GAZETECİLERE SABIR DİLİYORUM!
DSP Genel Başkanı Masum Türker, Kayseri’de yaptığı açıklamada "10’a yakın gazeteci arkadaşımızın gözaltına alınmasını seçim sürecine girdiğimiz dönemde sindirme ve gözaltına alınmayan gazeteci ve gazete sahiplerine de gözdağı verme operasyonu olarak yorumluyorum. Bu da Türkiye’de dizayn edilmek istenen iki partili sistemin yanlışlığını gösteriyor. Zira, özel yetkili savcı ve mahkemeyle ilgili düzenleme parlamento da iki partili dönemde geçmiştir" dedi.
Türkiye Serbest Muhasebeciler, Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Birliği (TÜRMOB) tarafından Kayseri’de düzenlenen etkinliğe katılan, buradan da DSP Kayseri İl Örgütünü ziyaret eden DSP Genel Başkanı Masum Türker, yaptığı açıklamalarda, gazetecilerin gözaltına alınması olayında sindirme ve gözdağı amaçlandığını iddia etti. Türker, şöyle konuştu:
"Özgürlüklerin kısıtlanmasına ilişkin en tipik örnek gazeteci arkadaşlarımızın gözaltına alınmasıdır. Gözaltına alınanların önemli bölümü araştırmacı gazetecidir, Kitap yazmıştır, Nedim Şener gibi dünya düzeyinde ödül almış arkadaşlarımız var. Geçmişte AKP’nin 2007 yılında oy patlaması yapmasını sağlayan bugün Ergenekon hareketi olarak nitelendirilen soruşturmayla ilgili haberi yapan Ahmet Şık, o zaman iyiydi şimdi kötü oldu. Bu da gösteriyor ki, sesi çıkan, özgürlüklerden yana olan insanların sindirilmesi ve susturulması amaçlanıyor. Bu 10’a yakın gazeteci arkadaşımızın gözaltına alınmasını, seçim sürecine girdiğimiz dönemde sindirme ve gözaltına alınmayan gazeteci ve gazete sahiplerine de gözdağı verme operasyonu olarak yorumluyorum. Bu da Türkiye’de dizayn edilmek istenen iki partili sistemin yanlışlığını gösteriyor. Bu kadar yetkili savcılık ve yetkili mahkemeyle ilgili yasal düzenleme parlamentoda iki partili dönemde geçmiştir. Ana muhalefet olan, tek muhalefet olan parti bile konuyu gündeme getirmemiş yapılan düzenlemeyi kamuoyuna duyurmamış, bu mahkeme ve savcılık faaliyette bulundukça ne denli bir hukuk sistemi oluşturulduğunu hep birlikte görüyoruz. Gazeteci arkadaşlarımızın gözaltına alınmasını, önümüzdeki günlerde yapılacak seçimlerde parti sayısının 2’ye indirgenmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlatması ve parlamentoda 3-4 parti bulunmasına bütün halkımızın duyarlı olması gerekir."
SIRADA İŞADAMLARI VAR
Masum Türker, vatandaşların duyarlı olmaması halinde işadamlarının da gözaltına alınacağını iddia ederek, şöyle devam etti:
"Bugün gazeteciler, siyasiler gözaltına alındı. Umuyorum ve biliyorum ki; Eğer İnsanlar biraz daha duyarlı olmazsa, bu kez işadamlarımız, sermayenin el değiştirmesi için bazı ihalelere girecek rakiplerin bile gözaltına alınması söz konusu olacaktır. Bugüne kadar izlenen davalarda 4 yıllık davaların yeni yeni iddianamelerinin hazırlanıyor olması gösteriyor ki, hukuk sistemi hem yavaş işliyor, hem adalet dağıtılamıyor, hem de bu davalar bir türlü bitmeyince her geçen gün başka insanların sindirilmesine aracı oluyor. Ben bu gazeteci arkadaşlara sabır diliyorum. Çok dirençli olmalarını diliyorum. Özgürlüğün bu şekilde sınırlandırılması Kaddafi’nin silahla yaptırdığının Türkiye’de hukukla yapılmasının bir örneğidir."
MECLİS DIŞINDAKİ SAĞ VE SOL PARTİLER DSP’de BİRLEŞSİN
Masum Türker, Meclis dışında kalmış siyasi partilerin 12 Haziran seçimlerinde DSP çatısı altında toplanmasını istedi. Türkiye’ye sahip çıkmak adına demokratik birliktelikten yana olduklarını belirten Türker, "Sağda ve solda hiçbir ayrım yapmaksızın parlamento dışındaki partilerin güçbirliği içinde olmalarını düşünüyoruz. Bu nedenle kendilerine çağrıda bulunuyoruz. Gelin seçime gidelim ve Türkiye’yi 2 partili sisteme mahkum etmek isteyenlere karşı parlamentoda çok sesliliği sağlayacak yapının oluşmasına olanak tanıyalım. Özellikle bu dönem yaşadığımız kısıtlayıcı yasal oluşumlar ve yeni meclisin yeni anayasa yapacağını dikkate alarak temsilde adaleti sağlayacak bir yapılanmanın madem ki parlamentoda barajı düşürmeye imkan vermediler ,halkımız barajı kırsın ve birliktelik sağlayacak olan partilere destek versinler. Parlamentoda temsil edilen parti sayısı artsın" diye konuştu.