Medya
  • 5.10.2019 16:49

Yaradılış -3!.. Nebi ve Resûllerin ruh-u şeriflerinin yaradılışı

Metin Özer Yaradılış seri yazısının üçüncü bölümünde, Peygamber Efendimizin 12 hicabtaki tesbihlerini ve peygamberlerin mübarek ruhlarının nasıl yaratıldığını kaleme aldı.
İşte o muhteşem yazı..

YARADILIŞ – 3
PEYGAMBERLERİN MÜBAREK RUHLARININ YARADILIŞI

Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: 
- “Her şeyden evvel senin peygamberinin yâni benim nûrumu kendi nûrundan yarattı.
O zaman ne Levh, ne Kalem, ne Cennet, ne Cehennem, ne melek, ne semâ’ (gökyüzü), ne arz (yeryüzü), ne güneş, ne ay, ne insan, ne de cin vardı.” 
O pak nurdan bunları yaratan
Sübhan olan hak, daha sonra on iki hicab yarattı.
Birincisi : Kudret hicabı..
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimizin pâk ruhu orada tam 12 bin sene;
- Sübhane Rabbiyel- alâ (Yüce Rabbım sübhandır. Noksan sıfatlardan münezzehtir)
diyerek tesbih etti.
İkincisi : Azamet hicabıydı..
Peygamber Efendimiz’in latif ruhu orada 11 bin sene;
- Sübhan’el- Âlim’il- Hâkim (Alim Hakim Rabbım sübhandır. Noksan sıfatlardan münezzehtir.
Diyerek Yüce Hakkı tesbih eyledi
Üçüncüsü : Minnet yani ihsan hicabı..
Peygamber Efendimizin Mübarek ruhu orada 10 bin sene şöyle tesbih etti;
-Sübhane men hüve daimün lâyefna ( Fena bulmadan daim olan Yüce Zat sübhandır.Noksan sıfatlardan münezzehtir)
Dördüncüsü : Rahmet Hicabı..
Peygamber Efendimizin Mübarek ruhu burada 9 bin sene şöyle tesbih etti;
- Sübhan’er-Refiül-Âlâ (Pek yüce üstün Rabbım noksan sıfatlardan münezzehtir)
Beşincisi : Saadet hicabıydı..
Peygamber Efendimizin Mübarek burada ruhu 8 bin sene şöyle tesbih etti;
-Sübhane men hüve kaimün lâ yenam.. (Hiç uyumadan duran Yüce Zat, noksan sıfatlardan münezzehtir)
Altıncısı : Kerâmet hicabı..
O münevver ruh Yüce Yaratıcıyı o hicapta 7 bin sene şöyle tesbih etti;
- Sübhan men hüve ganiyyün lâ yeftekir (Muhtaç olmadan gani duran Yüce Zat sübhandır)
Yedincisi : Menzilet hicabı..
O yüce ruh, Hüda-i Müteal Hazretlerini orada 6 bin sene şöyle tesbih etti;
- Sübhane men hüe halikun-nur (Nuru yaratan Yüce Zat Sübhandır)
Sekizincisi : Hidayet hicabı
O muazzam ruh, 5 bin sene Şanı Yüce Hakk’ı şöyle tesbih etti;
- Sübhane men lem yezel velâ yezal (evveli ve ahiri olmayan, evvelinde ve ahirinde bir boşluk olmayan, hiçbir şekilde zevali düşünülmeyen Yüce Hak sübhandır)
Dokuzuncu : Nübüvet Hicabı..
O musevver(Kaplanmış, ihya olunmuş) ruh orada eşi benzeri olmayan Yüce Allah’a 4 bin sene şöyle tesbih etti;
- Sübhane men teferrede bil-kudreti vel bekâ (Kudrette ve beka makamında eşsiz, tek olan Yüce Zat sübhandır. Noksan sıfatlardan münezzehtir)
Onuncu : Rif’at hicabı...
Peygamber Efendimizin latif ruhu, Vacib-ül Vücud Hazretlerini bu makamda 3 bin sene şöyle tesbih etti;
- Sübhane zil-arşi amma yasıfun (Arşın sahibi Yüce Zat, bilmeyenlerin yaptığı cümle yersiz sıfatlardan münezzehtir.)
On birinci : Nur hicabı...
Peygamber Efendimizin o şerefli ruhu, Cenâb-ı Kibriyayı orada 2 bin sene şöyle tesbih etti;
- Sübhane zil-mülki ve melekût ( Mülkün ve melekler aleminin sabihi olan Yüce Zat, bütün noksan sıfatlardan münezzehtir)
On ikinci: Şefaat hicabı..
Rabbinin sevgilisi olan Mübarek Ruh bu hicabta bin sene şöyle tesbih etti..
- Sübhane Rabbiyel-azim (Azim yani büyük olan Allah sübhandır. Noksan sıfatlardan münezzehtir)
On iki hicabtaki bu tesbihler tamam olunca, Allahü teala bir ağaç yarattı.
O ağacın ismine Yakin Ağacı denir.
Yakin Ağacının 4 dalı vardır.
O Mübarek Ruh-u şerifi (Peygamber Efendimizin ruhu) o ağacın üzerine yerleştirdi.
Bundan sonra o Mübarek Ruh o ağaçta tam 40 bin sene, celal ve ikram sahibi Yüce Allah’ı her çeşit tesbih edip andı.
40 bin sene sonra Hak teala o ruhun karşısına bir ayna yarattı.
Kendisine de, “Aynaya bak” diye buyurdu.
O latif ruh aynaya baktığında; kendi sûretini pek güzel, cemali pek yerinde gördü.
Kendisini böyle yarattığı için Allahü teala’ya şükür babında 5 kere secde etti.
Her şükür secdesinde yüz yıl durdu ve şu tesbihi okudu;

- Sübhan’el alim’illezi lâyechel, Sübhan’el halim’illezi lâya’cel, sübhan’el – cevvad’illezi lâyebhal
( Öyle bir bilgin zattır ki, bilmediği yoktur.Öyle bir halim zattır ki, hiç acelesi yoktur.Öyle bir cömert zattır ki, hiç cimriliği yoktur. Bütün bu noksan sıfatlardan tamamen uzaktır.)
Peygamber Efendimiz bu vücud alemine teşrif ettikden sonra orada yaptığı her bir şükür secdesine karşılık olarak 5 vakit namaz emri geldi.
Bu emir, Mirac’da imzalanıp hükme konuldu.
Böylece Ümmet-i Muhammed, bir gün ve gece de 5 vakit namaz eda etmekle şerefyab edildi.
Sonra..
BÜTÜN NEBİ VE RESÛLLER PEYGAMBER EFENDİMİZİN MÜBAREK TERİNDEN YARATILDI

Allahü teala nurdan bir zincirle o ağaçta bir kırmızı yakuttan kandil yarattı.
Peygamber Efendimizin mübarek Pak ruh-u şerifini o kandile koydu.
Yüce Hak o Mübarek ruha kendisini güzel isimleriyle zikretmesini emretti.
O ruh-u şerif yakuttan kandilin içerisinde Rabbını güzel isimleriyle zikre başladı.
Allahü teala’nın her güzel ismini bin yıl zikretti.
Pâk olan muhterem ruh; yüce yaradanın ‘RAHMAN’ ism-i şerifini zikirle meşgul olduğu sırada, Sübhan olan Hak teala kendisine ‘RAHMET’ nazarıyla nazar eyledi.

Bu nazar üzerine o Mübarek Ruh, Allahü teala’dan utanıp terledi.
O hicab duygusuyla her yerinden ter akmaya başladı.
Gelecek olan nebi ve Resûllerin sayısı kadar ter damlası oluştu.
Her bir ter damlasından bir nebi ve resûlün Mübarek ruhu yaratıldı.

O ruhların da hepsi o kandilin içerisinde toplandı.
Bundan sonra Yüce Hak, Nebiyy-i Ekrem Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimize şöyle hitab etti;
- İnci misali terinden yaratılan nebilerin ruhlarına nazar eyle (Bak)
Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem efendimiz Allahü teala’nın bu emri üzerine o ruhlara nazar ettiği zaman, Mübarek gözünün ziyası eşyayı anında bürüdüğü gibi nebilerin ruhlarını da o MUHAMMEDÎ nur sardı.
Nura boğulan nebilerin ruhları hep bir ağızdan şöyle dediler;
- Rabbımız, bizi böyle gaşyedip nura boğan da kimdir.
Yüce Hak şöyle buyurdu;
- Bu Habibim Muhammed’in nurudur. Şayet siz onun peygamberliğine inanıp, tastik ederseniz sizleri nübüvvet ve risalet ile şerefyab ederim.
Bunun üzerine o peygamberlerin ruhları şöyle dedi;
- Biz Muhammed’in (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) nübüvvet ve risaletine iman ettik.
Allahü teala tekrar buyurdu;
- Sizin bu ikrarınıza şahid olayım mı?
Ruhlar şöyle cevap verdi;
- Evet Ya Rabbi, Şahid ol Ya Rabbi..
Nitekim bu olay ve manayı Allahü teala, Kuran-ı Kerim’deki Al-i İmran Suresi 81’nci ayetinde mealen şöyle haber verdi;
- Hani Allah, peygamberlerden: “Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz” diye söz almış, “Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?” dediğinde, “Kabul ettik” cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.
******************     ********************    ***********************

Bizleri böyle bir şanlı peygambere, izzet ve ikram sahibi Resûle kısaca bütün alemi onun için yarattığı Habibi’ne Ümmet eylediği için; Sübhan olan, Yüceler Yücesi Yüce Hakka; ilminin, rahmetinin ve merhametinin büyüklüğü kadar şükür ediyorum.

Rabbım bizlerin; evvelimizi Ümmet-i Muhammed kıldığı gibi, ahirimizi de Ümmet-i Muhammed kılsın..
Amin, amin, amin İnşaallah...


NOT : Büyük İslam Alimi Muhammed Cezuli Hazretleri'nin (Rahmetullahi Aleyh) Allah ondan razı olsun. Osmanlıca eserlerinden derlenmiştir.

DERLEYEN : METİN ÖZER/ HABERVİTRİNİ

 

Yorumlar (1)

  • - Mükemmel

    Mükemmel Allahu Teala yaşarken ve ölürken hiçbir zaman bizi islamiyetten ayırmasın

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER