Gündem
  • 6.12.2002 16:50

GÜL: BÜYÜK AVRUPA ANCAK TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİ İLE GERÇEKLEŞİR

KAYNAK : Haber Vitrini FUNDA KESKİN İSTANBUL - Başbakan Abdullah Gül, "1 Temmuz 2005 kesin bir tarih değildir. Kesin tarih henüz belirlenmemiştir. Türkiye, üzerine düşen görevi yapmıştır, şimdi sıra AB'de. Büyük Avrupa ancak Türkiye'nin AB'ye üyeliği ile gerçekleşir" dedi. Yeşilköy'de bulunan Sokak Çocukları Rehabilitasyon Merkezi'ni ziyaret eden Başbakan Abdullah Gül, çıkışta bir açıklama yaptı. Merkezde kalan çocukların sayısının çok az olduğunu gördüğünü söyleyen Gül, burada kalan sokak çocuğu sayısını daha da artıracaklarını, benzer şekilde sokakta bir çok çocuğun yaşadığını kaydetti. Hükümet olarak sosyal politikalara önem verdiklerini belirten Gül, "Çocuklar hepimizin geleceği. Türkiye'de çiftçiler, yoksul insanlar, köylüler olduğu gibi sokak çocukları da yaşıyor. Çocuklar hepimizin geleceği ve asla ihmal edilmemesi gerekiyor. Hükümet olarak buna ne kadar önem verdiğimizin göstergesi olarak bugün buradayız" dedi. Almanya Başbakanı Schröder ile Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın Berlin buluşmasında, AB ile randevu tarihi olarak Mart 2004'ü, müzakere için de 1 Temmuz 2005'i kabul etmeleri ile ilgili olarak bir değerlendirme yapan Abdullah Gül, Türkiye'nin AB'ye üyeliği ile ilgili ikinci reform paketinin meclise sunulduğunu, bir kısmının kanunlaştırılacağını ve gerekli bilgilerin AB'ye üye ülkelerin büyükelçilikleri ile başkanlarına gönderildiğini ifade etti. 12 Aralık'ta müzakere tarihi için diğer yetkililer ile birlikte Kopenhag'da olacağını belirten Gül, "AB ülkeleri ile görüşmeler basına yansıyandan daha iyi geçmiştir. Türkiye'nin kesin üyeliği ile ilgili AB ülkelerinin görüşleri ortadadır. 1 Temmuz 2005 kesin bir tarih değildir. Görüşmelerin ne zaman olacağı ile ilgili tarih henüz belirlenmemiştir. Biz AB'ye üyelik şartlarını yerine getirdik. Üzerimize düşen görevi yaptık, şimdi sıra AB'de. Buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz; AB'ye üye ülkelerin liderleri olaylara stratejik olarak bakmalı. Küçük hesaplar peşinde olmamalıdırlar. Eğer üye ülkeler büyük bir Avrupa istiyorlarsa Türkiye'yi AB'ye almalıdırlar. Müslüman bir ülkenin AB'ye germesi, dünyada Avrupa'yı daha güçlü yapacaktır. Müslüman bir ülkenin AB'ye üye olması, AB'yi Hıristiyanlar kulübü olmaktan kurtarır. Biz bu mesajı herkese verdik. Bu mutlaka algılanacaktır. Biz elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz" dedi. "AB'NİN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAĞINA İNANIYORUM" Bütün gelişmelerin kamuoyunun önünde yaşandığını belirten Gül, "Eğer sürüncemede bırakılırsa, kesin olmayan kararlar alınırsa, ileriye dönük gelişmeler olmazsa, sonuçlarına kendileri katlanır. AB'nin istediği şeyleri yapmak bizim görevimiz. Hükümet iş başına gelir gelmez, AB'ye üyelik konusuna hız verdik. Bütün çalışmalarımızı buna yönelik yaptık. Muhalefet partisi ve sivil toplum kuruluşları da bizim ile birlikte hareket etti. Bu oluşumun içinde yer aldı" şeklinde konuştu. "AB'nin üzerine düşen görevi yapacağına inandıklarını da söyleyen Abdullah Gül, sözlerine şöyle devam etti: "Söylediğim sözler bir tehdit değil. Gerçekleri ortaya koymak istiyoruz. Tarih çıkmazsa Türk halkı da, bizler de heyecanımızı yitiririz. Bizim için önemli olan belirsizliğin olmaması. Kesin tarihi hak ettiğimize inanıyoruz. Biz olayları biraz daha farklı takip ediyoruz." Basın mensuplarının yolsuzluk ile ilgili sorularını da yanıtlayan Abdullah Gül, "Yolsuzluk ile mücadele bir anlık bir mesele değildir. Türkiye'yi şeffaflaştıracağız. Yargı yolunu açacağız. Mahkemelerin ve savcıların düzgün çalışabilmeleri için engelleri ortadan kaldıracağız. Siyasi bir davranış içinde hareket etmeyeceğiz. Bize düşen görev, engelleri ortadan kaldırmaktır. Kimsenin yaptığı yanına kalmayacak. Herkes hesap verecek, biz de vereceğiz" dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:51

İLGİLİ HABERLER