Gündem
  • 20.1.2020 15:54

Libya'daki Kuloğlu Türkleri'nin Türkiye vatandaşlıkları da var

Libya'daki Kuloğlu Türkleri kimdir; emekli büyükelçiler anlatıyor

 Libya’ya Osmanlı vilayetlerinden giden yeniçerilerinin soyuna dayanan Kuloğlu (Köroğlu) Türkleri son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya'da yaklaşık bir milyon Kuloğlu Türkünün etnik temizlik riskiyle karşı karşıya kaldığına dair açıklamasının ardından tartışmaların odağına yerleşti.

Halihazırda ağırlıklı olarak Mısrata, Trablus, Zawiya, Derna ve Zliten ve Bingazi'de yaşayan Koloğlu Türkleri, 1936 nüfus sayımlarına göre yaklaşık 35 binlik bir nüfusa sahipken şu anda tam rakamları bilinemiyor.

1993-1995 yılları arasında Libya'da Trablus Büyükelçiliği yapan diplomat Uluç Özülker, Kuloğlu Türklerinin, aşiret düzeninde yaşayan ve 400’ün üzerinde aşiretin yaşadığı Libya’da prestij sahibi olan bir zümre olduğunu belirtiyor.

1949’da bağımsızlığını yeni kazanmış Libya’nın ilk başbakanı Koloğlu Türkleri’nden Sadullah Koloğlu olup, kendisinin oğlu olan Orhan Koloğlu ise 70’li yıllarda Ecevit’in Libya özel temsilciliğini yürütmüştü.

TC vatandaşlıkları da var

Kuloğlu/Koloğlu Türkleri Libya vatandaşlıklarının yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına sahip.

Büyükelçi Özülker, Kuloğlu Türklerini anlatıyor: “Libya ile Türkiye’nin tarihsel ilişkileri oldukça derinlere uzanıyor. Babam erken vefat etmişti. Cenaze için gittiğimizde mezarının hemen yanında Libyalı bir albayın mezar taşını gördüğümde çok etkilenmiştim. Öte yandan Muammer Kaddafi’yle konuştuğumda, Osmanlı ümmetinin parçası oldukları yılları tarihlerinin en üst noktası olarak nitelendirmiş, o yılları asla unutamadıklarını söylemişti. Libya’da bir Cuma günü eşimle birlikte bir dükkana girmek istemiştik, tatil olduğu için giremezsiniz demelerine rağmen bizim Türkiye’den geldiğimizi öğrendiklerinde kapıları sonuna kadar açıp bizi orada Osmanlı paşası gibi karşılamışlardı”

euronews Türkçe’ye konuşan Özülker, ayrıca, Libya’da Dışişleri Bakanlığı protokol genel müdürüyle tanışmaya gittiğinde kendisinin elinden öptüğünü ve zamanında Fizan köylerine sürgün giden akrabalarını anımsayan Libyalı diplomatın “ben sizin torununuzum” dediğini anımsıyor.

Simge olarak yaşatıldılar

Özülker, Kuloğlu Türklerinin Libya’da aşiret düzeni içerisinde yer almadıklarını, ancak saygınlıklarından ötürü Başbakanlığa kadar getirilmiş olduklarını ve simge olarak yaşatıldıklarını belirtiyor ve ekliyor:

“Onlar normal şartlarda Türk olarak adlandırılmazlar, Libyalı olarak görülürler. Ama bir yandan da çifte vatandaşlardır. Sayılarının bilinmesi çok mümkün değil. Daha ziyade Tobruk-Bingazi yöresinde yaşıyorlar. Ama büyükelçilik yaptığım dönemde “Ben Türk’üm” diye elçiliği ziyaret edenine rastlamadım.”

Türk dünyasının tarihi konusuyla ilgilenmiş olan eski Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı ise euronews Türkçe'ye yaptığı açıklamada, Libya’daki Türklerin “Padişah’ın kulları olan yeniçerilerin oğulları” olarak görülmesinden dolayı Kuloğlu veya Koloğlu olarak adlandırıldığından söz ediyor.

“Bu topluluk Türk kökenli olan yeniçeri ve leventlerden oluşuyor; zira Osmanlı açık denizlere çıkarken savaşçı olarak başkasına güvenmiyor. Koloğulları daha sonraları ganimetten pay alıyorlar. Bir anlamda devletin berat verdiği bir korsanlık türü denebilir. Mısır dahil yakın tarihe kadar hep yönetim kadrolarında yer aldılar. Osmanlı döneminde Libya’nın yanı sıra Cezayir ve Mısır’a da gemilerle Türk kökenliler getirildi. Örneğin Mısır'daki Türkler de Kölemen olarak gelmişlerdir. İçlerinde yönetici olanlar da var, tüccarlık yapanlar da” diye açıklayan Akıncı da Koloğlu Türklerinin nüfusuna dair basına yansıyan rakamların gerçeği yansıtmadığını, zira bir kısmının Türkçeyi ve Türk kimliklerini unuttuğunu düşünüyor.

“Örneğin Bülent Ecevit’in anne tarafından akrabaları, Mareşal Fevzi Çakmak’ın akrabalarının kökenleri Libya'daki Türklere dek uzanıyor” diye ekliyor Akıncı.

"Köprünün altından deniz geçti"

Emekli Büyükelçi Akıncı’ya göre, halihazırda General Halifa Haftar’ın kontrolündeki bölgelerde yaşayan Koloğlu Türkleri her ne kadar geleneksel olarak Türkiye’ye sempatik davranan bir soydan gelmiş olsalar da “köprünün altından su değil artık deniz geçti”.

“Eski sadakat ne hale geldi bilemeyiz. O açıdan bakıldığında dünyada Türk topluluklarının olmadığı yer yok” diyor Akıncı.

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER