Erdoğan: Fosilleşmeş güruh laiklik kavramının arkasına korkakça saklanıyorlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda “Emek Sofrası Buluşması İftar Programı”nda açıklamalarda bulunuyor.
Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Emek Sofrası Buluşması" iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıstan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz" dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 81 ile bir yazı göndererek okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı Ramazan ayı etkinlikleri düzenlenmesini bildirdi. Bunun üzerine bazı akademisyenler, gazeteciler ve aktivistler bu genelgeyi laiklik ilkesine aykırı olduğu iddiasıyla eleştirdi ve aralarında yazar, sanatçı ve üniversite mensuplarının bulunduğu 168 kişi “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiri yayımladı.
Bildiri yargıya taşınırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Emek Sofrası Buluşması'nda bir kez daha tepki gösterdi.
"Laiklik kavramının arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden güruhun hezeyanlarına gülüp geçiyoruz" diyen Erdoğan "Türkiye'nin yaşadığı değişimi içine sindiremiyorlar" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Hukuk tanımaz İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria'daki saldırılarını sürdürüyor. Gazze'ye insani yardım girişinde güçlük çekiliyor.
Hedefimiz işçi, iş veren dahil herkesin hakkının korunduğu bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Dengeli, sağ duyulu ve rasyonel politikalarla şartları iyileştirmek için çaba harcadık.
1 Mayıs bu ülkede tartışılan hususlardandı. 1 Mayıs'ı Emek ve Dayanışma Günü ilan ederek buna son verdik. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık.
Kamuda başörtüsü yasağını kaldırdık, kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık.
Türkiye'nin yaşadığı değişimi içine sindiremiyorlar. Çirkin ifadelerle saldırıyorlar. Laiklik kavramının arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden güruhun hezeyanlarına gülüp geçiyoruz.
Onlar hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın, biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz.
"İSRAİL, ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRIYOR"
Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze'de, Sudan'da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim'de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail'in saldırıları sonucu 11 Ekim'den bu yana 615 Filistinli şehit oldu. 2000'e yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçsüzlükler çekiliyor. Gazze'nin nefes borusu olan Refah sınır kapısında kısıtlamalar, zulümler, İsrail'in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında derme çatma binalarda iftar yapan, bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor. Cenab-ı Allah Gazze'deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun diyorum.
ÇOCUKLARIN RAMAZAN-I ŞERİF NEŞESİNE SALDIRIYORLAR"
Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız artık cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Tabii burada şunu da önemle ifade etmek durumundayım. Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin, anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. İşte sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş, bin yıldır ilahi Kelimetullâh'ın sancaktarlığını üstlenmiş, yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif neşesini saldırıyorlar. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıstan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın, biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz.
Güncellenme Tarihi : 25.2.2026 21:15