Gündem
  • 5.4.2026 09:00

Çok can yakacak! Tarım arazisine izinsiz yapı yıkılacak

Artan maliyetlerle boğuşan üretici ve köylü şimdi de “yıkım tehdidi” ile karşı karşıya. Tarım alanlarında izinsiz yapıların yıkılması sadece kaçak yapıları değil, geleneksel usullerle üretim yapan köylünün barınma ihtiyacını ve yerel üretimini durdurma riski taşıyor.

Yeni yıl ile birlikte artan trafik cezaları, beraberinde getirdiği yüksek bedellerle kamuoyunda tartışmaya yol açmıştı. Caydırıcılıktan ziyade vatandaşı ekonomik olarak zorladığı savunulan bu ceza dalgasının ardından, şimdi de tarım arazilerine yönelik hazırlanan yeni düzenleme benzer bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”e göre tarım arazilerinin amaç dışı kullanım talepleri artık Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) üzerinden il müdürlüklerine yapılacak. Gerçek veya tüzel kişiler, arazinin konumuna göre belediyelere, il özel idarelerine veya plan yapma yetkisine sahip diğer kuruluşlara başvurmak zorunda kalacak. Yapılacak arazi incelemelerinde, tarımsal bütünlüğün bozulacağı tespit edilirse talep doğrudan reddedilecek ve konu Toprak Koruma Kurulunun gündemine dahi alınmayacak.

AMAÇ DIŞI KULLANIMIN ÖNÜNE GEÇİLECEK

Büyük ova gibi alanlarda araziler hiçbir surette amaç dışı kullanılamayacak. Ancak alternatif bir alan bulunamaması ve ilgili kurulların uygun görüş bildirmesi şartıyla, son karar merci olarak bakanlık izin verebilecek. Arazi kullanım planlarına aykırı hareket eden bütün yapılar “kaçak” statüsünde değerlendirilecek.

Yönetmeliğin en dikkati çeken maddesi ise yıkım yetkisiyle ilgili. Tarımsal amaçlı yapılarda izin alınması mecburi hâle geliyor. İzinsiz yapıldığı tespit edilen binalar, arazinin eski hâline getirilmesi amacıyla ilgili belediye veya il özel idaresine bildirilecek. Yerel yönetimlerin bir ay içinde yıkımı gerçekleştirmemesi durumunda ise Tarım ve Orman Bakanlığı bizzat devreye girerek yapıyı yıkabilecek veya yıktırabilecek. Ancak düzenleme, endişeleri de beraberinde getiriyor. Özellikle kendi topraklarında basit barınma alanları veya depo yapmak zorunda kalan küçük ölçekli üreticilerin, ağır bürokratik süreçler ve dijital sistemler karşısında savunmasız kalacağı öngörülüyor. Zaten artan girdi maliyetleriyle boğuşan köylü, bir de “yıkım” tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.

Geleneksel usullerle üretim yapan ve sermayesi kısıtlı olan çiftçinin zirai yapılarını kaybetmesi, yerel üretimi durma noktasına getirebilir. Köylünün depo ve ağılların dahi bu “yıkım kalkanına” takılması kırsaldan göçün hızlanmasına sebep olabilir.

Güncellenme Tarihi : 5.4.2026 10:35

İLGİLİ HABERLER