Ekonomi
  • 20.5.2002 07:59

BANKA BİLANÇOLARINI IMF DE DENETLEYECEK

KAYNAK : Haber Vitrini İSTANBUL- Üçlü denetimden sonra haziran başında açıklanması beklenen banka bilançoları Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından da denetlenecek. Bankaların sermaye yeterlilik rasyoları açısından büyük önem taşıyan bilançoların IMF tarafından da denetlenmesinin parayı veren onlar olduğu için doğal görülmesi gerektiğini bildiren Turkish Bank Genel Sekreteri Tuğrul Belli, "Bu işin biraz aceleye getirildiğini düşünüyorum. Çünkü IMF ve Dünya Bankası’nın baskısı var" dedi. Bilançoların açıklanmasından sonra bankalardan üç hafta gibi kısa sürede sermayelerini artırmalarının isteneceğini belirten Belli, IMF ve Dünya Bankası’nın "Dizginler elimizdeyken bu işi haledelim" mantığıyla hareket ettiğini söyledi. Bu baskılar nedeniyle bankaların sermayelerinin güçlendirilmesi operasyonunun aceleye getirildiğini ifade eden Belli, "Burada aceleci değil kararlı olmamız gerekiyor" diye konuştu. Acele edilmesinin yine Türk toplumuna yüklü maliyetler çıkartacağını belirten Belli, "Bazı şeyleri zamana yaymak gerekiyor. Belki devletin güven kaybı yüzünden böyle hareket ediliyor ama kararlılık başka şey acelecilik başka" dedi. Acele iş maliyet yaratır Belli, "İki hafta içinde sermaye eksikliğinin tamamlanması veya bankaların devredilmesi ya da satılması gibi olaylara girişilirse milli bankacılığımız iyice bitmiş olur" dedi. Sektörün buna itilmesinin yanlış olacağını vurgulayan Belli, şöyle konuştu: "Eğer bunu acilen isterseniz sonunda sektör tamamen yabancıların eline geçer. Üzücü olan şu, yabancılar kendilerini korumacı bir sistem ile geliştirmişler. Biz kendimizi korumacı olmayan bir sistem ile dağıtarak yabancılara teslim ediyoruz." Sektör koruma ile büyür Batı ülkelerinde bankacılığın devlet tarafından korunduğunu bildiren Belli, "Bu pek gösterilmiyor ama var. İngiltere’de bankacılıkta son 15 yıldaki sermaye getiri oranı her yıl yüzde 15 ile 20 arasında. Bu çok yüksek bir oran. Yüzde 5 veya 6 olur. Eğer bu oran yüzde 20 ise demek ki sektörde korumacılık var. Böyle büyük bir getiri varsa başkaları da girer. O zaman da getiriler düşer" dedi. Batı’da korumacılığın, bankacılığın büyümesinin ülke ekonomisine sağladığı katkı nedeniyle önemsendiğini bildiren Belli, Avrupa’da bankaların halka açık olmaları nedeniyle paranın banka patronlarının cebine değil halkın cebine gittiğini söyledi. Operasyonla iş bitmiyor Operasyonla birlikte bankacılığın ileriye doğru iyi bir yola girdiğinin söylenemeye-ceğini kaydeden Belli, bankacılıkta yönetişimin önemli olduğunu belirtti. Belli, "Yöneticilerin görevlerinden sorumlu tutulmaları için kanun çıktı. Ancak diğer bir önemli konu da bankaların diğer sanayi işlerinden çıkarılarak sadece bankacılık yapmalarıdır" dedi. Sermaye için zaman gerek 31Aralık 2001 sonuçlarının bankalara yardımcı olabilecek bilançolar olarak çıkartılmasının orta yolun bulunmasında yararlı olacağını belirten Belli, "Bankalara ağır karşılıklar ayırmadan sermaye eksikliklerini tamamlamaları için bir takvim sunulabilir. Sermayeyi 2 yıl gibi bir sürede her üç ayda bir belli rakamda artırmayı sağlayan anlaşmalar yapılabilir" dedi.(Milliyet) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:54

İLGİLİ HABERLER