KAYNAK : Haber Vitrini
Bülent Arınç. Manisa Milletvekili. AK Parti'nin en güçlü isimlerinden. 1982 Anayasası'nın kabulünden bu yana ilk kez birinci turda büyük bir çoğunlukla Meclis Başkanı seçildi. Bir gün sonra ise NATO toplantılarına katılmak üzere Prag'a giden Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in uğurlama törenine, başörtülü eşiyle birlikte katıldı ve bu nedenle bazı çevreler tarafından yoğun eleştiri aldı. TBMM Başkanı Bülent Arınç, AKŞAM Gazetesi Ankara Temsilcisi Nuray Başaran'a önemli açıklamalarda bulundu.
Görüşme nazik geçti
• Efendim, sondan başlamak istiyorum. Geçen hafta Genelkurmay Başkanı ve komutanlar hayırlı olsun ziyaretinde bulundular. Komutanlar içeride 3 dakika kaldı. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bizden randevu talebinde bulundular. Sağolsunlar geldiler. Basının içeri alınmamasını ben rica ettim. Sadece Meclis fotoğrafçısı olayı görüntüledi. Oturduk, Genelkurmay Başkanı tebriklerini dile getirdiler. Karşılıklı iyi temenniler aktarıldı. İkramda bulunmak istedim. Genelkurmay Başkanı oruçlu olduklarını söylediler. Böyle olunca diğer komutanlar da bir şey istemediler. Karşılıklı başarılar dilendi. Sonra Genelkurmay Başkanı o gün MGK toplantısı olduğunu, hükümetin ilk MGK'sı olduğunu söylediler ve izin aldılar. Kendilerini uğurladım. Daha sonra televizyonlarda yer alan yorumları dinledim ve utandım. Görüşmenin ayakta geçtiği söylenince de fotoğrafları gazetelere verdim. Çünkü böyle bir şey sadece beni üzmez komutanları da rencide eder. Sonra bir gazetede 'Oturmuşlar ama el sıkışırken çektirmemişler' sözleri yer aldı. Çok ayıp bir şey bu. Bakın bu fotoğraflar da burada, Komutanların elini tek tek sıktık ve kendilerini uğurladık. Bu fotoğraflar da var ama şimdi bu fotoğrafları da dağıttırmak bir şeyi ispat ediyor durumuna neden olur. Ben daha önce dedim. Ben Meclis Başkanıyım, onlar bu milletin ordusunun gözbebeği insanlar. Kim kime tavır koyacak ve kim kiminle kavga edecek ? Bu tür bir gayretin içinde olmadım ve bundan sonra da olmam.
Artık vazgeçsinler
• Bir de eşinizle gittiğiniz o uğurlama töreninden sonra birçok şey yazıldı çizildi. Kamusal alana bilinçli olarak başörtülü eşinizi getirdiğiniz iddia edildi. Şimdi açık olarak sormak istiyorum. Siz Cumhuriyetin temel ilkelerine karşı mısınız ? Laiklik konusunda ayrı mı düşünüyorsunuz ve eşiniz onun için mi geldi oraya ?
Bu soru için teşekkür ediyorum. Sorunun iyi niyetle sorulduğuna inanıyorum. Çünkü bunu bir de kasıtlı olarak soranlar var ve onlar için bir cümle söylemek istiyorum. Artık bunlardan vazgeçsinler. Yani bu tür sorularla, yanlış anlamalara neden olabilecek sorularla hiçbir şey çözülmez. Biz bu makamlara geldik, her millet evladı bu makamlara gelebilir, herkesin önü açık. Ben Cumhuriyet çocuğuyum ve benim dini inancım da zaten Cumhuriyet'in en iyi rejim olduğunu söylüyor.
Burada bir çelişki içinde değilim. Dolayısıyla Cumhuriyet'in temel ilkelerine sahip çıkmak benim görevimdir. Sosyal olma vasfının, laik olma vasfının ve demokrat olma vasfının şartları budur. Dolayısıyla bu vasıfları hiç kimse keyfi olarak yorumlayamaz, kendine yontamaz, bunların evrensel tarifleri vardır. Bu kuralların içeriği doldurulmuştur, laik devlet denince ne anlaşacağı en azından 1982 Anayasası'nda bu ilkenin gerekçesinde gösterilmiştir ve biz de ona bağlıyız.
İzin almadım
• Tartışılan bir konu daha var. Sizin eşinizle Cumhurbaşkanı'nı uğurlamaya giderken izin aldığınız yönünde. Cumhurbaşkanı'ndan uğurlama töreni öncesi izin aldınız mı ?
Kesinlikle böyle bir şey düşünmedim ve böyle bir şey mümkün değil. Ben Meclis Başkanı'yım ve Sayın Cumhurbaşkanı'nı karşılamak ve uğurlamak benim görevim. Eşiyle birlikte giderken eşimle birlikte kendilerini uğurlamanın hem nezaket açısından, hem de insani açıdan çok doğru olduğuna inanıyorum.
Benim eşimin yıllardan beridir taşıdığı başörtüsüyle böyle bir uğurlama törenine katılarak kimseyi de rahatsız etmediğine inanıyorum. Evet birkaç kişi kafalarında skolastik düşüncelerle bunun yanlış olduğunu söylüyorlar ama ne uğurladığım kişilerden ne orada bulunan kişilerden ne de daha sonra kendisiyle görüştüğüm kişilerden kesinlikle bu iş yanlış oldu şeklinde bir beyan duydum. Bu, Türkiye'de çok az ama etkilerini biraz daha büyütmeye çalışan çevrelerin dedikodularıdır.
• Bundan sonraki karşılama ve uğurlama törenlerine eşiniz katılacak mı ? Mesela 15 Aralık'ta Hindistan'a gideceksiniz?
Şimdi ben Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu tür dedikodulardan ne kadar rahatsızlık duyduğunu açıkça biliyorum. Çünkü O çok saygın kişinin bu tür insani ilişkilerin dışında bile özellikle rahatsız edilmemek zorunda olduğuna inanıyorum. Ben 'görevimin gereğini yapacağım' dedim. Yaptığım bu iş birtakım sıkıntılara neden olacaksa ve gündemi sadece bu oluşturacaksa bunu yapmayabilirim. Sayın Cumhurbaşkanı'ndan izin isterim sadece bu dedikoduların arkasının kesilmesi için, Türkiye'nin gerçek gündemine dönmesi için eşimden de rica ederim ve bunları erteleyebilirim.
Ziyaretler iptal edilir
• Bunu Cumhurbaşkanı'na ilettiniz mi ?
Hayır iletmedim. Eşimin karşılama ve uğurlama törenlerine katılmamasının kendilerini üzmeyeceğine inanırsam, belki de sorarım ve ona göre hareket ederim. Bu sadece Cumhurbaşkanı ile sınırlı değil. Eşimle birlikte gitmeyi düşündüğüm yerlerde bu tür dedikoduların bu tür yaygaraların arkası kesilmeyecekse bir süre bu ziyaretleri iptal ederim. Ve bunu sadece Türkiye'nin iyiliği ve Türkiye'de gündemi değiştirmemek adına yaparım. Yani bir kısım medya bütün işi gücü bırakıp benim eşimin başörtüsüyle uğraşacaksa, dikkatleri oraya çekecekse bu yanlış olur. Eskiler güzel söylemiş;
her söylediğin doğru olsun ama her doğruyu söylemek de hakkın değil.
(Akşam)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:49