BAHÇELİ: GÜLEN'E SAYGIMIZ GİTTİKÇE AZALIYOR!
ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Türkiye genelinde referandum analizleri yapılmadan bazı kamuoyu araştırma kuruluşlarının daha önceki açıklamaları doğrultusunda MHP'yi, referandumda 'hayır' oylarından dolayı Türk siyasi hayatında mahkum etmeleri çok doğru ve sağlıklı olmamıştır. MHP'nin, bu yönüyle bir oy kaybına büyük oranda uğradığı kanaatinde değiliz'' dedi.
Bahçeli, Sheraton Oteli'nde basın toplantısı düzenledi.
Referandumdan sonra partisine karşı ''aşırı eleştirilerde bulunulduğunu'' ifade eden Bahçeli, bu eleştirilere katılmadığını belirtti. Bahçeli, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için bu toplantıyı düzenlediklerini kaydetti.
Bahçeli, toplantıya katılan basın mensuplarından da merak ettikleri konuları sormalarını istedi.
MHP lideri Bahçeli, bir basın mensubunun ''referandumda MHP'nin oy kaybettiği'' yönündeki eleştirilere ilişkin sorusunu yanıtlarken, partisinin ''sabırlı ve soğukkanlı'' olduğunu, ani değerlendirmelerde bulunmadığını, sonuçların geniş kapsamlı olarak ele alındığını vurguladı.
Bahçeli, bu hafta sonu Merkez Yönetim Kurulu ve il başkanlarının katılımıyla geniş kapsamlı bir referandum değerlendirme toplantısı yapacaklarını belirtti.
YSK'nın referandum yasaklarını 21.30'da kaldırmasının planlandığını ancak 19.30 gibi sonuçların açıklanmaya başladığını ve partisine ilişkin ''Doğu bölgelerinde oy alamadığı, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde oy kaybettiği, muhtemel bir genel seçimde ise barajı geçemeyeceği'' yönünde iddialarda bulunulduğunu anımsatan Bahçeli, hem referandum günü geç saatlere kadar hem de sonrasındaki günlerde partisine yönelik bir linç kampanyasının başlatıldığını söyledi.
Bahçeli, YSK'nın sonuçları tam olarak açıklamadığı bir sürede bu tür eleştirilerde bulunulmasının anlamlı olduğunu ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, açık hava toplantılarında, özellikle de İstanbul mitinginde ''referandumdaki oyların partilere değil, değişikliğe yönelik olduğunu'' belirterek, ''AK Parti'nin bir güven oylamasına muhatap olmadığı ve referandumun da bir AK Parti projesi olmadığı'' yönünde açıklamalarda bulunduğunu anımsatan Bahçeli, ''Başbakan ile çok sıkı fıkı olan bazı kişilerin'' ilk sonuçların ardından, oy pusulası üzerinden partisinin yüzde 6-7 oy oranına sahip olduğunu ileri sürmelerinin talihsizlik olduğunu bildirdi.
''Hayır'' pusulasının üzerine nereye oy vurulursa CHP'ye yazıldığı, nereye vurulursa MHP'ye yazıldığını anlamanın zor olduğunu ifade eden Bahçeli, değerlendirmelerin bilimsel olmadığını savundu.
YSK'ya çağrıda bulunan Bahçeli, kısa süre içerisinde köy ve mahalle bazında sandık sonuçlarının açıklanmasını istedi.
Bahçeli, bu sonuçların da bir önceki herhangi bir seçimle karşılaştırılması gerektiğini söyledi.
''Türkiye genelinde bu analizler yapılmadan bazı kamuoyu araştırma kuruluşlarının daha önceki açıklamaları doğrultusunda MHP'yi, referandumda 'hayır' oylarından dolayı Türk siyasi hayatında mahkum etmeleri çok doğru ve sağlıklı olmamıştır'' diye konuşan Bahçeli, partisinin ''bu yönüyle bir oy kaybına büyük oranda uğradığı kanaatinde olmadıklarını'' bildirdi.
Bahçeli, MHP'nin konumunun ne olduğunun yakından görülmesi için erken seçime gidilmesinin şart olduğunu, böylece MHP'nin Türk siyasi hayatında ne ölçüde yer aldığının görülebileceğini kaydetti.
''MHP'NİN TASFİYESİ İSTENİYOR''
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, '' İki partili bir rejime gidilmesi için çalışma yapılıyor. Bir anlamda MHP'yi kurban etmeye çalışan bir anlayış var. Partimize karşı tasfiye hareketi var''dedi.
Bahçeli, Sheraton Oteli'nde referandum sonuçlarını değerlendirdiği basın toplantısında, Türkiye'nin 1984 yılından bu yana bölücü terör örgütüyle mücadele ettiğini söyledi.
PKK'nın siyasallaşması için yeni yol haritaları ortaya çıktığını belirten Bahçeli, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın başkanlığında yapılan açılım projesiyle bu sorunun daha da derinleştiğini savundu.
Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın referandum sonuçlarının açıklandığı gece yaptığı açıklamada, daha geniş anayasa değişikliği için TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'ya görev vermesinin düşündürücü olduğunu ve MHP'nin haklılığını ortaya çıkardığı kaydetti.
''Gelişmeler karanlık bir döneme girdiğimizin işaretidir'' diyen Bahçeli, referandum sürecinde de Hükümetin hazırlamış olduğu anayasa paketindeki 26 maddeden HSYK ve Anayasa Mahkemesindeki değişikliklere karşı çıktıklarını vurguladı.
Bu değişikliklerin Türkiye'nin hayrına olmadığını savunan Bahçeli, haklılıklarının önümüzdeki günlerde ortaya çıkacağını belirtti.
PKK ile işbirliği, diyalog, anlaşmalar, söz vermelerin olduğu bir sürecin başlayacağını iddia eden Bahçeli, bu sürecin 2011 seçimlerinden sonraya bırakıldığını öne sürdü.
AK Parti Hükümetinin, yüksek tansiyonla halk üzerinde baskı kurmaya çalıştığını savunan Bahçeli, Hükümetin üçüncü kez iktidara gelmeyi amaçladığını söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın ''hayır'' oyu verenleri referandum öncesinde mitinglerde açıkladığını kaydeden Bahçeli, ''evet'' oyu verenleri de referandum sonrasındaki teşekkür açıklamasında dile getirdiğini belirtti.
Bahçeli, Başbakan'ın, teşekkür ettiği isimleri sıralarken ''bağımsız ülkücüler'' diye niteleme yaparak ülkücülere de şirin görünme gayreti içinde olduğunu ifade etti.
Türkiye'de, siyasi istikrarsızlık dönemlerinde bazı söylemlerin ortaya çıktığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti:
''Yeni bir siyasi kavram Türkiye'ye yerleştirilmiştir. Zaman zaman istikrarsızlıkların derinleştiği yeni siyasi oluşumlardan bahsedilir. Ama bu süreçte Ankara'nın dışına çıktığınız zaman sınırlı sorumlu kooperatifler görülecektir. Şu anda sınırlı sorumlu siyasi kooperatifler kendini göstermiştir. Saadet Partisi, BBP, diğer partiler ile 'sınırlı sorumlu AKP siyasi kooperatifi' kuruldu. Başbakan'ın teşekkürünün özü budur.
Bu arada referandum sonucunda bizim yıkım dediğimiz Hükümetin açılım politikası güvenoyu almıştır. Bunu Saadet Partisi, BBP, HAK-PAR, Kürt aydınları, bağımsız ülkücüler, TOBB, Hak-İş, Memur-Sen, okyanus ötesi, sivil inisiyatif ve diğer STK'lar desteklemişlerdir ve bunlar açılıma güvenoyu vermiştir. 8 yıllık AKP Hükümeti, PKK'nın siyasallaşması süreci, yolsuzluk gibi sıkıntıların yaşandığı bir süreçte güvenoyu almıştır.''
-''MHP'YE KARŞI HAKSIZ TUTUM...''-
Bir gazetecinin ''Referandum sürecinden sonra CHP'nin tabanı genişliyor, MHP'den CHP'ye büyük oy kayışları var. Bu konuda CHP Genel Başkanının da bir açıklaması var. Neler düşünüyorsunuz?'' sorusuna Bahçeli, şu yanıtı verdi:
''Bir takım gazeteciler, köşe yazarları, MHP'ye karşı haksız bir tutum sergilediler. Referandum sonrasında MHP'nin oy oranlarını bir anda yüzde 10'un altında gösterme hevesleri var. Bu çok haksız ve yanlış bir propagandadır. Referandumda 'evet' ya da 'hayır' oyu almış partilerin amblemi var mıdır? Aldıkları oy oranları var mıdır? Bunu sormak istiyorum. Yeni bir süreç başlamıştır. İki partili bir rejime gidilmesi için çalışma yapılıyor. Bir anlamda MHP'yi kurban etmeye çalışan bir anlayış var. Partimize karşı tasfiye hareketi var. Bunu Milliyetçi Hareket Partililer ve ülkücüler görecektir. Türk milleti görecektir. Önümüzdeki seçimler çok daha farklı sonuçlanacaktır. Geçmişte de bu gibi uygulamalar olmuştur. 12 Eylül sonrasında da Türkiye'de siyasi rejimin yeniden yapılandırılması için bir sürü organizasyon yapılmış ama hiçbiri amacına ulaşamamıştır. Türk milleti, gerekli hassasiyeti, doğru kararı verme bilincindedir.''
BAHÇELİ'DEN ''GÜLEN'' TEPKİSİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''MHP'nin genel başkanlık makamı bir tarikatın, bir cemaatin siyasi sesi, siyasi odağı haline gelemez'' dedi ve ''Eğer bir cemaate ya da tarikata bağlı, kendi inanç sistemini yaşayan bir parti mensubumuz, o cemaatin siyasallaşma süreci paralelinde hareket etmeye başlarsa MHP ile ilişkisi kopmuş demektir'' görüşünü dile getirdi.
Bahçeli, Sheraton Oteli'nde referandum sonuçlarını değerlendirdiği basın toplantısında, bir gazetecinin sorusu üzerine, MHP olarak sabahlara kadar Türkiye için kafa yorduklarını, her şeyi gözden geçirdiklerini söyledi.
Partisinin Türkiye'yi kucakladığını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye'de bir sosyal kurum olarak inanç temelinde var olan cemaat ve tarikatlara karşı kendi elemanlarını kısıtlayan, sınırlandıran, uzak tutan bir anlayışa sahip değiliz. MHP'ye gönül vermiş arkadaşlarımız inanç temelinde bu tür ilişkiler içerisinde bulunabilir. Buna bugüne kadar da hiç bir müdahale olmamıştır ancak MHP'nin genel başkanlık makamı bir tarikatın, bir cemaatin siyasi sesi, siyasi odağı haline gelemez. Buna dikkat etmek lazım.
İkinci olarak eğer bir cemaate ya da tarikata bağlı, kendi inanç sistemini yaşayan bir parti mensubumuz, o cemaatin siyasallaşma süreci paralelinde hareket etmeye başlarsa MHP ile ilişkisi kopmuş demektir. O zaman MHP'nin ilkeleri, kuralları, parti tüzüğü programı dışında bir başka odağın yönlendirmesiyle, toplumda siyasi kanaatlerini inanç sistemleriyle karıştırarak uygulamaya başlamış demektir, ki biz bunu kabul etmiyoruz.
Türkiye'de bu inanç kurumları veya toplumu saygı duyduğu bir takım manevi şahsiyetler, ne kadar siyasetten kendisini arındırırlar ise, ne kadar bir siyasi partinin yanında gözükme gibi bir hataya düşmezler ise, Türkiye'ye çok daha büyük hizmet etmiş olurlar kanaatindeyim.''
Bazı MHP'lileri ''evetçi, politikanın unsurları'' olarak niteleyen Bahçeli, şöyle konuştu:
''O bakımdan bizim içimizde bazı arkadaşlarımız, Fethullah Gülen grubuyla, ilişkileriyle, artık 'evetçi' bir politikanın unsurları haline gelmişlerdir bunu da bazı gazetelerde sürekli yazdıklarını görüyoruz, bazı televizyonlara çıkartılmak suretiyle oralarda konuşturulduklarına şahit oluyoruz, bunlar önemli sayıda değillerdir.Onun için geçmiş dönemlerde de bir sözümü tekrarlamak istiyorum; bu bir büyüklük kompleksiyle söylenen değil MHP'nin gerçeğiyle hareket eden bir anlayıştır; 'Bir dağa bir serçe konsa dağ ne kazanır, bir dağdan bir serçe kalksa dağ ne kaybeder?'. Bu görüşü iyi değerlendirmekte yarar var.
O bakımdan tabi bizim düşüncemiz veya birilerine tavsiyemiz olarak söylemiyorum; Fethullah Gülen grubuna karşı Milliyetçi Hareket Partisi insanlarının, zannediyorum saygısı gittikçe azalmaktadır. Bu konuyu dikkate alırlarsa kendileri için de yararlı olur diye düşünüyorum.''