ABD FİNANS ÇEVRELERİNİN, UZAN ŞİRKETLERİNE EL KOYULMASIYLA TÜRKİYE'YE GÜVENİ ARTTI
Uzan Grubu'na ait 219 şirketin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konmasının, Türk pazarıyla ilgilenen finans ve yatırım firmalarının Türkiye'ye bakış açısında olumsuz bir etki yaratmadı.
Amerikan finans çevreleri, tam tersine uygulamayı Türkiye'de yolsuzlukların üzerine gidilmesi yönünde bir kararlılık göstergesi olarak değerlendirdiler.
İMKB'de temsil masası bulunan tek Amerikan finans kuruluşu Raymond James'ın Gelişen Pazarlar ve Türkiye Masası Müdürü Öner Ayan, Amerikan yönetiminin Rusya'da Yukos firmasının sahibi Mihail Hodorkovski'nin Rus hükümetince tutuklanmasını eleştirmesine karşılık, Türkiye'deki durumu yolsuzlukla mücadele çerçevesinde değerlendirdiğini ve Uzan Grubu şirketlerinin yönetimine el konulmasını sessizce onayladığını belirtti.
Her şeyden önce Yukos ile Uzanlar'ın durumunun kıyaslanamayacağını ifade eden Ayan, ''Uzanlar'ın tek büyük hatasının hükümete karşı siyasi oluşuma girmek değil, İmar Bankası, Çukurova Elektrik ve Telsim'deki geniş çaplı yolsuzluk ve zimmete para geçirme gibi suçlamalar olduğunu'' kaydetti.
Amerikan finans çevrelerinin de Türkiye'deki durumu böyle gördüklerini ve bunu hükümetin yolsuzlukların üzerine korkusuzca gidebilmesi olarak değerlendirdiklerini ifade eden Ayan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son ABD gezisi sırasında da finans çevrelerinin bunu kendisine ilettiklerini anımsattı.
Ayan, Amerikan Motorola şirketinin de Uzanlar'ın kurbanı olduğunu açıklayarak, Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında oluşan siyasi platformda etkin olduğunu ifade etti.
Ayrıca Özelleştirme İdaresi'nin başta Petkim'in Uzan Grubu'na satışına karar vermesine hükümetin karşı çıkmamasının ve Uzanlar yükümlülüklerini yerine getirmeyince satışı iptal etmesinin de ''artı puan'' olarak değerlendirildiğini kaydeden Ayan, tüm bunların hukuk kurallarının uygulanması açısından Türkiye'nin elini güçlendirdiğini belirtti.
Öner Ayan, Uzan Grubu'nun şirketlerinin yönetimine el konmasıyla Türk hükümetinin AB ve ABD yönetiminden olumlu tepki toplamasını beklediğini belirterek, IMF ve Dünya Bankası'nın da bunu yolsuzlukla mücadele kapsamında değerlendirebileceğini ve bunun da Türk hükümeti için bir fazladan kredi olabileceğini kaydetti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:40