm. Başının ve sakalının kıllarının hepsi beyaz olmuştu. Beyaz elbiseler giymişti. Boyu çok yüksekti.
Beni görünce sordu;
-Sen Resûlulllah Efendimizin elçisi misin?
Evet, o’nun elçisiyim
Resûlulllah’a (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) benden selam eyle. O’na de ki; Bu seda eden senin karındaşın İlyas’tır. Arzu buyurursan seninle görüşmek isterim.
Ben de Peygamber Efendimize geldim. İlyas Aleyhisselam’ın söylediklerini aynen aktardım. Resûlulllah Efendimiz benimle birlikte dağa geldi. İlyas Aleyhisselam’a yaklaşınca ben geride kaldım.
Peygamber Efendimiz kendisiyle uzun uzun konuştu. Onlar konuşurken önlerine semadan sofraya benzeyen bir şey indi.
Resûlulllah beni de çağırdı. Hep birlikte yedik. O sofrada mantar, nar ve kereviz vardı.
Ben yemek yedikten sonra tekrar geriye eski yerime döndüm.

Az biraz daha konuştular. Sonra semadan beyaz bir bulut geldi. İlyas Aleyhisselam’ı alıp gitti. Onun elbisesinin beyazlığı o kadar çoktu ki gözümü aldı.
Yolda Resûlulllah’a sordum;
- Efendim bu yediğimiz taam gökten mi indi?
Resûlulllah Efendimiz şöyle cevap verdi;
- Ben de onu İlyas’a sordum. İlyas şöyle dedi; ‘Bu yemeği bana Cebrail 40 günde bir getirir, yerim. Haftada bir kere zemzem suyundan içerim.
İlyas Peygamber şu duayı ederdi.
Rabbi ahsen’ül –halikın
Hızır aleyhisselam, İlyas Aleyhisselam’a birlikte Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve Sellem) vefatında hâne-i saâdetlerine gelip Ehl-i beyt için sabır tavsiyesinde bulundu. Onların geldiklerini ve sabır tavsiye ettiklerini hazret-i Ebû Bekr, Ehl-i beyte bildirdi.

METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ
 

İLGİLİ HABERLER