KAYNAK : Haber Vitrini
VEHBİ BAŞ
İSTANBUL- Kapatılan Refah Partisi'nin son Genel Başkanı Necmettin Erbakan, "Bize göre Türkiye, AB'ye girmek zorunda değildir. Türkiye'nin bunca meselesi varken, onları yüzüstü bırakıp, batılıların kapsında dolaşmak yanlış ve hatalı bir davranıştır" dedi.
Necmettin Erbakan, cuma namazını Kağıthane Sanayi Camii'nde kıldı. Ezan okunduktan hemen sonra camiye gelen Erbakan, vatandaşların alkışları ve "Başbakan Erbakan" sloganlarıyla karşılandı. Çıkışta da vatandaşlardan yoğun ilgi gören Erbakan, kalabalık nedeniyle aracına binmekte zorlandı. Erbakan daha sonra, Seyrantepe'de bulunan Seyrangah Lokantası'nda, Kağıthane Belediye Başkanı Arif Calban ile birlikte yemek yedi.
"İlçe belediye başkanlarının davetleri üzerine her hafta farklı yerlerde cuma namazı kılıyoruz" diyen Necmettin Erbakan, daha sonra gündemi değerlendirdi.
Herkesin, Kopenhag'tan çıkacak sonucu beklediğini belirten Necmettin Erbakan, "Elhamdülillah biz milli görüş sahibiyiz. Bize göre Türkiye, Avrupa Birliği'ne girmek mecburiyetinde değildir. Girmesi ancak, bağımsızlığının korunması, özel şartlarının kabul edilmesi, Türkiye'nin İslam alemiyle, Türk Cumhuriyetleriyle ve Karadeniz ülkeleriyle, bağımsız bir şekilde, kendi münasebetlerini tanzim etme imkanlarının temin edilmesi şartıyla, Türkiye'ye bir yarar getirir. Eskiden beri bunu açık yüreklilikle ifade etmişizdir. Gözünü yumup, körü körüne 'Kararları siz alın' diyerek AB'ye girmesi, Türkiye için tarihi münasebetiyle, Türkiye'nin bütün insanlığa karşı yapması lazım gelen barışçı, yeni bir dünya düzeni kurulması öncülüğüyle bağdaşmaz" şeklinde konuştu.
"İNSANLAR HUZUR VE BARIŞA KAVUŞAMIYOR"
Erbakan, insanlığın 50 yıldan bu yana soğuk savaş yüzünden huzur görmediğini söyledi. "Türkiye'nin bütün insanlığa karşı mühim vazifeleri vardır" diyen Necmettin Erbakan, "Soğuk harpten sonra 12 seneden beri de aynı şekilde yine sadece yeryüzünde katliamlar sürüp gidiyor. Çünkü barışa dayanan, adalete dayanan yeni bir dünyanın durması gibi çok mühim bir görev, batılıların eline bırakılamaz. Onların eline kaldığı zaman gösterdiğimiz gibi sadece haksızlıklar cereyan ediyor. İnsanlar bir türlü bekledikleri huzur ve barışa kavuşamıyorlar. Türkiye'nin üzerinde bir görev vardır ve Türkiye, asıl insanlığa karşı bu görevi yapmak zorundadır. İsviçre, Avrupa'nın ortasındadır. İsviçre, Norveç AB'ye girmedi. İngiltere girdi ama para birimi Euro'ya geçmemiştir. Fransa girmiştir ama Afrika'daki kendine yakın ülkelerle işbirliği anlaşmalarını, kendi lehine çevirmiştir" açıklamasında bulundu.
Necmettin Erbakan, "Türkiye'nin AB'ye girmesi, ancak söylediğimiz şartlarla mümkündür. Biz AB'nin insan haklarını yeryüzünde, yerinde uygulamak ve aramızdaki ekonomik münasebetleri en ileri dereceye kadar geliştirmek konusunda faydalı olabileceğini düşünürüz, çünkü bizim milletimiz, Osmanlı devleti 7 asırdır insan haklarının en iyi şekilde uygulanmasını gerçekleştirmiştir" dedi.
"BATILILAR, İNSAN HAKLARINI BİZDEN ÖĞRENDİLER"
"Batılılar, insan haklarını bizden öğrendiler" diyen Erbakan, bu konuda şunları söyledi:
"Buna rağmen batıdaki insan hakları, Türkiye'den daha ileridir. Biz istiyoruz ki, Türkiye insan hakları bakımından en ileri hale gelsin. Bizim AB ile işbirliği çerçevemiz, bu hudutların içindedir. Yoksa bizim asıl tarihi görevimizi bir tarafa bırakarak, onlara gidip körü körüne teslim olmak Türkiye'ye yakışmaz ve insanlığa ait görev uygun olmaz. Bu nedenle işbaşına geldikten sonra, AK Parti yönetiminin takınmış olduğu tavrı yanlış buluyoruz. Tekrar tekrar, yetkisiz bir şekilde kapılarına gitmek, bize tarih verin diye ısrar etmek. Tarihimizle, konumumuzla bağdaşmaz. Türkiye'nin bunca meselesi varken, onları yüzüstü bırakıp batılıların kapsında dolaşmak yanlış ve hatalı bir davranıştır."
Erbakan, kendi başkanlığı döneminde de bürokratlar tarafından benzer tekliflerin sunulduğunu, ancak kendisinin önce D-8'leri kurarak, kalkınmakta olan 150 ülkeyi Türkiye'nin öncülüğünde bir araya getirdikten sonra Avrupa'nın karşısına geçeceklerini, hükümetlerinin devam etmiş olması durumunda yeni dünyanın temellerinin 15 Haziran 1998'de atılmış olacağını söyledi.
Necmettin Erbakan son olarak, "Hele şimdi pazar günü edinilen bilgilere göre yakın bir tarih vermeyecekleri de anlaşılmaktadır. Yanlış hareket edilmiştir. Bir an evvel doğru yola gelinmesi lazım. AB'nin aslında Türkiye'nin peşinde koşması gerekir, Türkiye'nin onların peşinde koşması değil. Pazar günü gün versinler vermesinler, Türkiye'nin baş meselesi bu değildir. Türkiye için en iyisi, yeni dünyanın kurulmasında öncülüktür. Şayet AB bir an evvel Türkiye ile işbirliği yaparsa onların menfaatinedir. Bu anlayışla hareket edilmesi Türkiye için en iyi yoldur. İşte böyle bir tarihi dönemeç noktasında yapılan öncelikle harekatın hatalı olduğunu belirttikten sonra bu hataların tekrarlanmaması için bu açıklamaları faydalı görüyorum" açıklamasında bulundu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:54