Gündem
  • 11.10.2021 20:45

Erdoğan'dan operasyon sinyali: Artık tahammülümüz kalmadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapıyor.

Başkan Erdoğan'dan operasyon sinyali: Artık tahammülümüz kalmadı

"POLİSLERİMİZE YÖNELİK SALDIRILAR ARTIK BARDAĞI TAŞIRMIŞTIR"

"Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede gereken adımları atacağız.

Sağlık alanında Kovid-19 salgınındaki gelişmeleri tüm boyutlarıyla ele aldık. Türkiye bu kürsel tehdide karşı en başından beri dünyada en iyi kriz yönetimini sergileyen ülkelerin başında geliyor.

Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşnanan gelişmeler bir kez daha teyit ediyor. 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimizi hazırladık.

Elbette salgın bitmiş değildir, tedbirlere riayet etmeyi sürdürmeliyiz.

'TAHAMMÜLÜMÜZ KALMAMIŞTIR'

Suriye'den ülkemize yönelik terör saldırısıyla ilgili artık tahammülümüz kalmamıştır. Ya oralarda etkin olan güçlerle ya da kendimiz bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunun çözümü için gereken adımları atacağız.

İstanbul milletvekilimiz kadim dava ve yol arkadaşım İsmet Uçma'ya Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

FAHİŞ FİYAT SORUNU

Dünya enerji başta olmak üzere fahiş fiyat ve ciddi bir mal tedariği sorunuyla karşı karşıyadır.

Fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi mal ve ürün sıkıntısıyla karşı karşıyadır. Vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi korumak için her türlü tedbiri alıyoruz. Artık daha çok üreten, ihraç eden, kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum.

"FIRSATÇILARI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz. Önceliğimiz milletimizin huzuru ve geleceğidir."

umhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Saat 16.00'da başlayan toplantı üç saat sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artan koronavirüs vakaları, yüz yüze eğitimin vaka artışlarına etkisi ve eğitimde alınabilecek önlemler, ekonomi ve fahiş fiyat denetimlerinin ele alındığı toplantı sonrasında açıklamalarda bulunuyor.

'TEDBİRLERE BİR SÜRE DAHA RİAYET ETMEMİZ GEREKİYOR'

Sağlık alanında Kovid-19 salgınındaki gelişmeleri tüm boyutlarıyla ele aldık. Türkiye bu küresel tehdide karşı en başından beri dünyada en iyi kriz yönetimini sergileyen ülkelerin başında geliyor.

Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşanan gelişmeler bir kez daha teyit ediyor. 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimizi hazırladık. Salgın tedbirlerine bir süre daha riayet etmemiz gerekiyor.

3 Aralık Dünya Engelliler gününde 750 engelli öğretmenimizin atamasının yapılacağını duyurmak isterim.

"MİLLETİMİZİN MAĞDURİYETİNE YOL AÇAN FIRSATÇILARI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi mal ve ürün sıkıntısıyla karşı karşıyadır. Vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi korumak için her türlü tedbiri alıyoruz. Artık daha çok üreten, ihraç eden, kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum. Milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları yakından takip ediyoruz, önceliğimiz milletimizin huzurudur, geleceğidir. Sıkıntıya düşenleri korumak için her türlü tedbirleri alıyoruz.

Birileri Türkiye'ye siyasi konularda yapamadıkları diz çöktürme işini ekonomi üzerinden yapmaya çalışıyor.

"HEDEFLERİMİZE DOĞRU KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜYORUZ"

Bugün Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızının gerisindeki en önemli unsurlarından biri de etki halkasıdır. Türkiye'deki 3,6 milyon Suriyeliyi, toplamda 5 milyonu bulan sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye buradan bakmalıdır. Her alanda ülkemizi kalkındıracak politikalarla, yatırımlarla, hizmetlerle hedeflerimize doğru kararlı bir şekilde yürüyoruz. Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme giriyoruz.

Bugün gelişmiş diye tabir edilen ülkeler insanlığın ortak mirası olan çevreyi çok hoyratça tüketmiştir. Salgın döneminde üretimde ve insan hareketliğinde yaşanan kısmi yavaşlamanın bile dünyamızı tabiat dengeleri açısından ne kadar rahatlattığını uzaydan çekilen resimler gösterdi. İklim değişikliği herkesi ilgilendiriyor. Türkiye olarak Paris İklim Anlaşmasını Meclisi'mizin onayıyla yürürlüğe koyduk.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞININ ADI DEĞİŞTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ismini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyoruz.

Bir İklim Değişikliği Başkanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı kuruyoruz.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erezyonla Mücadele Genel Müdürlüğünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlıyoruz.

TERÖRLE MÜCADELE

Terör örgütleriyle sınırlarımız içinde yüzleşmek yerine, tehditleri kaynağında imha edecek yeni stratejilere geçtik. Terör ve teröristle beraber, terörizmle de mücadele etti. Terör hadiselerinin yaşandığı şehirleri de hızla kalkındırdık. İhtiyacımız olan silah ve mühimmatı kendimiz üretmek suretiyle dışa bağımlılıktan kurtulduk. Turizmden çarşı pazara kadar günlük hayatın her anında bu tabloya şahit olmak mümkündür.

Fiyatlaması küresel düzeyde yapılan ürünlerdeki fahiş artışların içeriye sınırlı düzeyde yansıtarak vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Fiyat artışlarından dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımızı ve üreticilerimizi korumak için her türlü tedbiri alıyoruz. Kamu işçileri ve devlet memurlarında yaptığımız yüksek artışlar bunun ifadesidir. Özel sektörün de kendi çalışanları kendi çalışanları koruyacak ve koruyacak anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum.

Yaşanan istisnai durumu yüksek kâr hırsıyla milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları yakından takip ediyoruz. Bizim önceliğimiz milletimizin huzuru, güvenliği, refahı ve geleceğidir. Ekonomide aldığımız her yeni güzel haber geleceğimize daha umutla bakmamızı sağlıyor. Ağustos ayı işsizlik rakamlarının işgücüne katılım oranı sürekli arttığı halde yatay bir seyir izlediği müşahede ediliyor.

Birileri Türkiye'ye siyasi konularda yapamadığı diz çöktürme için saldırıyor olsa da kendi potansiyeli ve gücümüzün farkındayız. Tüm stratejilerimizi, imkanlarımızı bu doğrultuda sefer ettik. Hamdolsun adım adım neticesini almaya başladık. Türkiye ekonomik olarak her geçen gün çok daha güçlenecektir.

Küçük bir kesimin güvenliği, refahı için asırlardır sömürülen, bölünen, parçalanan insanlar artık bu çarpık düzene isyan ediyor. Bu anlayışla Türkiye olarak Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Afrika'dan Güney Asya'ya kadar mazlum, mağdur, hakkın ve hakikatin yanında yer alıyoruz. Bu onurlu ve ilkeli tavrın bir bedeli var. Milletimizle birlikte bu bedeli ödemekten kaçmadık, kaçmayız.

İnsanların bize sevgi ve umutla bakan gözlerinle bu güzel iklimin tezahürleriyle karşılaşıyoruz. 3.6 milyon Suriyeli ve toplamda 5 milyon yabancı uyruklu sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye bu açıdan bakmalıdır. Ülkemize karşı kin ve düşmanlık dalgalarının çoğu zaman biz farkında olmadan kırılmasıyla dua ve şükran ifadelerinin çok önemli olduğuna inanıyorum.

Kimi çevrelerin bize olan husumetlerinin bitmeyeceği açıktır. Her köken, renk, inanç, meşrepten yüz milyonlarca insanın desteği ve duası arkamızda olduğu, istiklal ve istikbal aşkı bitmeyince Allah'ın izniyle kimse bu vatanı elimizden alamaz. Her alanda ülkemizi kalkındıracak, geliştirecek, güçlendirecek yatırım, politika, eser ve hizmetlerle hedeflerimize kararlı bir şekilde yürüyoruz.

Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız, menziline yaklaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve adımlarla tahkim ettiğimiz döneme girdik. Özellikle 2053 vizyonumuz ve bu adımların en yakın en önemli projesi. Uzak bir tarih gibi görünse de devlet ve millet hayatı bakımından önümüzdeki 30 yıllık dönemin kısa bir süreyi ifade ettiğini biliyoruz. Gençlerimize emanet edeceğimiz 2053 vizyonumuz için somut hedeflerimizi yavaş yavaş netleştirmeye başladık.

Bugün gelişmiş diye tabir edilen ülkeler insanlığın ortak mirası olan çevre ve tabii kaynakları hoyratça tüketmiştir. Dünya iklim gerçekliği ile karşı karşıyadır. Maalesef geçici duraklama iklim değişikliği sorununa çözüm olmaktan çok uzaktır. Bir süredir iklim değişikliğinin ağır sonuçlarını hafifletmeye yönelik çözüm yolları aranıyor. Paris İklim Anlaşması bu arayışların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Adil sorumluluk üstlenme konusunda ayak direseler de neticeten iklim değişikliği herkesi ilgilendiriyor.

Türkiye olarak Paris İklim Anlaşması'nı meclisimizin onayı ile birlikte yürürlüğe koyduk. Önümüzdeki haftalar İtalya ve İskoçya'da yapılacak zirvede ülkemizin yaklaşımlarını tüm taraflarla paylaşacağız. Yeşil Kalkınma Devrimi'ni krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız. Hükümet olarak üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Rahmetli Cemil Meriç, samimiyet öyle bir dildir ki, onu kör de görür, sağır da duyar, diyor. Biz bugüne kadar milletimizin gönlünde karşılığı olmayan hiçbir uygulamayı hayata geçirmedik.

Siyasi partilerden özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesimden sürecin ülkemize külfetlerini, fırsatlarını değerlendirecek yaklaşımla yürüteceğimiz tarihi projeye destek vermelerini bekliyoruz. Bu meselenin tüm insanlığın ortak meselesi olduğu anlayışıyla herkesin bu sürecin içinde yer almasını temenni ediyoruz.

İklim değişikliği ve göç konusunda hayata geçirmeyi kararlaştığımız yeni yapısal düzenlemelerin müjdesini milletimizle paylaşmak istiyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ismini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyoruz. Bu bakanlığımıza bağlı olarak İklim Değişikliği Başkanlığı kuruyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünü Çevre, Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlıyoruz.

İçişleri Bakanlığımıza bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Göç İdaresi Başkanlığı haline dönüştürüyoruz. Böylece ülkemizin göç konusunda kapsamlı, etkin, hızlı hareket edebilmesi sağlayacak kurumsal kapasiteyi ulaşmayı hedefliyoruz. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Türkiye'nin sanayi devrimini kaçırmasının, bilgi ve teknoloji devriminin arkasında kalmasının sebebi Türkiye çeşitli dönemlerde farklı siyasi, ekonomik araçlar kullanarak bu süreçlerin dışına itilmiştir. Tek parti faşizmi, darbeler ve vesayet, terör bu araçlardan biridir. 1960 darbesinden beri bu gerçeği sayısız örneği ile görmek mümkündür. Büyük demokrasi ve kalkınma devriminin etkisini azaltmak, takvimleri geriye sarmak için bu oyunlar oynanmaya devam edilmiştir.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin geri kalmışlığını ortadan kaldıracak yatırımları yaptığımız bir dönemde Gezi ve çukur eylemlerini hortlattılar. Milletimizin desteği ile verdiğimiz mücadele sayesinde ülkemizi asırlık cenderelerden kurtardık. Terör örgütleriyle sınırların içinde yüzleşmek yerine tehditleri kaynağında tespit ve imha edecek yeni bir stratejiye geçtik.

Terör hadiselerin yaşandığı şehirlerimizi hızla kalkındırdık. Kadın, genç, çocuk, işçi, işveren, ensafıyla her kesimden insanımızın sorunlarını çözecek, talep ve beklentilerine cevap verecek imkanlar sağladık. Askeri gücümüzü, savunma sanayimizi geliştirerek sınırlarımızı korumak ve sınır ötesi harekatları yapmak için ihtiyaç duyduğumuz mühimmat temininde dışa bağımlılıktan kurtardık.

Türkiye'yi istisnasız her köşesinde milletimizin istisnasız her ferdinin aynı demokratik ve ekonomik olarak müreffeh bir hale getirdik. Düne kadar teröristlerin kol gezdiği yaylalarda artık bal veren arı, otlayan hayvanların, piknik yapan vatandaşlarımızın, güzellikleri keşfeden turistlerin sesleri yankılanıyor. Turistlerin huzur kaçırdığı ovalarda üretim, tarım yapılıyor.

Sanayi sitelerinde her gün fabrika binaları yükseliyor. Hamdolsun terör örgütünün yurt içindeki insan ve finans kaynaklarını bitirme noktasına geldik. Artık çocukları dağa giden anne ve babalarının yürek sızısı yerine çocuklarına kavuşan Diyarbakır annelerinin sevincini yaşıyoruz. İkna yoluyla bu yıl 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son 5 yılda kazandığımız gençlerimizin sayısı 1000'i geride bıraktı."

İLGİLİ HABERLER