GÜL UYARDI: BOYKOTA FIRSAT VERMEYİN
NEW YORK - Abdullah Gül, BM'de bugün başlayacak temasları öncesinde Türkevi'nde basın toplantısı düzenledi.
Bir gazetecinin, "kimi siyasilerin de dahil olduğu grupların, Güneydoğu'da 5 gün boyunca çocukları okullara göndermeme kararı aldığını" hatırlatması üzerine, bu konuların Türkiye'nin önemli konuları olduğuna dikkati çeken Gül, "Türkiye'nin bu konulardan uzaklaşması, kurtulması lazım, bizler için hayatidir bu. Terörden, vatandaşlarımız, hepimiz çok çekmekteyiz" diye konuştu.
"Terör, hiçbir konuyu hiçbir yere götüremez, hiçbir konunun çözümünü kolaylaştırmaz, olacak işleri olmaz yapar. Hiçbir devlet 'terör beni mecbur etti de şunu yaptım' demez. Bunu herkesin önce bilmesi lazım" diyen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bölgemizin daha çok yatırıma, altyapısının daha çok iyileştirilmesine tabii ki ihtiyacı vardır. Şimdi bu tip olayların yaşandığı, bu tip ajandaların olduğu bir yerde ne yatırım yapılır, ne iş adamı gider, ne fabrika açılır.
Türk iş adamları Kuzey Irak'a gidip orada büyük şirketler kuruyorlar, oralarda çok büyük faaliyetler, ekonomik faaliyetlerde bulunuyorlar, istihdam, üretim yaratıyorlar. Ama kendi ülkesinde varsa böyle bir kargaşa, gitmez oraya. Kim sıkıntı çeker, o yörenin vatandaşları, yani Kürt vatandaşlarımız sıkıntı çeker. Halbuki İstanbul da herkesin, Diyarbakır da Hakkari de herkesin, Edirne de herkesin Türkiye'de. O açıdan ben bu vesileyle bütün vatandaşlarımızı, bölgedeki bütün vatandaşlarımızı da buradan onlara seslenmek isterim. 'Çocuklarının bu işlere alet olmasına fırsat vermesinler. Çocukların geleceğini parlak yapalım diye uğraşırken, onları bu tip şeylere eğer alet ederlerse, en büyük kötülüğü yaparlar..."
ÇOK ÖNEMLİ TARAFI
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''65. Dönem toplantılarının bizim açımızdan çok önemli bir tarafı, BM Güvenlik Konseyi üyeliğimiz sırasında BM Güvenlik Konseyi'ne başkanlık yapmamızdır'' dedi.
İSRAİL CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞME
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez ile görüşüp görüşmeyeceğine yönelik bir soru üzerine, Cumhurbaşkanı Gül, "Doğrusu benim programım uymuyor zaten. Bu söylediğiniz şey basında da gördüm, Clinton Global Initiative'de bir davet var, birçok kişilere, bana da ona da dolayısıyla ben oraya gitmeyeceğim" diye konuştu.
"Görüşmemek için mi gitmeyeceksiniz?" sorusu üzerine Gül, "Programımız elvermiyor" dedi.
"HİÇBİR GRUBU, HİÇ KİMSEYİ DIŞLAMADIM"
Cumhurbaşkanı Gül, kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk'ten randevu talebi gelip gelmediği ve gelirse kendisiyle görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine de şöyle konuştu:
"Bunları ben hep gazetede okuyorum. Ben biliyorsunuz prensip olarak hiçbir zaman bir dışlama, hiçbir zaman görmeme durumunda olmadım. Söylediğiniz şahıslar, siyasi partilerin temsilcileri veya sivil toplumun önemli kişileri, bölgeden de bunlarla ben her zaman görüştüm, konuştum. Ama biraz garibime giden şey de basın yoluyla böyle sanki randevu falan...Daha 10-15 gün önce başladı, sordum arkadaşlara, 'Böyle bir şey söz konusu değil' dediler. Bunu da anlamış değilim yani. Ama kimse güvenilirliğini kaybetmemeli. Bu çok önemli. Tekrar söylüyorum, ben hiçbir grubu, hiç kimseyi hiçbir zaman dışlamadım. Onun için bu işe böyle bakmak lazım".
''BİZİM ONAYLAMADIĞIMIZ BİR İSİM OLMAMIŞTIR''
Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, "İsrail'in Mavi Marmara baskını konusunda BM Genel Sekreteri'nin kurduğu soruşturma komisyonunun ikinci başkanı Kolombiya'nın eski devlet başkanı Alvaro Uribe'nin 3 yıl önce Washington'da bir Yahudi kuruluşundan plaket aldığını" hatırlatarak, "Üyeler hakkında Türkiye'nin onayının alınması gerekmez miydi?" sorusunu yanıtladı.
Birçok kişiye zaten çekince konduğunu ve onların da komisyon üyesi olmadığını söyleyen Gül, "Bu tip plaketler falan, o kadar çok herkese veriliyor ki. Bizim de orada bir eski büyükelçimiz, müsteşarımız var. Oranın düzgün çalışması ve neticeyi, gerçeği ona göre ortaya çıkartması. Beklenti bu" dedi.
Gül, "Bizim onaylamadığımız birçok isim orada olmamıştır. Ama böyle bir uluslararası panel söz konusu olunca, insanların tarafsız, panelin kuruluşu, hedefi, ilkeleri neyse, Genel Sekreter onları açıkladı, ona bağlı hareket etmesi gerekir" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, "İsrail'in baskından dolayı özür dilemesinin yeterli olup olmadığının" sorulması üzerine, "İsrail'in özür dilemesi, 'tamam biz unuttuk bitti, ölen öldü, kalan sağlar bizimdir' diye, böyle bir anlayış da söz konusu değil. Türkiye'nin böyle davranmayacağını da herkes bilir" diye konuştu.
Uluslararası hukuk açısından bakıldığında da iki yolun olduğuna işaret eden Gül, "Biri açık, 'yaptığım benim hataydı deyip, özür dilemek', ikincisi de bunun tazminatını ödemek" ifadesini kullandı.