Erdoğan : İncirlik ve Kürecik üslerini gerekirse ikisini birden kapatırız
Kürecik ve İncirlik kapatılacak mı? Erdoğan cevap verdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cenevre'de yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun Kürecik ve İncirlik’le ilgili itidal tavsiyesine cevap verdi ve "Her adımını dikkatli şekilde sürdüren bir iktidar var. Gerek İncirlik (üssü), gerek Kürecik (üssü), gerekirse ikisi birden… Biz nerede itidalli davranacağımızı, nerede kararlı adımlar atacağımızı gayet iyi biliyoruz."dedi.
İsviçre’nin Cenevre kentinde aralarında Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk'ün de aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını cevaplandıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu’nun Kürecik ve İncirlik’le ilgili itidal tavsiyesi var. Ancak arşivler, Kılıçdaroğlu’nun “Gerekirse İncirlik kapatılsın” sözünü hatırlatıyor..." sorusu üzerine şunları söyledi;
KILIÇDAROĞLU KENDİNE GÖRE TERS KÖŞE YAPMAYA ÇALIŞIYOR
GEREK İNCİRLİK, GEREK KÜRECİK, GEREKİRSE İKİSİ BİRDEN...
Her adımını dikkatli şekilde sürdüren bir iktidar var. Gerek İncirlik (üssü), gerek Kürecik (üssü), gerekirse ikisi birden… Eğer bu ülkenin değerlerine saygı duyuyorsanız, “Bu ülkenin geleceği için biz de bir şey katalım” diyorsanız, o zaman atılan bu adımlarda bize itidali nerede tavsiye edeceğinizi iyi düşünün. Buna kalsa bunlar, bize terörle mücadelede de itidal tavsiye edecekler. Hala da ediyorlar. Biz nerede itidalli davranacağımızı, nerede kararlı adımlar atacağımızı gayet iyi biliyoruz."
NET KANAL İSTANBUL CEVABI
Bugüne kadar burayla ilgili bu değerlendirme yapanların ne gibi bir çalışması olmuş önce bunu sormak lazım. Bu iş Nasreddin Hoca hikayesine benzer: Nasreddin Hoca damdan düştüğünde hemen doktor çağırmışlar. O, “Bana damdan düşeni getirin” demiş. Biz damdan düştük. Mesela bazı akademisyen arkadaşlar bana, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığım sırasında, “Haliç temizlenmez. Haliç’in doldurulması lazım” demişlerdi. Ama ben damdan düşenlerle konuştum. Bana “Başkanım, Haliç’i doldurmaya kalkarsak iki dağ adeta bir araya gelir. Bir taraftan Fatih öbür taraftan Beyoğlu o da oraya iner” dediler. Biz ne yaptık? Haliç’in içindeki çamuru, 9,5 kilometre uzaklığa, Alibeyköy’e, taşocağına pompaj sistemiyle aktardık. Adeta tülbent gibi sistemle çamur üzerinde kaldı, su ise ters pompajla Haliç’e geri gönderildi. Orada 650 bin metrekarelik bir alan kazandık.
Kanal İstanbul’a bileşik kaplar usulüyle bakın. Tuzlu su, az tuzlu su... Bunlar bir araya geldiği zaman ortaya ne çıkar? Bunun bir ortalaması çıkar. Karadeniz’in tuz oranı nedir? Marmara’nın tuz oranı nedir? Olaya buradan bakılması lazım. Buradan bakarsanız, ortalamasını yakalarsınız. Kaldı ki bizim burada derdimiz şu: Hatırlayanlarınız varsa, Selimiye’nin önlerinde Independenta tankeri 7-8 ay yandı. Hatta o patlamada hamilelerin erken doğum yaptığı bile yazıldı. Bunun dışında gerek Karadeniz’den gelirken gerek Marmara’dan giderken yalılara çarpan kuru yük gemileri, tankerler oldu. Daha son zamanlarda da bu tür bir kaza yaşandı. Şimdi bu mudur çevre hassasiyeti yoksa bu tehlikelerden arınmış bir kanal mı?
MERKEL GÖRÜŞMESİ
Pazartesi akşamı Şansölye Merkel ile görüşmemiz oldu. Berlin sürecinde özellikle bizim de bulunmamızı istedi. Kendisinin Putin’le de görüştüğünü bana anlattı. Ben de Sayın Putin’e, “Merkel’le yaptığınız görüşmede bir konuda herhalde mutabakata vardınız. Şansölye, bana, Berlin Süreci’ne Rusya’nın bugüne kadar olumlu katkılarda bulunduğunu söyledi ama bundan sonraki süreçte de bu katkıların devamını istiyor” dedim. Tabi kendisi de benim de aynı kanaatte olduğum bir konuyu gündeme getirdi. Şansölye Merkel’e de söylemiştim. Dedikleri şu: “Cezayir, Tunus ve Katar’ın da bu oluşumda bulunmaları isabetli olur.” Cezayir şu anda yeni başkanını seçti, Tunus hakeza yeni başkanını seçti. Katar’ın zaten mevcut başkanı var. Bunlar Libya halkının da inandığı güvendiği ülkeler. Dolayısıyla, bu ülkeler süreçte yer alırlarsa, Libya halkı da “Biz buraya inanırız, güveniriz” der. Sayın Putin de aynı kanaatte. Ocak ayı içerisinde yapılacak toplantıya katılacak olanları bir görelim, ona göre bizden kimin katılacağının kararını veririz.
İHA'LARIN KONUMU DA İŞLEVİ DE ÖNEMLİ
SORU: İHA’larımız da bölgede -KKTC’de- değil mi?
Bunların gerekirse, sayılarını daha da artırma durumumuz söz konusu. İhtiyaca göre her şey, her an değişebilir. Bunun yanında; zaten Libya kendisi de bu tür ihtiyaçlarını karşılıyor. Askeri Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması, aramızdaki dayanışmayı daha da güçlü kılacak. Tabi şu anda Geçitkale’ye inen İHA’ların konumu, işlevi de önemli. Bu süreci de aynı hızla devam ettireceğiz. Herhalde bundan sonra sayın Kılıçdaroğlu, “Doğu Akdeniz’de var mıyız, yok muyuz?” demez umarım. Bu kadar uzun bir kıyı şeridine sahip olan Türkiye’nin oralarda olmaması söz konusu olabilir mi? Ama bunların hayatından, askeri güvenlik, bu tür şeyler, gelmiş geçmiş değil. Onun için de ne yazık ki buna çok uzaklar ama alışacaklar.
BU İŞİN BİR DE BU GÜZELLİĞİ VAR
Kaldı ki Boğazlarda, Montrö’de bize tanınan bir hak yok, istedikleri gibi gelip geçiyorlar. Düşünün, sizin Boğazınızı kullanıyorlar ama hiçbir şey elde edemiyorsunuz. Öyle bir durum var. Kanal İstanbul ise böyle değil, Süveyş Kanalı’nda ve diğerlerinde oraların nasıl kendilerine ait hakları varsa biz de bu yatırımı yaptığımız zaman bu tür bir hukukumuz doğacak. Üstelik kaza endişesi de taşımayacaksın. İşin bir de bu güzelliği var.
ÇOK DAHA FARKLI BİR NOKTAYA GELECEK
Bu proje kapsamında çok farklı bir İstanbul’u inşa edeceğiz. Üzerinde 5 tane köprünün olduğu, içme suyu hatlarının deplase edildiği bir modeli hayata geçireceğiz. Bundan inanın bunların haberi yok. Hatta, televizyonlarda da Kanal İstanbul’la ilgili görüntüler var. O görüntüler işin nihai hali değil. Onlar üzerinde de bazı çalışmalar yapılarak çok daha farklı bir noktaya gelinecek. Bize göre bu proje, İstanbul’un güzelliğine çevrecilik açısından güzellik katacak ve Boğaz’daki çevre tehdidini ortadan kaldıracak.
BU YATIRIMLARDA GERİ ADIM ATMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL
SORU: 17-25 Aralık kumpasının üstünden 6 yıl geçti. 6 yıl önce Türkiye’nin devasa projeleri engellenmeye çalışıldı. Hala engellemeler var mı?
Zaman zaman olmuyor değil maalesef... Öyle de olsa, böyle de olsa biz bütün bu engellemelere rağmen projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. İşte yüksek hızlı trenler çalışıyor, tüneller açılmaya devam ediyor. Birileri istemiyor diye bu yatırımları durduramayız. Geçen baktım; şehir hastaneleri ile ilgili de yine bir olumsuz yaklaşım sergilemişler. Ne imiş? “Yoğun bakımda ilaç, ameliyathanelerde sarf malzemesi yok” diyorlar. Sonra bir televizyonda izledim. Ankara Şehir Hastanesi’nin başhekimi öyle rakamlar verdi ki ben bile o rakamları hayal edemezdim. Ameliyatlar noktasında da “Asla bir sıkıntımız söz konusu değil” diyor. Sonra ameliyat rakamlarını verdi. 3-4 tane hastane kaldırıldı. Nereye geldi onlar? Ankara Şehir Hastanesi’ne geldi. Şehir hastanesinde tedavi olanlar memnuniyetlerini bildirirken, ana muhalefetin başındaki zat, Türk Tabipler Birliği ideolojik yaklaşıyor. Onun için bizim bu yatırımlardan geri adım atmamız söz konusu değil. İşte şu anda İstanbul İkitelli’deki şehir hastanemiz devasa bir hastane oluyor. Avrupa yakasının ciddi bir bölümünün yükünü alacak. Anadolu yakasının da ihalesi şu anda yapılmak üzere. O da Samandıra’da, devasa bir alan üzerinde. Anadolu yakasında şu anda bir büyük hastane de Kartal’da bitmiş durumda. Zannediyorum hasta kabulüne başladı. Gayet modern, gayet güzel bir hastane oldu. Durmak, durdurmak söz konusu değil. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Ankara’da ikincisi de Etlik’te hızla devam ediyor.
BU İŞİN BİR DE BU GÜZELLİĞİ VAR
Kaldı ki Boğazlarda, Montrö’de bize tanınan bir hak yok, istedikleri gibi gelip geçiyorlar. Düşünün, sizin Boğazınızı kullanıyorlar ama hiçbir şey elde edemiyorsunuz. Öyle bir durum var. Kanal İstanbul ise böyle değil, Süveyş Kanalı’nda ve diğerlerinde oraların nasıl kendilerine ait hakları varsa biz de bu yatırımı yaptığımız zaman bu tür bir hukukumuz doğacak. Üstelik kaza endişesi de taşımayacaksın. İşin bir de bu güzelliği var.
ÇOK DAHA FARKLI BİR NOKTAYA GELECEK
Bu proje kapsamında çok farklı bir İstanbul’u inşa edeceğiz. Üzerinde 5 tane köprünün olduğu, içme suyu hatlarının deplase edildiği bir modeli hayata geçireceğiz. Bundan inanın bunların haberi yok. Hatta, televizyonlarda da Kanal İstanbul’la ilgili görüntüler var. O görüntüler işin nihai hali değil. Onlar üzerinde de bazı çalışmalar yapılarak çok daha farklı bir noktaya gelinecek. Bize göre bu proje, İstanbul’un güzelliğine çevrecilik açısından güzellik katacak ve Boğaz’daki çevre tehdidini ortadan kaldıracak.
BU YATIRIMLARDA GERİ ADIM ATMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL
SORU: 17-25 Aralık kumpasının üstünden 6 yıl geçti. 6 yıl önce Türkiye’nin devasa projeleri engellenmeye çalışıldı. Hala engellemeler var mı?
Zaman zaman olmuyor değil maalesef... Öyle de olsa, böyle de olsa biz bütün bu engellemelere rağmen projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. İşte yüksek hızlı trenler çalışıyor, tüneller açılmaya devam ediyor. Birileri istemiyor diye bu yatırımları durduramayız. Geçen baktım; şehir hastaneleri ile ilgili de yine bir olumsuz yaklaşım sergilemişler. Ne imiş? “Yoğun bakımda ilaç, ameliyathanelerde sarf malzemesi yok” diyorlar. Sonra bir televizyonda izledim. Ankara Şehir Hastanesi’nin başhekimi öyle rakamlar verdi ki ben bile o rakamları hayal edemezdim. Ameliyatlar noktasında da “Asla bir sıkıntımız söz konusu değil” diyor. Sonra ameliyat rakamlarını verdi. 3-4 tane hastane kaldırıldı. Nereye geldi onlar? Ankara Şehir Hastanesi’ne geldi. Şehir hastanesinde tedavi olanlar memnuniyetlerini bildirirken, ana muhalefetin başındaki zat, Türk Tabipler Birliği ideolojik yaklaşıyor. Onun için bizim bu yatırımlardan geri adım atmamız söz konusu değil. İşte şu anda İstanbul İkitelli’deki şehir hastanemiz devasa bir hastane oluyor. Avrupa yakasının ciddi bir bölümünün yükünü alacak. Anadolu yakasının da ihalesi şu anda yapılmak üzere. O da Samandıra’da, devasa bir alan üzerinde. Anadolu yakasında şu anda bir büyük hastane de Kartal’da bitmiş durumda. Zannediyorum hasta kabulüne başladı. Gayet modern, gayet güzel bir hastane oldu. Durmak, durdurmak söz konusu değil. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Ankara’da ikincisi de Etlik’te hızla devam ediyor.
Güncellenme Tarihi : 18.12.2019 14:17