Medya
  • 21.11.2020 20:13

Makam-ı Mahmud (2)

MAKAM-İ MAHMUD (2)
Gidip Rabbimden izin isteyeceğim. Bana izin verilecek. Ben onu gördüğüm zaman secdeye kapanacağım

Başka bir rivayette;
Arş’ın altına gelir secdeye kapanırım.
Başka bir rivayette ise;
Huzurunda durur, bana ilham edeceği öyle bir hamda bulunurum ki, bu dünyada böyle bir hamd da asla takat getiremem.
Allah bana hamd ve sena konusunda öyle şeyler (İlham kapıları) açacak ki, benden önce onu kimseye açmamıştır.

Abu Hüreyre (Radıyallahü anh) dan rivayetle Yüce Hak şöyle buyuracak;
- Ya Muhammed kaldır başını, iste. Ne istersen sana verilecektir. Şefaat et. Bu paye sana verilmiştir. Kaldır başını.
Ben de buna karşılık şöyle diyeceğim;
Ya Rabbi Ümmetim! Ya Rabbi Ümmetim!
- Ümmetinden hesaba çekilmeyecekleri Cennetin sağ tarafındaki kapısından içeri al.
Geri kalanlar diğer kapısından girmek konusunda müşterektir.(O kapılardan girebilirler) denilecek.

Enes Bin Malik’in (Radıyallahü anh) rivayetinde bu son kısım yer almadı. Bunun yerine;
- Sonra secdeye kapanırım.
Bana şöyle denilir;
- Ya Muhammed! Kaldır başını. Söyle sözün dinlenecek. Şefaat et bu şeref sana verilecek. İste istediğin sana verilecek.
- Ya Rabbi Ümmetim! Ya Rabbi Ümmetim!
Diyeceğim. Bana şöyle denilecek;
- Haydi git. Kimin kalbinde bir buğday tanesi kadar (veya arpa tanesi kadar) iman varsa onu çıkar.
Bunun üzerine bu emr-ü fermanı yerine getireceğim. Sonra Rabbime dönüp bundan dolayı kendisine hamd-ü senada bulunacağım.

Gerisi daha önce anlatılan gibidir. Sadece fark, “Bir hardal tanesi kadar imanı olan” diye rivayet edilmiştir.
Buhari’deki rivayette ise dördüncü sefer gittiğinde;
- Başını kaldır. Söyle sözün dinlenecektir. Şefaat et kabul edilecek. İste istediğin verilecek.
Ben de diyeceğim ki;
- Ya Rabbi! La İlahe İllallah diyenler hakkında da bana izin ver.
“Bu sana ait değildir. İzzetim, Kibriyâm, azametim ve ceberutum hakkı için (La İlahe İllallah) diyen kimseyi cehennemden ben çıkartacağım

Diye geçiyor.
Ebu Bekr (Radıyallahü anh), Ukbe bin Amir, (Radıyallahü anh),  Ebu Said, (Radıyallahü anh), ve Huzeyfa (Radıyallahü anh) ayrı ayrı ama aynısını naklettiler.
Dedi ki;
 Muhammed’e (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) gelecekler Ona izin verilecek. Emanet ve Rahm gelecek. Sıratın iki yanına duracaklar.
Ebu Malik’in (Radıyallahü anh), Huzeyfe’den (Radıyallahü anh),  yaptığı rivayet;
- Muhammed’e (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) gelecekler. Şefaat edecek ve onlara Sırat (Köprüsü) kurulacak. Sırat ’tan ilk geçenler şimşek hızında, sonra geçenler rüzgâr gibi, sonra geçenler kuş gibi daha sonra geçenler atlılar gibi geçecekler.
Peygamber efendimiz de Sıratın ortasında durup (Devamlı olarak);
- Allah’ım selamete erdir. Allah’ım selamete erdir
Diyecek. Ümmetinin geçmesi için.
Sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz en son geçenleri anlattı;
- Sırat ‘tan ilk geçecek olan benim.
İbn Abbas’tan (Radıyallahü anh), rivayet;
- Peygamberlere minderler kurulacak, onların üzerinde oturacaklar. Benim minderim kalacak. Ben üzerinde oturmayacağım. Rabbimin huzurunda ayakta dikileceğim.
Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyuracak;
- Ümmetine ne yapmamı istiyorsun?
Ben de şöyle diyeceğim;
- Ya Rabbi hesaplarını hemen görüver.
Diyeceğim.
Hemen çağrılıp hesapları görülecek.
Kimi Allah’ın rahmetiyle kimi benim şefatimle cennete girecek.
Şefaat etmede öyle devam edeceğim ki, elime isimleri, “Cehennemliktir” diye yazılı bir liste verilecek.
Ve Cehennem hazini şöyle diyecek;
- Ey Muhammed! (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ümmetin hakkında Rabbimin gazabı için hiçbir şey bırakmadın.
Ziyad en Nümeyri Tariki ile Enes Bin Malik (Radıyallahü anh), dan rivayet
Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu;
- Ben kıyamet günü kendisi için yerin yarılacağı ilk insanım! Yine de övünme yok. Kıyamet günü insanların ulusuyum! Övünme yok! Kıyamet gününde Livâü’l Hamd benim elimde olacak. Kendine cennetin kapıları açılan ilk insan benim! Övünme yok!
Gelip cennetin kapısını çalarım. İçeriden;
- Kim o
Diye seslenirler.
“Ben Muhammed’im (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) derim.
Ondan sonra cennet bana açılır.
Beni CEBBAR (Celle Celalühü) ((Sıfat-ı İlahiyedendir) (İstediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan. Büyüklük, azamet ve kudret sahibi.K
udretine boyun eğdiren, kudret ve azamet sahibi Yüce Allah.) karşılar.
Hemen huzurunda secdeye kapanırım.

Uzun uzun anlatılan bütün ve rivayetlerden ortak mana olarak anlaşılıyor ki; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Makam-ı Mahmud diye anılan Mübarek şefaati, ilk ümmetinden son ümmetine kadar kesintisiz devam edecektir.
Bu mana icabıdır ki; İnsanlar haşr için bir araya toplanıp güneşin bir mızrak boyu kendilerine yakın oluşundan mütevellid kan-ter içerisinde kalacakları zamandan başlayacak.
Sonra Sırat Köprüsü kurulacak ve insanlar hesaba çekilecek.
Nitekim bunlar Ebu Hüreyre ve Huzeyfe (Radıyallahü anh)’dan da açık olarak rivayet olunmuştur.
Bir hadis daha mühkemdir.  Ümmetinden hiç hesap görmeden cennete girecekler için bir an evvel cennete kavuşmaları için de şefaat edecektir.
Sonra azabı sabit kılınmış kimseler için de şefaat edecektir. Bu şefaatiyle cehenneme girecekleri de Rabbinin izni ve rızasıyla kurtarmıştır.
Bütün bu payeler sadece ama sadece Bizim Şanlı Peygamberimiz Habib-i Hûda, Sultan-ı Enbiya Muhammed Mustafa (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimize ihsan olmuştur.
Sahiheyn de varit olun meşhur ve sahih bir Hadis’te Resûlullah Efendimiz şöyle buyurmuştur;
- Her peygamberin yapacak bir duası vardır. Ben duamı şefaat olarak kıyamet gününe ümmetime sakladım.
Âlimler bu duadan muradı şöyle anlattı;
Resûlullah’ın bahis ettiği bu dua, kabul edileceği önceden kendisine bildirilen duadır. Bütün peygamberlerin birçok duası olmuştur. Onlar dualarını hemen yapmışlardır. Ahirete tehir ettikleri dua onlardan duyulmamıştır.
Bu sadece Peygamber efendimize has bir durumdur.
Bu bakımdan bu dua kabulü garanti edilmiş duadır.
Peygamber Efendimiz de dünya hayatında pek çok dua etmiştir.
Asıl büyük dua ve isteğini; büyük ihtiyaçlar arz eden ve mihnetler yurdu olan Ahirete saklamıştır.
Rahman ve Rahim olan, Şanı Yüce Allah O’na en güzel mükâfatını ihsan buyursun (ÂMİN)

METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ



 

İLGİLİ HABERLER