Gündem
  • 8.3.2026 12:20

Amerika İsrail'e Türk şirketin bombalarını mı verdi?

ABD Dışişleri Bakanlığı, önceki gün İsrail’e 12 bin adet BLU-110A/B Hava-Yer Bombası satışını onayladı. Trump yönetimi tarafından ‘acil ihtiyaç’ gerekçesiyle Kongre onayı baypas edilerek onaylanan 151.8 milyon dolarlık pakette, ana yüklenici olarak Repkon USA isminin geçmesi ise farklı yorumlara neden oldu.

Açıklanan satış paketinin en dikkat çekici noktalarından birisini, mühimmatların bir kısmının yeni üretim olmayıp, doğrudan ABD Hava Kuvvetleri (USAF) envanterinden İsrail’e sevk edilecek olması oluşturuyor. Bu durum, mühimmatın tedarikini aşamasındaki muhataplık ilişkisini “hükümetten hükümete (G2G)” bir boyuta taşıyor.

Bu anlaşmanın dikkat çekici yanı, yaklaşık 12.000 adet yarım tonluk BLU-110A/B bombası, 10.000 adet 250 kg'lık bomba ve 5.000 adet küçük çaplı bomba içeren bombaların, şu anda Türk savunma şirketi Repkon'un Amerikan şubesi olan Repkon USA'ya ait Garland, Teksas'taki bir fabrikada üretiliyor olmasıdır.

İsrail gazetesi, Türk şirketinin tesisi Mart 2025'te Amerikan şirketi General Dynamics'ten satın aldığını ve böylece İsrail ve Amerikan hava kuvvetleri tarafından kullanılan JDAM hassas güdüm sistemleriyle entegre olan temel bombalar olan MK-80 bomba gövdelerinin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tek üreticisi haline geldiğini ortaya koydu.

ABD Dışişleri tarafından satışa yönelik olarak yapılan açıklamada ana yüklenici olarak Repkon USA şirketinin adının geçmesi, tartışmaları da beraberinde getirdi. Türk savunma sanayii firması Repkon ile ilişkili, ABD’de faaliyet gösteren Repkon USA, mühimmat gövdesi üretimi konusunda ABD savunma ekosistemine entegre bir yapıya sahip. Bu durum üzerine yerli ve yabancı birçok haber platformu olayı, “Türk şirket ABD üzerinden İsrail’e mühimmat sağlıyor” şeklinde haberleştirdi.

Mühimmatların “Son Kullanıcısı” ABD Hava Kuvvetleri

Ancak şirketten yapılan açıklamada; söz konusu mühimmat grubu için sadece ABD Hava Kuvvetleri ile aktif bir sözleşmenin bulunduğu vurgulandı. Öte yandan bu sözleşmede ise “Son Kullanıcı (End User)” olarak ABD Hava Kuvvetleri’nin adının yazdığı belirtildi. Sektörün en kritik hukuki prosedürü olan Son Kullanıcı Belgesi (End User Certificate), ürünün teslim edileceği nihai merciyi yasal olarak bağlıyor. Repkon’un açıklamasına göre ise Repkon USA’in mevcut sözleşmedeki “Son Kullanıcısı” ABD Hava Kuvvetleri.

ABD’nin doğrudan kendi silahlı kuvvetlerinin envanterinden bu tip ürünlerin ihracatını gerçekleştirmesi ise oldukça yaygın bir uygulama olarak biliniyor. Bu çerçevede satış paketinin yapısı incelendiğinde, Repkon USA’in İsrail’e doğrudan bir mühimmat tedariki gerçekleştirdiği yönündeki iddiaların doğru olmadığı görülüyor. Öte yandan ABD’nin “Son Kullanıcı Belgesi”nin aksine hareket ederek mühimmatları İsrail’e sevk edecek olması ise hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki askeri hareketliliğin gölgesinde İsrail’e yönelik 12 bin adet BLU-110A/B Hava-Yer Bombası satışına onay verdi. Trump yönetiminin "acil ihtiyaç" gerekçesiyle Kongre onay sürecini baypas ederek hızlandırdığı 151,8 milyon dolarlık bu paket, tedarik zincirindeki aktörler nedeniyle savunma sanayii kulislerini hareketlendirdi. 

Olası satışın ana yüklenicisinin Repkon USA şirketi olacağı kaydedilen açıklamada, bomba gövdelerinin bir kısmının mevcut stoklardan transfer edileceği belirtildi.

BÜYÜK TEPKİ TOPLADI

ABD, kongre denetimini baypas ederek "acil durum" kapsamında onayladığı satışla, bölgedeki gerilimi artırmayı hedeflerken yaklaşık 450 kg ağırlığındaki BLU-110 bombalarının gövde üretiminde, Türkiye merkezli REPKON’un ABD iştiraki olan Repkon USA'nın bulunması yabancı basında geniş yer buldu. 

Satış listesinde ana yüklenici olarak Türk savunma sanayii kökenli Repkon’un isminin geçmesi, Türkiye'de büyük tepkilere neden oldu. 

ŞİRKETTEN AÇIKLAMA GELDİ

Tepkilerin ardından konuya ilişkin Repkon'dan açıklama geldi. İstanbul merkezli şirket, bazı haberlerde Repkon’un sürecin tarafı veya doğrudan satıcı olduğu yönünde oluşan izlenime ilişkin değerlendirmeleri paylaşırken konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: 

"Son dönemde ulusal ve uluslararası basında Repkon Grubu hakkında yayımlanan bazı haberler incelendiğinde, farklı ülkelerde ve mecralarda benzer ifadelerle oluşturulan ortak bir anlatı üzerinden şirketimizi hedef alan bir iletişim kampanyası yürütüldüğü görülmektedir. Bu yayınların bir kısmının doğruluğu teyit edilmemiş iddialara dayandığı ve Repkon hakkında yanıltıcı bir algı oluşturmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan ABD’de alınan bir mühimmat tedarik kararı üzerinden yapılan bazı haberlerde de Repkon’un doğrudan satış gerçekleştirdiği veya sürecin karar vericisi olduğu yönünde bir izlenim oluşturulmuştur. Oysa söz konusu süreçte Repkon’un herhangi bir talebi, kararı veya satış işlemi bulunmamaktadır.

Uluslararası basında yer alan bu tür içeriklerin bazı yerli medya kuruluşları tarafından sorgulanmadan tekrar edilmesi ve şirketimizin doğrudan hedef gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur. Doğruluğu teyit edilmemiş iddialarla şirketimizi ve çalışanlarımızı hedef alan yayınlar yalnızca kurumumuzun itibarına zarar vermektedir.

Repkon Grubu, gerçek dışı iddialar içeren ve şirketimizin itibarını zedeleyen yayınları yakından takip etmekte olup gerekli hukuki adımları atma hakkını saklı tutmaktadır."

Güncellenme Tarihi : 8.3.2026 12:02

İLGİLİ HABERLER