Medya
  • 27.7.2019 21:59

Ümmet-i Muhammed'e Arş-ı Ala'dan iki hazine

ÜMMET-İ MUHAMMED’E ARŞ-I ALA’DAN İKİ HAZİNE

Tekrar buyurdu;
- Habibim, bundan başka her ne dileğin varsa söyle verilsin.
Şöyle dedim;
- Yâ Rabbi, 
İbrahim’i kendine halil eyledin.
Musa ile vasıtasız kelam eyledin.
Davud’a büyük mülk verdin.Demiri onun elinde erittin, yumuşattın. Dağları, taşları ve kuşları onun emrine müsahhar eyledin.Onunla beraber tesbih eder oldular.
İdris’i yüce makamına yükselttin.
Süleyman’a öyle büyük bir mülk verdin ki, o mülk kendisinden başka kimseye layık münasib olmaz.Ona; insanları, cinleri, şeytanları, vahşi hayvanları, kuşları, rüzgarı müsahhar eyledin. Keza ona kuşların ve diğer hayvanların dillerini bildirdin.
İsa’ya Tevrat ve İncil’i öğrettin. Onun duasıyla gözsüzlere göz, dertlilere derman, hastalara şifa ihsan eyledin.Ölüleri dirilttin. Kendini ve anasını şeytanın mekrinden (hile ve aldatmasından) emin kılıp, korudun.
Bunların ümmetine, çeşit çeşit nimetler verdin.
Şanı Yüce Rabbım, Bu resullerine ve onların ümmetlerine verdiğine mukabil, benim ümmetime kereminle ve lütfunla ne ihsan edersin?
Yüce Hak bütün azamet ve celaliyle şöyle buyurdu;
- Ey Resulüm!..  İbrahim’i halil (dost), seni de habib (sevgili) edindim. Senden daha sevgili hiçbir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. 
Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.
- EY Resulüm, seni kendime Habib ettim. İbrahim’i halil ettiğim gibi. Allah’ın HABİBİ halilinden daha faziletlidir.

-Seni hem cemalimle müşerref ettim, hem de vasıtasız söyleştim, Musa ile söyleştiğim gibi..
-Sana Fâtiha sûresini hem de Bakara sûresinin ahirini (sonunu) verdim.Bu ikisi benim ARŞ’ımın hazinelerindendi.
Senden evvel gelen peygamberlere bunları vermedim, arşımın bu iki hazinesini SANA ve senin ÜMMETİNE verdim.
(NOT :Hadis-i şerif : Gece Bekara sûresinin son iki ayetini (Âmenerresülüyü) okuyana, bu iki âyet, her şey için kâfidir.) Buhari ve Müslim)
-Seni yer ehlinin cümlesine; cinnine, insanına, beyazına, siyahına hemen hepsine Resûl peygamber gönderdim. Senden evvel hiçbir peygamberi bu cümleye peygamber olarak göndermedim.
-Yerin cümlesini ümmetine temizleyici kıldım.Su bulduğunuz ve takatiniz yettiği kadar abdest alınız, gusül ediniz. Su bulamazsanız, yahut takatınız yetmezse, guslün ve abdestin yerine teyemmüm ederek temizlenin.
-Senin ümmetine bütün yeri mescit kıldım. Nerede olursanız orada namazını kılın.İbadetinizi yapın.
-Düşmandan aldığınız ganimet malları sana helal kıldım. Bunu senden önce gelen hiçbir peygambere ve ümmetine helal etmedim.
-Seninle düşmanın arasında bir aylık yol varken, o düşmanların kalbine korku koymak suretiyle sana yardım ettim.

-SANA DİLEDİĞİNE ŞEFAAT İZNİ VERDİM.
-Cümle kitapların seyyidi ve ulusu olan Kur’an-ı azimmüşşan’ı sana inzal eyledim.
-Senin sineni yardım; senden günahı çıkardım.
-Senin zikrini yükselttim.Ben her nerede anılırsam sen de benimle beraber anılırsın.
-Seni yetim bulup korudum ve terbiye etmedim mi?
-Sen yolunu kaybettiğinde, sana yolu buldurmadım mı?
-Seni muhtaç bulduğumda, zengin etmedim mi?
Allahü teala bana öyle buyurdukça ben hep şöyle diyordum;
- Evet Ya Rabbi, bu büyük nimetlerin hepsi ile bana in’am, ihsan, lütuf ve kerem eyledin.
Sonra Yüce Hak şöyle buyurdu;
Ümmetin arasında bir cemaat kıldım. Onların kalpleri Kur’an'ın mahalli ve karargahıdır.(Yani onun ezber edilmesini kolay ederim. Onlarda Kur’anın cümlesini ezber eder edip ezbere okurlar)
Senden evvel gelen peygamberlerin ümmetleri peygamberlerine gelen kitabı ezber edemezdi.Bu nimeti ancak senin ümmetine ihsan eyledim.
Senin ümmetini cümle ümmetlerden hayırlı kıldım.
Senin ümmetini orta ümmet. Âdil ümmet kıldım.
Seni cümleden evvel yarattım. Peygamber gönderilmekte cümlenin sonuncusu kıldım.
Seni cümle mahluka fatih, cümle enbiyaya hatim kıldım.
Sana Kevser havzını verdim.
Sana sehimler (hissedar) ihsan eyledim, ki bu sehimler 8 tanedir.
Bunlar şunlardır; İslam, hicret, cihad, namaz kılmak, zekat vermek, ramazan orucu tutmak, emr-i maruf ve nehy-i münker.

Sonra şöyle dedim;
Ya Rabbi, sen benden evvel gelen ümmetlere türlü azaplar eyledin. Bazısının üzerine taşlar yağdırdın, helak eyledin.
Bazılarını suda boğdun. 
Bazılarını Cebrail’in sayhasıyla helak eyledin. Bazılarını yere geçirdin. Bazılarının üzerine ateşler yağdırıp helak eyledin.Bazılarını şiddetli kasırga ile helak eyledin.Bazılarının vücutlarını hınzır ve maymuna çevirip helak eyledin.
Ya Rabbi benim ümmetime benden sonra ne muamele edeceksin?

Merhametlilerin Merhametlisi, keremlilerin en Keremlisi, alemlerin Rabbı, Şanı büyük Yüce Zât, azamet ve celaliyle buyurdu ki...
- Onların üzerine azab indirdim, ama senin ümmetin üzerine RAHMET indiririm.
Onları hınzır ve maymuna çevirdim (Maide Suresi, 60. Ayet’de geçiyor) ama senin ümmetinin seyyiatını, (günah ve kötülüklerini) hasenatını (iyi işlerle) tebdil (değiştiririm) ederim.
Ümmetinin fasıklarına tövbe ihsan eder, iyi hale çeviririm.
Ümmetini kötü huylardan kurtarır, iyi huylara sahip ederim.
Ümmetini anlayışsızlıktan halas eder, hallerini ilim ve kemale çeviririm.
Ümmetinden her kim bana tazarru ile niyaz edip beni anarak;
- “Ey Rabbim.” Derse.. Şânı Yüce ben;
- “LEBBEYK KULUM, ne istiyorsan söyle, yaratayım”
derim.
Ümmetin için sana şefaat izni veririm. 
Seni ümmetine şefaat edici kılarım.Cümle şefaatini de kabul ederim.


 

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER