Medya
  • 25.1.2020 19:52

Nur-u Muhammedi (12).. Nemrud'u imandan kim vazgeçirdi?

NUR-U MUHAMMEDİ (12)
NEMRUD’U İMANDAN KİM VAZGEÇİRDİ?

Yedi günün sonunda İbrahim Aleyhisselam ateş dağından yere indi.
Yere indiği vakit Mübarek dizlerinin dokunduğu yerden iki ırmak çıktı. Çağıldayarak bir bağın etrafından cevalan edip akmaya başladı.
Bundan sonra Cebrail Aleyhisselam cennetten bir hulle getirip Hazret-i İbrahim’e giydirdi. Sonra da tahta çıkartıp oturttu ve şöyle dedi;
- Ya İbrahim Şanı Yüce Hakkın ihsanını gördün mü?
Ardından da semadaki makamına geri döndü.
İbrahim Aleyhisselam o tahtta 3 gün boyunca oturup Yüce Hakka ibadet etti.
Nemrud, İbrahim Aleyhisselam’ı ateşe attıktan sonra sarayına geldi. Ertesi gün vezirine sordu;
- İbrahim’in hali nicedir?
Veziri, “Taş olsa bile şimdiye kadar eriyip gitmiştir. Biz dahi ateşin hararetinden yanına yaklaşamadık. O şimdiye kadar çoktan kaybolmuştur” dedi.
Nemrud şöyle dedi;
-Bana yüksek ve büyük bir taht yaptırıp getirin.
Yaptırıp getirdiler ve Yanan ateşi gören bir yere tahtı kurdular. 
Nemrud yüksekte tahda kurulunca gördü ki; Hazreti İbrahim hulleler giyinmiş ve bir yüce tahtın üzerinde oturuyor.
Yanında bazı kimseler var. Tahtın etrafı gül, yasemin, lale ve nergis ile müzeyyen olmuş.
Dudu kuşları, kumrular, bülbüller hoş seda ile çağrışıp ötüşüyorlar
Önünde abıhayat misali iki ırmak çıkmış, bağın dört bir yanına akar. 
Hazret-i İbrahim o hal içerisinde dahi ibadetini eksik tutmaz.
Nemrud bu hali görünce önce şaşkın sonra da hayran oldu.
İşaret ederek İbrahim Aleyhisselamı çağırdı ve sordu;
-Ya İbrahim seni ateş neden yakmadı.. Bu kerameti nereden ve nasıl buldun?..
İbrahim Aleyhisselam, “Beni Mevlam yaktırmadı. Ben sana söyledim.Bir kimsenin gönlünde Allah sevgisi olur, o kimseyi ateş yakmaz” dedi.
Nemrud şöyle dedi;
- Ya İbrahim, eğer ben de senin Allah’ına dönersem beni de kabul eder mi?
Hazret-i İbrahim şöyle dedi;
- Hak teala’nın rahmeti geniştir.Samimi tövbe ve duaları kabul eder. İnşallah seninkini de kabul eder. Seni kabul eder ise ömrünü ve malını arttırıp seni aziz eder.
Nemrud şöyle dedi;
- Madem öyledir. Sen dışarıya çık. Ben iman getirip senin Allah’ına ibadet edeyim. İbadet ve secdeye ancak o layıktır.
Nemrud, “Son bir şey daha soracağım” dedi. “O yanında olana adam kimdir?
Hazret-i İbrahim, “O gölgeye müekkel olan melektir. Benimle ünsiyet eyledi:
Nemrud içeriye geçip vezirlerini topladı.
- Ben İbrahim’in Allah’ına iman edeceğim.Onu birleyip Tevhid edeceğim. Siz ne dersiniz?
Vezirleri adeta kulaklarına inanamadı. 
Kendi aralarında, “Eğer İbrahim’in Allah’ına iman ederse hep onunla dost olur. Bizleri saraydan uzaklaştırır” diye konuştular.Sarayın ve ülkenin bütün düzeninin değişeceğine ve yıkılacağını düşünüp olumsuz görüş bildirdiler:
Şöyle dediler;
- Ey Nemrud, bugüne kadar Tanrılık davası güderdin. Şimdi varıp İbrahim’e kul mu olacaksın? Sen onun dinine geçsen İbrahim hep senden önde olacak. Senin tahtına o oturacak. 
Bundan sonra edeceklerini ettiler ve Nemrud’u niyetinden vazgeçirip azdırdılar.
Nemrud, “O halde ben İbrahim’i ne yapıp edip öldüreyim. O sağ oldukça bana rahat yoktur” dedi.
Öldürme işini de üvey babası Azer’e verdi.
Azer şöyle dedi;
- Onu bir kuyuya atayım. Sonra üzerine saman atalım o samanı tutuşturalım.
Kafir Azer dediğini de yaptı. 
Büyük bir kuyu kazdılar. İbrahim Aleyhisselam’ı tutup bağladılar.Ardından da kuyuya attılar.
Azer gitti ateş getirdi. Samanı yaktı. Maksadı Hazret-i İbrahim’i hem yakmak hem de duman ile boğmaktı.
Allahü teala rüzgara emir verip ateşi dağıttı. O ateşten bir parça Azer’in sakalına yapıştı ve yüzünün her yanı yandı.
Azer feryad ederek bağıra bağıra feci şekilde can verdi.
Olanları dehşet içerisinde seyreden Nemrud oradan kaçtı.
Rüzgar yanan Azer’in külünü Nemrud’un vezirlerinin gözlerine doldurdu. Hepsi kör oldu.
İbrahim Aleyhisselam sağ salim kuyudan çıkıp gitti.

SARE HATUN
Keldani Padişahlarınına ‘Nemrud’ denilirdi. 

Birinci Nemrûd, Nûh aleyhisselâmın oğlu Hâm soyundandır. Bâbil şehrini yapdı. 
Nemrud’un esas adı Nahad bin Yahud idi..
Nahad bin Yahud’un zamanın sevgilisi bir kızı vardı.
Kızının adı Sare idi..
Sare çok güzeldi. Hatta Hazret-i Havva’nın güzelliği kadar güzel olduğu anlatılır.

Hazret-i Sare, Hazret-i İbrahim Aleyhisselam’ın mucizelerini gözleriyle gördü. Sonra yanına gelip şu teklifi yaptı;
- Ya İbrahim. Senin Allah’ını gerçek bildim. Murad eyledim ki ona iman edeyim. Beni kabul eder mi?
İbrahim Aleyhisselam şöyle cevap verdi : Evet kabul eder Ya Sare..
Bu sözden sonra Hazret-i Sare İbrahim Aleyhisselam’ın önünde iman edip Müslüman oldu.
Sare Hatun Müslüman olduktan sonra şöyle dedi;
- Ya İbrahim, Dilerim ki beni helalliğine kabul edesin (Beni nikahına alasın) 
İbrahim Aleyhisselam Sare Hatun’u helalliğine kabul etti.
Yüce Hakkın onayıyla gerçekleyen bu nikahdan sonra Allahü teala şöyle vahyetti;
- Ya İbrahim, Sare’yi al ve git. Nemrud’u dine davet eyle. Eğer Nemrud davetime icab etmezse onlara azab vereceğim. Bunu onlara söyle.
Allahü teala’dan emri alan İbrahim Aleyhisselam yanına Sare’yi (Radıyallahü anha) alıp Nemrud’un sarayına geldi ve şöyle dedi;
- Ey Nemrud, gel Yüce Allah’a iman eyle...O’nu bir bil. Şeriki ve nazırı olmadığını söyle. Beni de hak peygamber bil. 
Ey Nemrud, imana gel. İmana gelmez ve ve bu daveti geri çevirirsen Yüce Hak sana azap gönderecek. Allah’dan kork gözünü aç..
Nemrud bu teklife şöyle cevap verdi;
- Ben sana iki azap ettim. Sen hem ateş dağından hem de kuyudan kurtuldun.Gayrı benim seninle bir işim olmaz. Varıp senin Allah’ın ile cenk edeceğim. Sen aradan çekil..
İbrahim Aleyhisselam yine de ısrar etti..
- Ey Nemrut gel etme eyleme bu sevdadan feragat eyle.. İmana gel.. Yoksa hiçbir şansın ve kazanma ihtimalin yoktur. Bu inadını sürdürürsen emin ol işin sonunda helak olursun.
Nemrud dinlemedi, İbrahim Aleyhisselam’da Sare Hatun’u alıp gitti.
Nemrud arkasından vezirlerine bir emir verdi.
Tabuta benzeyen bir köşk (Veya taht) yaptırdı. Bir kapısı üstüne açılırdı diğer kapısı ise altına.. Tabutun dört köşesinde dört uzun direk diktirdi.
Dört tane de kerkes (akbaba) getirtti.

Bu kerkesleri 7 gün tenha bir yerde hiç yemek vermeden aç ve susuz bağladılar.
Sonra onları getirip o direklerin dibine bir bir ip ile bağladılar. Direklere parça parça et bağladılar.
Her şey hazır olduktan sonra Nemrud bir yay ile 3 ok aldı. Bir veziri ile birlikte o tabuta bindi.
O akbabalar gözleri açılıp eti görünce, kanat çırpıp eti kapmaya çalışıyorlardı. Onlar kanat çırptıkça tabut havalandı.  
Halk aşağıdan onlara bakakaldı.
Havaya yükseldiklerinde Nemrud vezirine şöyle dedi;
- Yukarı kapıyı aç ne görüyorsun?
Vezir açıp baktı, ‘gök görünüyor” dedi.
Nemrud bu kez aşağı kapıyı açıp bakmasını istedi..
Vezir aşağıdaki kapıyı açtığı zaman gördü ki, yer bir değirmen misali görünüyor. 
Bundan sonra gidebilecekleri kadar daha gittiler.
Nemrud yine sordu;
- Yukarıda ne görüyorsun?
Vezir bakınca daha önceki gibi gök görünüyor dedi.
Aşağıya bakınca da denizi gördü.
Nemrud yola devam edelim dedi.
Tekrar sordu..
Vezir, “ Yukarısı gök aşağısı ise yer bir duman olmuş gibi görünüyor” dedi.
Nemrud şöyle konuştu..
-Tamam.. Gayri cenk yerine geldik.

DEVAM EDECEK

DERLEYEN : METİN ÖZER / HABERVİTRİNİ

 

İLGİLİ HABERLER