29 YILLIK SÜREÇTE BAZI ÜRÜNLERİN FİYAT ARTIŞINI AÇIKLAYAN EĞİTİM-SEN: ''''MAAŞLAR ERİYOR, ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR''''
SAFURE CANTÜRK
ANKARA - Araştırmaya göre, 1976 yılında 5 bin 546 lira maaş alan bir lise öğretmeni 141 kilo dana eti, 4 bin 750 lira maaş alan bir ilkokul öğretmeni de 121 kilo dana eti alabilirken, 2005 yılında 670 YTL 80 kuruş alan bir öğretmen 61 kilo, 836 YTL alan bir öğretmen ise 76 kilo dana eti alabiliyor. Yine 1976 yılında bir lise öğretmeni maaşıyla 652 kilo çay, bir ilkokul öğretmeni 558 kilo çay alabilirken, bugün bir öğretmen maaşıyla ancak 87 kilo çay alınabiliyor. Aynı yıllarda bir öğretmenin maaşıyla 339 kilo kahvaltılık margarin, bir lise öğretmenin maaşıyla da 396 kilo kahvaltılık margarin alınabiliyordu. Bugünse bir öğretmen maaşıyla 203 kilo kahvaltılık margarin alabiliyor. Maaşlardaki erime diğer ürünlerde de göze çarpıyor. 1976 yılında bir ilkokul öğretmeni bin 172 kilo bulgur, lise öğretmeni ise bin 369 kilo bulgur alırken bugün 638 kilogram bulgur alabiliyor. Bundan tam 29 yıl önce tam yağlı beyaz peynirden bir ilkokul öğretmeni 223 kilogram, bir lise öğretmeni 260 kilogram alırken, bugün aynı peynirden ancak 111 kilo alınabiliyor. 1976 yılında bir ilkokul öğretmeni 15 adet, bir lise öğreteni 18 adet takım elbise alabilirken günümüzde öğretmen maaşıyla takım elbise alabilmek mucize oldu. Bugün bir öğretmen maaşıyla ancak 2 takım elbise alınabilirken günümüzde takım elbise alabilme gücü 9 kat düştü.
MAAŞLARDAKİ ERİME EN ÇOK EKMEKTE GÖZE ÇARPIYOR
Ekmek fiyatlarına gelince, 1980 yılında 200 gram ekmeğin fiyatı 3 lira 13 kuruş, bugünse 30 kuruşa denk geliyor. 1980 yılında 16 bin 19 lira maaş alan bir lise öğretmeni 5 bin 118 adet, bir ilkokul öğretmeni ise 4 bin 247 adet ekmek alabilirken, günümüzde bir öğretmen maaşıyla ancak 2 bin 236 adet ekmek alınabiliyor. 29 yıl önce 8 bin 938 lira maaş alan bir profesör, 247 kilo kuzu eti alırken, günümüzde 158 kilogram kuzu eti ancak alınabiliyor.
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan, bu araştırmanın Türkiye''nin yoksulluk girdabında olduğunun en canlı kanıtı olduğunu söyledi. Eğitim çalışanlarının artık geçmişten medet umar hale geldiğini ifade eden Özcan, ''''Ekonomik ve sosyal hakları karşılanmayan eğitim çalışanları, Türk Lirası''ndan sıfırların göstermelik olarak atıldığı inancındadır. Oysa ki önemli olan, hükümetin popülist söylemlerde bulunmak yerine, çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarını düzeltme yoluna gitmesidir'''' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:36