Kötü Beslenme Alışkanlıkları ile Obezite Kapıda

Kötü Beslenme Alışkanlıkları ile Obezite Kapıda
9.10.2017 - 12:15

Obezite kapıda dedik ancak bu konuya daha dikkat çekebilmek adına bir gerçeği de derinlemesine incelemenin daha iyi olacağı kanaatini taşıyorum. Acaba obezite bir hastalık mı? Günümüzde etrafımıza baktığımızda cinsiyet ayrımı yapmaksızın kilolu insanları görüyoruz dolayısıyla eskiden bu kadar sık karşılaşmadığımız durumun hiçte normal olmadığını bilmemiz gerekir. Obezite bugün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir sağlık sorunu arasında yer alıyor. Genel anlamda baktığınız da vücudunuzdaki yağ kütlesinin oranının olması gerektiğinden daha fazla artması diyebiliriz. Yani vücudunuzdaki ağırlığın olması gerekenden çok fazla olması. Bir insan için standartları ele alacak olursak mutlaka her insanın taşıyabileceği bir yük miktarı var insan bedeninin de taşıyabileceği miktar boy ve kilosunun orantılı olmasıdır. Obezite bu anlamda bakıldığında bir insanın üzerine her gün biraz daha fazla yük alması ve organlarında olması gerektiğinden daha fazla çalışması anlamına gelecektir. Bu mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Bunu daha bilimsel bir şekilde ele alacak olursak Dünya Sağlık Örgütü yapmış olduğu bir açıklamada obezitenin tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu açıklamıştır. Yine buradan hareketle verilere bakacak olursak bugün dünyada yaklaşık olarak 400 milyonun üzerinde bir obez bulunuyor. Bu rakamın ise 2018 yılı esas alındığında 800 milyonlarda ya da milyarlara kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bu hızlı bir şekilde gelişen ve her gün artan hastalığın aslında bulaşıcı bir özellik taşıdığını da söyleyebiliriz.

Obezitenin Beraberinde Getirdiği Hastalıklar

Obezite insanda yalnızca aşırı derecede kilo alımına neden olmuyor bunun beraberinde getirmiş olduğu bir takım hastalıklarda var. Örneğin hipertansiyon bunlardan bir tanesi ya da şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı, karaciğerde yağlanma, artroz, reflüözefagut, gut, adet görme bozuklukları, felç, uyku apnesi ve kadınlarda aşırı tüylenme ve daha aklınıza gelebilecek pek çok sorun. Bir insanın vücudundaki yağ dağılımını kontrol edebilmesi oldukça önemlidir bunu en basit haliyle bel ve kalça oranını değerlendirerek tanımlayabilirsiniz. Sağlıklı bir insanda bel çevresinin kadınlarda 88 cm, erkeklerde ise 102 cm’nin altında olması gerekir. Bu sizin daha sağlıklı olacağınızı gösteren bir durumdur. Bu nedenle de vücudunuzun kontrolünü sağlamak daha da önemlisi kilo vermek sizi sağlıklı yapacaktır. Kilo verdiğinizde kalp hastalığı oluşma riskini en aza indirirsiniz kan basıncınız yüksek ise normale döner, kan şekeriniz düzene girer, karaciğer yağlanması meydana gelmez.

Obezite konusunda Prof.Dr. Abdulkadir Bedirli başka bir noktaya dikkat çekiyor ve çevre ile önemine değiniyor. Çevreden kasıt ise eşler, arkadaşlar, oku ve iş hayatı birçoğumuzun hayatı bu şekilde akıp geçiyor dolayısıyla burada bir alışkanlık durumu meydana geliyor. Eğer siz yemek saatlerinizi kaçırıp sürekli oturarak çalışıyorsanız bunun bir süre sonrasında da zararını göreceksiniz. Hatta size daha ciddi olan 12 yıl süren bir araştırmanın sonuçlarından da bahsedebilirim. Bu araştırma neticesinde ortaya çıkan yakın arkadaşların insanı % 171, kardeşlerin % 40, eşlerin ise % 37 oranında obezite ile karşı karşıya kalmanıza neden oluyor.

Okul dönemindeki çocuklara baktığımızda bir anlamda yemek yemenin önemini daha net bir şekilde anlıyoruz. Çocuklar kendilerine ihtiyaç olan enerjinin % 20’sini şekerli içeceklerden karşılıyorlar dolayısıyla hem çok hareketli hem de çok sağlıksız bir şekilde beslenmiş oluyorlar. Okul çağındaki çocuklar genelde sanayileşmiş olan yiyecekleri tercih ettiklerinden dolayı kötü beslenmiş oluyorlar.

Fiziksel Aktivitenin Önemi

Yetişkinler için konuşacak olursak onlarında çalışma hayatı içerisinde oturarak çalışmayı tercih ediyor olmaları fiziksek aktivitelerden uzak kalmasına neden oluyor. Fiziksel aktivitelerden yoksun bir kişinin de obezite tehlikesi altında olduğunu bilmesi gerekir. Kısacası biz toplum olarak artık aynı batılı toplumlar gibi dinleniyoruz, televizyon izliyoruz, gitmemiz gereken her yere arabayla gidiyoruz ve yanlış besleniyoruz. Dolayısıyla bizimde burada obezite olmamız için herhangi bir neden yok.

Üstelik obezite sorunu yalnızca zayıflamak isteyenlerin değil kilo almak isteyenlerin de yakalanabileceği bir hastalık biçimidir. Kilo almak için sıklıkla tüketilen fast food tarzı sağlıksız besinler kötü bir kilo alma biçimiyle karşı karşıya bırakırken bir diğer aşama olarak obeziteye imkân tanıyabilir. Bu sebepten kilo almak isteyenler de bunu ciddiye almalı ve sağlıklı kilo aldıran yiyeceklere yönelmeli.

Türkiye’de büyüyen en büyük sorunlardan bir tanesi de artan tüketme isteğidir. Herkes genelde bir başkasından örnek alıyor dolayısıyla bu durumda bizi obeziteye doğru sürüklüyor.

Türkiye’de son durum olarak baktığımız da obezite rakamlarını gösteren bir çalışma maalesef ki ulusal düzeyde olmuyor. Dolayısıyla bu konudaki veriler tam anlamıyla açık bir gerçeği ortaya koyamıyor. Ancak burada görülebiliyor ki obezite yaşla birlikte her geçen gün biraz daha artıyor. 55-60 yaş grubuna baktığımız zaman burada % 39 gibi bir oran var 25-35 yaş aralığında ise obezitenin her geçen yıl biraz daha artmış olduğunu görebiliyoruz.

Yanlış beslenme ve yanlış diyetler sizin bu noktada hem alışkanlıklarınızı hem de vücut dengenizi bozacağından diyet yaparken de bütünüyle ele alınması gerekir. Yani vücudunuzu tanımanız ve ona göre hareket etmeniz gerekir. Aksi durumda ise kalp rahatsızlıklar, konsantrasyon eksikliği, tansiyon ve buna benzer hastalıklar yakanızı hiçbir zaman bırakmayacaktır. İnsanlar diyet yaparken genelde başkasından duyduğu bir diyeti uyguladığı için sonuç herkeste aynı olmayacaktır. Burada şunu söylemek sanıyorum yerinde olacaktır herkese uygun bir diyet asla yoktur. Örneğin; son yıllarda trend diyetlerden olan İsveç diyeti yapanlar çok iyi sonuçlar aldığını söylerken bir diğer kesimde beklendiği kadar etkili bir sonuç vermemiştir. Bu sebepten hiçbir diyet iyi veya kötü olarak adlandırılmamalıdır, çünkü diyet kişiye özel olmalı ve diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır. Diyete başlamadan önce yaşınız, cinsiyetiniz ve sağlık sorunlarınız bir bütün halinde ele alınarak ona göre hareket etmek gerekir.

SAĞLIK HABERLERİ
Yorumları Oku (0)
Yorum Yaz
Gönderilen yorumlardan sadece yorum sahibi sorumludur. Yasal yaptırımlar nedeniyle yorum sahiplerinin IP adresleri kaydedilmektedir. Lütfen gönderdiğiniz yorumların içeriklerine dikkat ediniz.
    Daha Fazlasını Görmek için Tıklayınız
    Hakkımızda/Künye
    • Sahibi : İntervizyon Prodüksüyon Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti.
    • Kuruluş : 21 Mart 2001
    • Genel Yayın Yönetmeni :Metin ÖZER
    • Editörler
    • Melek Baritoğlu
    ; ;