"Bu fotoğrafla CHP tarihine kara bir leke daha kazınmıştır''
Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, Gazeteci Cüneyt Ünal'ın Suriye'den Türkiye'ye getirilmesine değindi. Kendilerinin Mısır'da temaslarda bulunurken, Gazze ve Filistin konusunda istişareleri yaparken, Suriye'de kanlı rejimin 3 aydır hukuksuz şekilde eline tuttuğu Ünal'ın teslim edildiğini büyük bir memnuniyetle öğrendiklerini belirten Erdoğan, ancak diğer gazeteci Bashar Kaddumi'nin ise hala Suriye'de bulunduğunu ve akıbetinin belli olmadığını hatırlattı.
Erdoğan, ''Buradan Gazeteci kardeşimiz Cüneyt Ünal'a ailesine ve arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şunu da söylüyorum, birkaç kez telefonla aradım. Ulaşamadığım için kendisine bu dileklerimi iletemedim. Buradan bunu da iletmiş oluyorum. Çünkü bunu da speküle ederler. Kimlerin speküle edeceğini de siz biliyorsunuz. Henüz serbest bırakılmamış olan gazeteci Kaddumi'nin de bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını, ailesiyle kucaklaşmasını temenni ediyor. Bu yöndeki girişimimizi de uluslararası camiada kararlı bir şekilde sürdürüyoruz'' dedi.
CHP heyetinin bu konudaki girişiminin farklı şekillerde değerlendirilebileceğine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Biz insani her türlü girişimi, katkıyı memnuniyetle karşılarız. Bu işin bir boyutudur. Ancak esir gazeteci daha Türkiye'ye ulaşmadan CHP heyetinin Şam'da Beşşar Esat ile çektirdikleri hatıra fotoğrafının Türkiye'ye ulaşmış olması son derece manidardır. Aynı şekilde bu hadisenin ardından CHP'nin yandaş medyasında bir kez daha Esed'i göklere çıkaran Esed'i öven, kurdu adeta kuzu gibi gösteren yayınların yapılması da aynı derecede manidardır. Bu olayın Esed'in piar çalışmasına dönüştürülmesi kanlı Esed rejimine yönelik imaj operasyonuna çevrilmesi adeta bir siyasi şov haline getirilmesi, üzüntü vericidir. Aziz milletim çok iyi biliyor ama ben burada bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. CHP'nin tarihi boyunca her zaman eli kanlı zalim diktatörler nezdinde mutlaka bir itibarı olmuştur. CHP, Hitler'e övgüler dizen, Hitler'in doğum gününü kutlamaya heyet gönderen bir partidir. CHP, Mussolini'yi öven, bizzat İnönü eliyle Türkiye'den faşist İtalya'ya selam götüren bir partidir. CHP, Hitler'in savaşı kaybetmesinin ardından yönünü Stalin'e çeviren, Stalin'e yaranmak için Türkiye'ye sığınan, altını çiziyorum, burası çok önemli, 150 kadar Azeri kardeşimizi kurşuna dizileceklerini bile bile Stalin'in askerlerine Boraltan Köprüsü'nde teslim eden bir partidir.''
-''Adresi şaşırdılar''-
CHP'nin, şimdiki Genel Başkanı döneminde, ''Gazze abluka altındayken, Gazze bombalar altındayken, İsrail'e selam gönderen, İsrail'e yaranmaya çalışan bir parti olduğunu'' ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İşte aynı CHP bugün de 21. yüzyılın kanlı diktatörüyle kendi halkının oluk oluk kanını akıtan Beşşar Esed ile hatıra çektirmekten kaçınmamıştır. Aylar önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na İsrail'e gidip arkasına Gazze'yi alıp orada bir hatıra fotoğrafı çektirmesini tavsiye etmiştim, hatırlarsanız. Adresi şaşırdılar. Gittiler Şam'da eli kanlı bir diktatörün sağına soluna dizilip hatıra fotoğrafı çektirdiler. Bu fotoğraf bir utanç vesikasıdır. Bu fotoğrafla CHP tarihine kara bir leke daha kazınmıştır. Bakın diktatör Esed'in elinden kurtulan gazeteci 3 ay boyunca maruz kaldığı insanlık dışı muameleyi anlatıyor. Öyle mi- 3 ay hücrede kaldığını, 3 ay kimseyle konuşamadığını, 3 ay patates ve ekmekle beslendiğini söylüyor. Gazeteciye bunu yaşatan sanki farklı biriymiş gibi CHP heyeti hiç utanmadan, sıkılmadan işkenceci başıyla hatıra fotoğrafı çektiriyor. Yetmiyor bir de bu işkenceci başına övgüler diziyor, göklere çıkartıyor. Suriye'nin eli kanlı diktatörü Beşşar Esed, CHP'yi adeta parmağında oynatarak, CHP'yi kullanarak Türkiye kamuoyuna mesajlar gönderebiliyor.
Daha bir kaç hafta önce CHP'nin bir grup başkanvekili, Meclis kürsüsünde aslanlar gibi kükreyerek 'Esed'in canı cehenneme' diyordu. Birkaç daha sonra kendi milletvekilleri gittiler, 'canı cehenneme' dedikleri o diktatörle hatıra fotoğrafı çektirdiler. O zaman beraber gidecekler demek. Herhalde beraber gidecekler.''
-''CHP'yi milli duruş sergilemeye çağırıyorum''-
CHP'ye, CHP'ye oy ve gönül vermiş insanlara bir hatırlatma yapmak istediğini belirten Erdoğan, ''Türkiye ile Suriye'nin gayrimeşru yönetimi arasındaki sorun, kişisel bir mesele değildir. Mesele, Tayyip Erdoğan ile Beşşar Esed arasındaki bir mesele değildir. Tam tersine mesele, Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye'nin gayrimeşru rejimi arasındaki bir meseledir. Bizim uçağımızı uluslararası sularda düşüren, bizim gazetecilerimizi esir alan, sınır ötesi bombalamalar yapan, Türkiye düşmanlarına her türlü desteği yapan, kışkırtan bir fesat odağı bizim ne kadar karşımızdaysa, CHP de o kadar karşısında olmak zorundadır'' diye konuştu.
CHP'nin, sorunun en başından itibaren, kendi halkına olduğu kadar Türk halkına karşı da eli kanlı diktatörün yanında olmaktan, onunla dayanışma içinde olmaktan, Türkiye düşmanlarına kol kanat germekten kaçınmadığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biz Mısır'dan dünyaya seslenirken, Gazze için yüreğimizi ortaya koyarken, biz Sakarya'da ilk milli tankımızın tanıtım törenine katılırken, Suriye'de Şam'da kan içici bir diktatörle hatıra fotoğrafı çektiren CHP'yi ben bir kez daha milletime havale ediyorum. CHP her zaman olduğu gibi ucuz siyaset yaparak bu hadiseler öncesinde Suriye ile tesis etmek istediğimiz işbirliği girişimlerini istismara kalkışacaktır. Hiç kusura bakmasınlar, biz Esed yönetimindeki Suriye ile işbirliği imkanlarını, Suriye halkı ve Türkiye için geliştirmenin mücadelesi içinde olduk. Tarih boyunca görülmemiş bir mücadeleyi verdik bu alanda. Asi Nehri bunun en sembolik, son atılan adımıdır. Tarih boyunca bu çözülmemişti, biz onu da çözdük. Ancak Esed rejiminin kendi halkının taleplerini yerine getirmesi için bu kadar teşvik edici, destekleyici olmamıza, bu tavsiyelerde bulunmamıza rağmen son ana kadar, son raddeye kadar böyle kanlı bir sahnenin ortaya çıkmaması için ciddi mücadele verdik. Esed rejimi kendi silahlarını, kendi halkına doğrulttuğu zaman da biz yine hakkın yanında olduk, haklının yanında olduk ve orada artık ipler koptu. Biz dün neredeysek bugün de oradayız. Dün neyi söylüyorsak bugün de aynı şeyi söylüyoruz, aynı şekilde hakkı savunuyoruz. Buradan CHP'yi de milli duruş sergilemeye çağırıyorum. CHP'yi Türkiye düşmanlarından yana değil, Türkiye'den yana tavır koymaya davet ediyorum.''
-''Suriye iyi gitmiyor, mezhebi savaşa gidiş var''-
Suriye'nin iyi gitmediğini, orada mezhebi savaşa gidiş olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Korkumuz, endişemiz budur. Bunu CHP yönetiminin de iyi değerlendirmesi lazım. Kendi konumunu ortaya koyması bakımından bu da çok önemli. Yarın kendileri de aynı şekilde değerlendirmeye tabi tutulabilirler. CHP'yi tarih boyunca defalarca yaptığı gibi diktatörlerin nezdinde değil, mazlumların, mağdurların, haklının yanında bir kez olsun yer almaya davet ediyorum'' dedi.
Erdoğan, konuşmasının sonunda, yarın beraberindeki bir heyetle Pakistan'ın başkenti İslamabad'a giderek D-8 toplantısına katılacağını hatırlatarak, ''Merhum Necmettin Erbakan hocamızın gayretleriyle teşekkül eden D-8 oluşumunun daha aktif ve daha belirleyici roller üstlenmesi için Pakistan'da 8 ülke olarak bir araya geleceğiz. Ziyaretimiz esnasında Pakistan Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın yanı sıra zirveye katılan tüm liderlerle gerek ikili, gerek üçlü, gerekse toplu olarak görüşmelerimiz olacak. Tabii bu görüşmelerimizde Gazze'yi bir kenara koymamız asla mümkün değil. Bu konu üzerinde de hassasiyetle duracağız'' diye konuştu.
24 Kasım Öğretmenler Günü'nü de kutlayan Erdoğan, tüm öğretmenlere öğrencileri ülkeleri için gösterdikleri gayretlerden dolayı şükranlarını sundu.
Erdoğan'a, grup toplantısı sonrası Meclis'ten ayrılırken, bir üretici özel olarak yetiştirdiği ve üzerinde ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' yazan elmalardan hediye etti. Erdoğan, ayrılmadan önce Meclis'e gelen bazı heyetlerle de fotoğraf çektirdi.
Muhabir: Melda Çetiner
Yayıncı: Kudret Topçu