Fetullahçı Terör Örgütünün 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirdiği darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Hain darbe girişimi yalnızca demokrasiye değil, Türkiye ekonomisine de ağır bir darbe vurdu.
15 Temmuz’un ardından faiz ve enflasyon yükselirken, büyüme fren yaptı, bütçe açık verdi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleri ve Türkiye’nin gri listeye alınması Türkiye ekonomisine zarar verdi. Öyle ki yapılan hesaplamalar 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye ekonomisine maliyetinin 500 milyar dolar olduğunu gösteriyor.
BORSA İSTANBUL ÇAKILDI
Darbenin etkisiyle BİST 100 Endeksi ilk işlem gününde yüzde 7,08 oranında düşerek 11 ayın en düşük seviyesine geriledi. Borsa İstanbul’da kayıplar ilerleyen günlerde yüzde 15’e kadar çıkarken yatırımcı yaklaşık 78 milyar lira (dönemin kuruyla yaklaşık 26,2 milyar dolar) zarar etti. Piyasalar ancak bir yıl sonra toparlanabildi.
DOLAR KURU FIRLADI
Darbe girişimi ile birlikte dolar kuru fırladı. Darbe öncesinde 2,87 TL seviyesinde olan ABD doları ilk şokla birlikte hızlıca 3,00 TL’nin üzerine çıktı ve ilerleyen günlerde 3,09 seviyesini gördü.
TURİZM 10 YIL GERİYE GİTTİ
Birçok ülke güvenlik gerekçesiyle seyahat uyarısı yayımladı. Yabancı tur operatörleri rezervasyonları iptal etti. Darbenin etkisiyle turist sayısı 10 yıl geriye giderek 2006 seviyelerine indi. Sektörün toparlanması 2018 yılında gerçekleşebildi.
ÇARKLAR DURDU İHRACAT GERİLEDİ
Darbe sanayiyi de vurdu. Türkiye’nin 2016 yılı ihracatı, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 0,8 azalışla 142,6 milyar dolara geriledi. Aynı yıl ithalat 198,6 milyar dolar olurken dış ticaret açığı 56 milyar dolar seviyesine çıktı.
ENFLASYON VE FAİZ ORANLARI ARTTI
Biriken makroekonomik kırılganlıklar ve kur baskısı, 15 Temmuz öncesi yüzde 8 olan politika faizinin 2018’de yüzde 24’e, yüzde 7,6 seviyesindeki enflasyonun ise yüzde 20’nin üzerine çıkmasını tetikledi. Türkiye uzun süreli enflasyon sarmalına girdi.
MERKEZÎ BÜTÇE AÇIK VERDİ
Merkezî yönetim bütçe açığının GSYH’ye oranı 2015’te yüzde 1’lerdeyken bu oran darbenin de etkisiyle 2020’de yüzde 3,2’ye kadar çıktı.
EKONOMİK BÜYÜME FREN YAPTI
Darbe girişiminin ardından Türkiye ekonomisi teknik resesyon riskiyle karşı karşıya kaldı. Ekonomi yönetimi tarafından alınan proaktif tedbirler piyasaların toparlanmasını sağlasa da ekonomi üçüncü çeyrekte yüzde 0,8 daraldı. Yılın son çeyreğinde toparlanarak tekrar büyümeye geçti. Ancak bu süreçte ekonomik büyüme performansı sekteye uğradı.
RİSK PRİMİ YÜKSELDİ, NOT İNDİ
Darbeyle birlikte ülke risk primi (CDS) hızla 300 baz puanın üzerine çıktı. CDS’nin yükselmesi Türkiye’nin dış borçlanma maliyetini artırdı. Bu süreçte doğrudan yabancı sermaye akışı yavaşladı. 2015’te 19,3 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım, darbe girişimi sonrası 2020’de 7,7 milyar dolara kadar geriledi. Fitch Ratings ve Moody’s gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına düşürürken, Türkiye’nin gri listeye girdi.
SONUÇ: MİLLÎ GELİRİMİZ DÜŞTÜ
Darbede en büyük faturayı millet ödedi. 2013’te 12.582 dolar olan kişi başı millî gelir, 2020’de 8.600 dolara kadar geriledi. Ancak 2023’te yeniden yükselişe geçerek 13.243 dolara ulaştı. Buna karşın yaklaşık 1,6 trilyon ila 1,8 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması ve kişi başına düşen millî gelirin 19.600 dolar civarında olması bekleniyordu. Ayrıca eğitim ve sağlığa ayrılacak kaynağın güvenliğe gitmesi sosyal refahı olumsuz etkiledi.




