CEMİL ÇİÇEK : İMRALI OTEL DEĞİL
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın cezaevi şartlarını beğenmeyerek yanındaki 5 mahkumla birlikte eylem kararı almasına tepki göstererek, “Cezaevi uluslararası kurallara uygun olarak inşa edilmiştir. Kimsenin bundan şikayet etme hakkı yok. Orası otel falan değil” dedi.
Ak Parti Bolu İl Gençlik Kolları’nın eğitim seminerine katılmak üzere kente gelen Cemil Çiçek, TEM Paşaköy turnikelerinde partililer tarafından çiçeklerle karşılandı. Bolu Belediye Başkanı AK partili Alaaddin Yılmaz’ı makamında ziyaret eden Cemil Çiçek, partililerle yaptığı yarım saatlik görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cemil Çiçek, terörist başı Abdullah Öcalan ve yanında kalan 5 mahkumun cezaevi koşullarının yetersiz olduğunu iddia ederek eylem kararı alarak ortak görüşe çıkmayacağı haberlerine değindi. Çeçik, “Var mıdır, yok mudur bilemiyorum. İmralı baştan beri F tipi statüsündedir. Türkiye’de statüleri farklı cezaevleri var. Bunların şartları AB standartlarına uygun, cezaevi uluslararası kurallarına uygun olarak inşa edilmiştir. Orada uygulanan hükümler de, bu çerçevededir. Onun için oranın hem şartları mevzuata uygundur, uluslararası standartlara uygundur, hem de uygulanan kurallar dünyada uygulanan kuralların aynısıdır. Kimsenin bundan şikayet etme hakkı yok. Orası otel falan değildir” dedi.
Çetebaşı Öcalan’ın gündemde kalmak için bu tür hareketlerde bulunduğunu belirten Çiçek, şöyle konuştu:
ÖCALAN İLE İLGİLİ ÇOK HABER ÇIKIYOR
“Bunlar gündem oluşturmak için, gündemde kalmak için yapılan söylemlerdir. Bunlara çok fazla cevap verdiğimizde onların propagandasına yardımcı olmuş oluruz. Türkiye ne yapıyorsa doğru yapıyor. Uluslararası hukuka uygun yapıyor. Meseleye böyle bakmak lazım. Onların derdi propaganda yapmaktır. Her gün bir konuyu gündeme getirirler. Hatırlıyorsanız, bir süre evvel ‘Teröristbaşı zehirlendi’ diye dünyada yaygara koparttılar. Bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Başka türlü propaganda yapıyorlar. Bunlara çok fazla yer vermeyin. Bunların maksatları gündemde kalmaktır. Konunun doğru olmadığı, yalan olduğu ortaya çıkar bu seferde başka konu bulurlar. Bu sorulara cevap verdiğimiz sürece varmak istediklere noktaya yardımcı oluyoruz. Kim ne söylerse söylesin, biz kendi bildiğimiz doğruları yapmaya devam ederiz. Bu doğruları yaparken de bu tip kişilerden ya da onların destekçilerinden icazet almak zorunda değiliz. Türkiye konuları kendisi belirler, hükümet olarak da biz kendimiz karar veririz. Türkiye’deki gelişmelerin odağına kendisini koymak maksadındadır. ‘Acaba bir yolunu bulurum da buradan çıkabilir miyim’ diye gece gündüz düşünüp, buna çaba sarf edenler var. Olduğundan fazla terör örgütü ve terörist başı ile ilgili ülkede haber çıkıyor. Bunu şahsen doğru bulmuyorum.”
BU ANAYASA ENİNDE SONUNDA DEĞİŞMEK DURUMUNDADIR
Çiçek, demokratik açılım için Anayasa değişikliğinin şart olup olmadığı şeklindeki soru üzerine Anayasa konusuna dikkat çekti. Çiçek 1982 Anayasası'nın 1980 öncesi şartların zorunluluğuyla bir tepki anayasası olduğunu belirtti. Bu nedenle tartışmaların sürekli varolduğunu beliren Çiçek, bu güne kadar 12'nin üzerinde değişiklik yapılan Anayasa'nın günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyledi.
Çiçek şöyle devam etti:
“Anayasanın değişmesi gerekiyor. 5 madde dışında. İlk üç madde, 4'üncü madde ve 174’üncü madde. Bu 5 madde dışında anayasanın bir bütünlük içerisinde günümüzün değerleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak geniş bir mütabakatta yapılmasında Türkiye için faydaları vardır. Bu anayasa eninde sonunda değişmek durumundadır. Çünkü Türkiye, çağdaşlaşma, modernleşme projesine gidecekse bu anayasa buna imkan vermiyor. Onun için bir toplumsal talep haline de geldi. Biz kendimiz olarak da buna hazırlık yaptık. Maalesef aradan geçen sürede şartlar bu değişikliğe imkan vermedi. Yapısal reformlar yapılamıyorsa bu anayasadandır.”
FİLİSTİN-İSRAİL İHTİLAFI
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirecek olan İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak’a randevu vermemesine de değinen Çiçek, “Uluslararası ilişkilerde biz de İsrail’e gittiğimizde herkesle görüşmüyoruz. Böyle bir gelenek dünyada yok” dedi. İsrail halkına karşı hasmane bir tutumlarının olmasının söz konusu olmadığını belirten Çiçek, “Filistin-İsrail ihtilafı çözülmüş olsa dünyadaki gerilimin bölgedeki sıkıntının büyük bir kısmı ortadan kalkmış olacak. Türkiye insanı mülahazalarda ve barışçıl olarak bölgeye bakıyor. Bizim karşı olduğumuz şey hükümetin, hükümetlerin bundan önceki hükümetin uyguladığı politikalardır. Yoksa onun dışında İsrail halkına farklı tavrımız olamaz. İsrailin son yaptığı, bütün dünyada da ve haklı olarak da Türkiye’de tepki çekti. Türkiye tepkisinde haklıdır. Ama sonuç özürle noktalanmıştır. Meseleyi de o noktada koymak lazım. Herkesin şunu bilmesi lazım: Türkiye millet olarak onurludur, devlet olarak da itibarlıdır. Kimsenin devletimize itibarı ve milletimizin onuru ile oynamaya hakkı yoktur” dedi.
DAVOS ZİRVESİ
Davos zirvesine hükümet nezdinde katılım olup olmayacağı sorusuna ise Çiçek, “Bizden katılan olmayacak. Orası tamamiyle gönüllü isteğe bağlı, katılırsa olur, katılmazsa olmaz. Bir sivil girişimdir. Türkiye’nin katıldığı zamanlar da oldu, katılmadığı zamanlar da oldu” karşılığını verdi.