Gündem
  • 29.4.2002 11:45

BAKAN GAYDALI: "NÜKLEER ENERJİDEN YARARLANMALIYIZ"

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA- Devlet Bakanı Edip Safder Gaydalı, Türkiye'nin, nükleer enerjiden yararlanması gerektiğini belirterek, nükleer teknolojinin tanıtımının sosyo-politik uyum için bir zorunluluk olduğunu söyledi. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın katkılarıyla düzenlediği ''Nükleer Teknoloji, Politikaları ve Ekonomi'' semineri, TBMM Senato Salonu'nda başladı. Gaydalı, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, nükleer enerjinin, elektrik üretimindeki devamlılık, diğer enerji kaynaklarına göre çok daha uzun vadede ucuz yakıt teminini sağlayan rezervleri ve ucuz enerji arzı imkanlarına sahip olmasından dolayı enerji üreticilerinin vazgeçemeyeceği en önemli seçenek olduğunu vurguladı. Türkiye'nin elektrik enerjisi talebinin 2010 yılında 287 milyar, 2020 yılında 567 milyar kilowaat saat olacağına işaret eden Gaydalı, şöyle devam etti: ''Talepteki bu artışla birlikte, 2000 yılında enerjisinin yüzde 34'ünü kendi kaynakları ile karşılayan Türkiye'nin, üretim imkanlarının çok üstünde gelişen talep artışı nedeni ile üreteceği enerjiye 2010 yılında yüzde 29, 2020 yıllında ise yüzde 26 yerli katkı sağlayabilecektir. Bu oranda dışa bağımlılık, önlem alınmasını gerektiren kritik bir durumdur ve bu yerli üretimle karşılanma oranlarının çok daha üst düzeylere çıkaracak enerji üretim politikalarının geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.'' İthal fosil yakıtlı termik santrallara ağırlık kazandırılması halinde çevre, insan sağlığı ve özellikle dünya atmosferine ilişkin çözümleri imkansız sorunların daha da artacağını vurgulayan Gaydalı, bunun bilincinde olan Türkiye'nin nükleer enerji üretimini önemli bir seçenek olarak gördüğünü, son teknolojik yeniliklerle donanmış nükleer güç santrallarının kurulması çalışmalarına önem verdiğini bildirdi. Gaydalı, Türkiye'nin, bundan 150 sene öncesine kadar enerji fukarası olan ülkelerden enerji teknolojileri transfer etmesinin düşündürücü bir eksiklik olduğunu da ifade ederek, üniversite veya diğer bilim kuruluşlarının bünyesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile TÜBİTAK'ın destek ve katılımları ile teknoloji ve bilim merkezleri kurulmasını önerdi. Nükleer teknolojinin tanıtımının sosyo-politik uyum için bir zorunluluk olduğunu belirten Gaydalı, ''Türkiye, diğer enerji üretim teknolojileri ile karşılaştırıldığında, yakıt miktarlarında, teknolojisinde ve güvenilirlikte, dünyanın diğer doğal kaynaklarını korumada, çevreyi korumada, devamlı ve aynı düzeyde enerji üretmede ve birim enerji maliyetindeki üstünlüğü nedeni ile nükleer enerjiden yararlanmalıdır'' diye konuştu. YİĞİTGÜDEN'İN KONUŞMASI Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Yurdakul Yiğitgüden de nükleer santrallarda meydana gelen kazaların, dünyada bu enerjinin kullanımındaki artışı büyük ölçüde engellediğini anlatarak, şu anda dünyada sadece Uzakdoğu ülkelerinin ağırlıklı olarak nükleer enerjiyi tercih ettiklerini söyledi ve bunları Çin, Japonya ve Kore olarak sıraladı. Avrupa ve batılı sanayileşmiş ülkelerde ise bir düşünme sürecinden geçildiğini kaydeden Yiğitgüden, bu duraklamanın daha sofistike santrallerin geliştirilmesine engel oluşturduğunu bildirdi. Akkuyu Nükleer Santralı yapımının 25 Temmuz 2000 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla elverişli koşullar oluşturuluncaya kadar ertelendiğini hatırlatan Yiğitgüden, Türkiye'nin 10 yıllık projeksiyonlarında nükleer enerjinin yeralmasının çok mümkün gözükmediğini söyledi. Bunda inşanın uzun sürmesi, dünyanın şu anda bir arayış içinde olması ve global ısınma gibi etkenlerin rol oynadığını anlatan Yiğitgüden, önümüzdeki dönemde tüm dünyada olduğu gibi nükleer programla ilgili olarak Türkiye'de de çok yoğun tartışmalar yapılacağına işaret etti. Yiğitgüden, başarılı bir nükleer program hazırlanabilmesi için işe başlanmadan evvel ciddi hazırlık yapılması, yerli sanayinin katılımı için gerçekçi bir hedef belirlenmesi ve proje uygulamasının da takibinin gerektiğini vurguladı. BİROL'UN KONUŞMASI TAEK Başkanı Erdener Birol da kurumun tarihçesi, yapısı ve görevleri hakkında bilgi verdi. Birol, nükleer santral yapımına karar verilmesi halinde bunun kuruluş ve işletme lisansının TAEK tarafından verileceğini anlattı. Türkiye'ye komşu ülkelerde bulunan nükleer santrallarda meydana gelecek kazaların etkilerinin sanki Türkiye'de meydana gelmiş gibi görüleceğini anlatan Birol, bu nedenle Trakya, Karadeniz kıyıları ve Ermenistan sınırında, atmosferdeki radyasyon seviyesindeki artışta alarm verecek dedektörler bulunduğunu söyledi. Birol, böyle bir durumda hazırlanmış planların uygulamaya konularak gerekli önlemlerin alınacağını bildirdi. Birol, radyasyon güvenliği mevzuatı açısından da Türkiye'nin mevzuatının yüzde 98'in üzerinde AB ülkeleri ile uyumlu olduğunu söyledi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:41

İLGİLİ HABERLER