Dünya
  • 4.1.2026 09:58

ABD-Venezuela arasında 27 yıllık gerilim! Uyuşturucu sebep petrol hedef

Liderler değişse de ABD-Venezuela arasında 27 yıllık gerilim bitmedi. Darbe girişimleri, ekonomik yaptırımlar ve açlıkla karşı karşıya kalan Venezuela, ABD’nin öfkesiyle yüzleşti.

Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela, ABD’nin hedefi oldu. Maduro iktidarını ABD’nin hedefi hâline getiren olaylar her ne kadar kaçakçılık ve narkotik ekseninde dillendirilse de uzun bir geçmişe sahip çok yönlü gelişmelerin sonucu. Venezuela ile ABD arasındaki ilişkiler 1999’dan bu yana giderek kötüleşti ve 2025’te bugüne kadar gelmiş en gergin aşamaya ulaştı. Özellikle Donald Trump’ın 2025’te ikinci kez ABD Başkanı olmasıyla ilişkiler sertleşti ve siyasi, ekonomik ve askerî kapsamlı bir gerilim ortaya çıktı. ABD-Venezuela arasındaki 27 yıllık gerilime bakıldığında yaşananların sürpriz değil; beklenen bir son olduğu görülüyor. İşte Venezuela’yı ABD’nin hedefi hâline getiren o süreç;

İLK ÇATIŞMA CHAVEZ’LE

İlk çatışma 1999’da solcu lider Hugo Chavez’in başkan seçilmesi ve “Bolivarcı Devrim” adıyla ABD karşıtı bir siyaset yürütmesiyle başladı. Chavez, petrol endüstrisini millîleştirdi ve ABD merkezli şirketlere mesafeli davrandı; bu, iki ülke arasında ilk büyük kırılma oldu. Chavez yönetimi ABD destekli örgütleri sınır dışı etti ve Washington’u kendi iç işlerine karışmakla suçladı. Aynı dönemde Venezuela, Rusya, Çin ve İran ile yakınlaştı. Ki bu da ABD’nin bölgede artan bir rekabet algılamasına yol açtı. 2002’de Chavez hükûmeti kısa süreli bir darbe ile koltuğunu kaybetti, ancak iki gün sonra geri döndü. Hükûmet, darbe girişiminde ABD’nin parmağı olduğunu iddia etti; ABD reddetti. Bu olay, uzun süreli bir güvensizlik atmosferine yol açtı. Chavez’in hastalanıp ölmesiyle Venezuela Cumhurbaşkanı vekili olarak koltuğa oturan Nicolas Maduro, 13 Nisan 2013’te seçimle koltuğunu sağlamlaştırdı.

ABD GUAİDO’YU TANIDI

Ancak Maduro da selefi Chavez gibi bütün politikasını ABD karşıtlığı üzerinden şekillendirince 2014-15’te Washington yönetimi, Venezuelalı yetkililere yaptırımlar uygulamaya başladı ve ekonomik krizle birlikte ilişkiler daha da bozuldu. 2017-19 arası süreçte ABD, Venezuela’nın finansal piyasalarına erişimini engelledi ve petrol ithalatını yasakladı. Bu dönemde hiperenflasyon zirve yaptı ve temel mal kıtlıkları yaşandı. 2018’de ise Maduro’nun tartışmalı yeniden seçimi sonrası ABD, muhalefetin lideri Juan Guaido’yu geçici devlet başkanı olarak tanıdı ve kapsamlı yaptırımlar getirdi.

2025’TE GERİLİM ZİRVEDE

2025, ilişkilerin en gerilimli olduğu yıl oldu. 10 Ocak’ta Maduro, tartışmalı bir üçüncü dönem için yemin etti; ABD yine sonuçları reddetti. Trump, ikinci dönem başkanlık koltuğuna oturduğunda ilk icraatı Venezuelalıların ABD’deki geçici koruma statüsünü iptal etmek oldu. Bir ay sonra da Venezuela’daki “Tren de Aragua” çetesini yabancı terör örgütü ilan etti. Ardından da yaptırımları ağırlaştırarak Venezuela’nın petrol ürünlerine yönelik vergileri artırdı, ticaret yapan ülkelere de gözdağı verdi.

MADURO ÖDÜLÜ 50 MİLYON $

Ağustos ayına gelindiğinde ise ABD, Maduro’nun yakalanması için ödül miktarı yükseltilerek 50 milyon dolara çıkardı. Eylül-kasım döneminde ABD daha da sertleşirken bölgeye “deniz devriyeleri gönderdi ve düzenlenen en az 21 saldırıda onlarca kişi öldü. Trump, 15 Ekim’de CIA’ya Venezuela’da gizli operasyon yetkisi verdiğini duyurdu. Buna karşılık Maduro’dan gelen “direneceğiz” açıklaması ve başlattığı askerî tatbikatlar ABD’nin büyük deniz unsurlarını Karayipler’e konuşlandırmasıyla sonuçlandı.

BİR DEVRİN SONU

ABD’nın Venezuela hava sahasını riskli ilan etmesi ve birçok havayolu şirketinin uçuşlarını iptal etmesi operasyonun ayak sesleri olarak okunmaya başladı. 27 yıl boyunca ilişkilerin ideolojik çekişme, ekonomik yaptırımlar ve siyasi krizlerle şekillendiğini ABD-Venezuela ilişkilerinde ipler koptu. Trump’ın talimatıyla Maduro çok iyi korunduğu evinde baskına uğradı. Geçmişte El Chapo, El-Bağdadi, Saddam Hüseyin, Pablo Escobar, Kasım Süleymani gibi isimlere yaptığı operasyonlarla bilinen Özel birlik Delta Force Maduro ve eşini evlerinden kaçırarak ABD’ye götürdü.

PETROLÜMÜZÜ ÇALDILAR!

ABD Başkanı, New York’un gökdelenlerine kadar ulaşan uyuşturucunun Venezuela’daki karteller tarafından ülkeye sokulduğunu, buna müsade etmeyeceklerini belirterek sık sık tehdit ettiği Maduro’nun elleri kelepçeli gözleri ve kulakları kapatılan fotoğrafını paylaştı. Ardından da kameraların karşısına geçti; Küba ve Kolombiya liderlerini benzer bir son yaşayabileceklerini tehditkâr bir dille seslendirdi.

“Venezuela’yı biz yöneteceğiz” diyen Trump, operasyonun asıl maksadını ise şu sözlerle itiraf etti; Bizim petrolümüzü çaldılar, bütün sektörü biz kurduk ve biz yokmuşuz gibi devraldılar. Önceki başkanlar bir şey yapmadılar ancak biz bir şey yaptık. Geç kaldık ama bir şey yaptık. Şu anda bir sürü kişiyi görevlendiriyoruz. Ülkeyi devralacağız, arkamda duran insanlar yönetiyor olacak. En büyük petrol şirketlerimiz oraya gelecek ve kötü alt yapıyı düzenleyeceğiz. Para kazanacağız ve bu parayı da Venezuela ile birlikte harcayacağız. Enerjiye ihtiyacımız var.

 

Güncellenme Tarihi : 4.1.2026 10:31

İLGİLİ HABERLER