Gündem
  • 12.4.2010 20:17

ENGİN ÇEBER DAVASINDA MÜEBBET HAPİS TALEBİ

İSTANBUL - Engin Çeber'in, Metris Cezaevinde ''işkence ve kötü muamele'' sonucu hayatını kaybettiği iddiasına ilişkin kamu görevlilerinden oluşan 60 sanığın yargılandığı davada, esas hakkında mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Muammer Çalık, 2 sanığın ''işkence sonucu ölüme sebep oldukları'' iddiasıyla, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmalarını talep etti.
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Muammer Çalık, olayda maktul ve müdahillere karşı işlendiği iddia olunan atılı suçların birbirinden bağımsız olarak gelişmesi nedeniyle ayrı ayrı ele alınmasının uygun olacağının anlaşıldığını savundu.
Savcı Çalık, maktul ve müdahillere karşı sanık polis memurları Aliye Uçak, Mehmet Pek ve Abdülmuttalip Bozyel'in ''zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten adam yaralama'' suçunu işlediğini belirtti.
29 Eylül günü saat 21.55 sıralarında maktul ve müdahillerin ceza infaz kurumuna teslim edildiği bu tarihte sanıklardan Yusuf Gayır'ın nöbetçi müdür, Cuma Kaçar'ın sorumlu infaz koruma baş memuru, Turan Günaydın'ın kabul işleminin yapıldığı bloğun koridor sorumlusu, Muharrem Çelik'in de tutanak ve teslim alan mahkum kabul görevlisi olduğunu belirten Savcı Muammer Çalık, sanıkların maktul ve müdahiller üzerinde darp izleri bulunmasına rağmen haklarında doktor raporu düzenlenmeden cezevine kabul işlemleri yaptıklarını, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı ''görevi kötüye kullanma'' suçunu işlediklerinin anlaşıldığını kaydetti.
Suç tarihinde cezaevinde görevli doktor olan sanık Yemliha Söylemez'in gece cezaevinde bulunmadığını ve bir gün sonrasında aralarında maktul ve müdahillerin de bulunduğu hükümlüler hakkında bu kişileri görüp muayene etmeden rapor düzenlediğini ifade eden Savcı Muammer Çalık, sanığın eyleminin idari bir görev olup cezaevine girişleri yapılan hükümlü ve tutukluların muayenesiyle ilgili olduğunu, bu şekilde üzerine atılı ''resmi belge hükmünde belgelerde sahtecilik'' suçunu zincirleme olarak işlediğini ve olayda kamu zararı oluştuğunun anlaşıldığını bildirdi.
Savcı Muammer Çalık, maktul ve müdahillerin cezaevine girdikten sonra da ceza tevkif evlerinin yönetimiyle ilgili tüzük ve iç yönetmelik hükümlerine aykırı olarak sayımda ayağa kalkmayarak direnmeye devam ettiklerini, bu nedenle maktul ve müdahiller Cihan Gün ve Özgür Karakaya'nın bulundukları koğuşta yapılan sayım esnasında ayağa kalkmadıkları, sayım sırasında içeri giren infaz koruma memurlarıyla aralarında tartışma çıktığını, sanıklardan Murat Çise'nin koğuşa ahşap sopa getirerek maktul ve müdahilleri darp ettiğini, diğer sanık Yavuz Uzun'un da bu eyleme iştirak ederek maktul ve müdahillerin üzerine su döktüğünü ve darp ettiğini, sanıkların gerçekleşen eylemlerinin şiddeti, süresi ve işleniş biçimi nazara alındığında AİHM'in 3. maddesinde belirtilen işkence suçunu oluşturduğunun anlaşıldığını söyledi.
Çalık, bu sayımda sanıklardan Fuat Karaosmanoğlu'nun sorumlu müdür, Nihat Kızılkaya'nın ise sorumlu infaz koruma baş memuru olarak görev yaptıklarının, Kızılkaya'nın olaydan haberdar olmasına rağmen yasal gereği yapmadığının, diğer sanık Karaosmanoğlu'nun ise meydana gelen olaydan haberdar olduğuna dair bir delil bulunmadığının, fakat görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmali olduğunun anlaşıldığını ifade etti.
Savcı Muammer Çalık, 7 Ekim 2008 tarihinde maktul Engin Çeber'in sabah sayımına önceki gerekçelerle iştirak etmediğini ve ayağa kalkmadığını, bu nedenle oda içerisinde bulunan infaz koruma memurları Nihat Kızılkaya, Selahattin Apaydın ve Sami Ergazi tarafından tekme tokat ve yumruk vurulmak suretiyle darp edildiğini, bu esnada odada bulunan infaz koruma memurlarından Yılmaz Aydoğdu'nun sanıklardan Nihat Kızılkaya'yı dışarı çıkardığını, odada kalan diğer sanıklar Apaydın ve Ergazi'nin maktule karşı darp eylemlerine devam ettiklerini, Apaydın'ın maktulün yakasından tutarak kafasının arka kısmını duvara ve demir kapıya vurduğunu, diğer sanık Ergazi'nin de yere düşen maktule karşı tekme atmak ve diğer sanıkla birlikte hareket etmek suretiyle maktulü darp ettiğini belirtti.
Sanıklarda Nihat Kızılkaya'nın maktul üzerinde gerçekleştirilen darp eyleminde tekme, tokat atmak suretiyle gerçekleşen eylemle iştirak ettiğinin, maktul üzerinde asıl öldürücü etki yapan kafasının duvara ve demir kapıya vurulmasından önce eylemine son verdiğinin, sanığın bu ana kadar gerçekleşen eylemlerinden sorumlu olabileceğinin, bu eylemlerinde işkence boyutlarında kaldığının anlaşıldığını vurgulayan Savcı Muammer Çalık, maktulün bu olaydan sonra hastaneye kaldırıldığının ve tedavi altındayken 10 Ekim 2008 tarihinde vefat ettiğinin, hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölüm olayına, ölüm tarihinden 4-5 gün önce meydana gelen darba bağlı beyin kanamasının neden olduğunun, mevcut rapora göre 7 Ekim 2008 tarihinde kafasının duvara ve demir kapıya vurulması suretiyle darp edilmesi sonucu aldığı yaraların kabulünün gerektiğinin anlaşıldığını aktardı.
Savcı Muammer Çalık, sanıklar Selahattin Apaydın ve Sami Ergazi'nin maktul Engin Çeber'e karşı ölümüne neden olan beyin kanaması sonucunu doğuran eylemleri gerçekleştirdiklerinin, sanıklardan Apaydın'nın maktule karşı kafasını duvara ve demir kapıya vurma filini gerçekleştirdiğinin, diğer sanık Ergazi'nin ise bu sanığın eylemine ''faillik yoluyla iştirak'' ettiklerinin anlaşıldığını kaydetti.
Sanıklardan Selahattin Apaydın ile Sami Ergazi'nin ''işkence sonucu ölüme sebep olmak'' iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep eden savcı Çalık, Murat Çise ve Yavuz Uzun'un da ''işkence'' gerekçesiyle 3 kişi için toplam 9 ile 36'şar yıl hapis cezasına çarptırılmasını öngördü.
Nihat Kızılkaya'nın ''işkence'' ve ''görevi kötüye kullanmak'' suçlarından 4 ile 15 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep eden savcı Çalık, Yemliha Söylemez'in ''resmi ve özel belgede sahtecilik'' suçlarından 4 ile 10 yıl arasında hapse mahkum edilmesini talep etti.
Fuat Karaosmanoğlu'nun ''görevi kötüye kullanmak'' ve ''görevi ihmal'' suçlarından 1.5 ile 5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep eden savcı Çalık, Yusuf Gayır, Cuma Kaçar, Turan Günaydın, Muharrem Çelik ve Erdoğan Çoşardereli'nin de ''görevi kötüye kullanmak'' suçundan 1 ile 3'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını öngördü.
Aliye Uçar, Nevzat Kayım ve Mehmet Polat'ın ''yaralama'' suçundan 6 ay ile 1.5'ar yıl arasında hapse mahkum edilmesini isteyen savcı Çalık, Mehmet Pek ve Abdulmuttalip Bozyel'in ise aynı suçlama nedeniyle 3 müşteki için toplam 9 ay ile 4.5'ar yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Nuri Atalay'ın da ''görevi ihmal'' suçundan 6 ay ile 1.5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep eden savcı Çalık, 42 sanığın da beraatını istedi.
Savcı Çalık ayrıca tutuklu sanık Fuat Karaosmanoğlu'nun tahliyesini talep etti.
Tutuklu sanıkların bu hallerinin sürdürülmesine karar veren Mahkeme Heyeti, duruşmayı erteledi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 08:46

İLGİLİ HABERLER