20 yıllık sır çözüldü

4 dk okuma
20 yıllık sır çözüldü

Hızlı Özet

Samsun’da 2006 yılında nehirde göğsünden vurulmuş halde bulunan ve kimliği belirlenemediği için Kilyos Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilen kadının, 22 yıldır kayıp olan Gülcan Yazıcı olduğu DNA testiyle kanıtlandı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel daire başkanlığının 1000 kişilik kayıp listesini incelemesiyle çözülen cinayette, kadının eşi ve arkadaşı tutuklandı.

Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/719 sayılı faili meçhul soruşturma dosyasının yeniden incelenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde, 14.03.2006 tarihinde Samsun ili Bafra ilçesi Ozan Mahallesi mevkiinde bulunan Ozan Çayı içerisinde kimliği belirsiz bir kadın cesedinin bulunduğu, yapılan ilk incelemelerde cesette bir adet 7,65 mm çapında ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Olayın meydana geldiği 2006 tarihinden itibaren yapılan araştırmalara rağmen cesedin kimliği tespit edilememiş, soruşturma faili meçhul olarak kalmış, ceset adli işlemlerin tamamlanmasının ardından İstanbul Kilyos Kimsesizler Mezarlığına defnedilmiştir.

Kimliği belirsiz cesetin 2006 yılında bulunması ardından standart işlemler yapılmış, 2008 yılında dosya hakkında daimi arama kararı verilerek soruşturmaya devam olunmuştur.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatı ile kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulması ile birlikte yürütülen koordine çalışmaları neticesinde; 2004 yılı itibariyle Bafra ve çevre ilçelerde kayıp şahıs olarak aranan şahıslar üzerinde yapılan çalışma genişletilerek Karadenizli vatandaşların İstanbul, Sakarya, Kocaeli Yalova gibi illerde de irtibatlarının olması nedeniyle bu illerdeki bağlantılı kayıp şahısların da araştırmaya dahil edilmesi üzerine hedefte kalan 1000 kişilik bir kayıp listesi ve akrabaları incelenerek 2006 yılında bulunan cesedin 04.08.2004 tarihinden itibaren kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı isimli şahsa ait olabileceği değerlendirilmiştir.

Bu kapsamda müteveffa Gülcan Yazıcı'nın kızı Sultan Orta'dan 15.05.2026 tarihinde alınan DNA örneği ile cesetten elde edilen genetik materyalin karşılaştırılması sonucunda, cesedin Gülcan Yazıcı'ya ait olduğu kesin olarak tespit edilmiştir.

Sultan Orta ile JASAT timi üzerinden yapılan ön görüşmede; annesi Gülcan Yazıcı ile Osman Orta'nın imam nikahlı olarak birlikte yaşadıkları, aralarında uzun süredir ciddi geçimsizlik bulunduğu, Osman Orta'nın annesine sürekli şiddet uyguladığı, bu nedenle annesinin bir dönem Yalova iline gittiği, son olarak 2005 yılı Kasım ayında doğum günü nedeniyle kendisini ziyaret ettiğini, daha sonra bir şahıs tarafından aranarak yanından ayrıldığını söylediğini, bu tarihten sonra annesinden bir daha haber alınamadığını beyan etmiş olayla bağlantılı olabilecek kişileri anlatmıştır.

Sultan Orta'nın 02/06/2026 tarihinde alınan ifadesinde özetle, babası Osman Orta'nın kendisi ile erkek kardeşini yakın arkadaşı Bayram Akyürek'in yanına bıraktığını, çocuklara bakılması karşılığında emekli maaşını Bayram Akyürek'e verdiğini, Bayram Akyürek'in kendisine istismarda bulunduğunu, annesi Gülcan Yazıcı'yı babasının sürekli darp ettiğini, dayısı Nuri Yazıcının tanıştırdığı Kemal isimli kişi ile annesinin kaçtığını, Kasım 2005 yılında annesinin yanlarına geldiğini, Bayram'ın evinde görüştüklerini, bir gün sonra babası Osman Orta'nın da geldiğini, Bayram, Osman ve annesinin birlikte alkol aldıklarını, annesinin giderken telefon numarası verdiğini, bu numarayı Bayram evdeyken aradığında annesinin kendisini alacağını söylediğini bir daha haber alamadığını, Bayram'ın kendisine sürekli istismarda bulunduğunu, annesini kimin öldürdüğünü bilmediğini ifade etmiştir.

Tanık Melek Uyar'ın alınan ifadesinde özetle, Osman Orta'nın babasının arkadaşı olduğunu, çocuklarını babası Bayram Akyürek'in yanına yerleştirdiğini, babasına Osman'ın çocukları neden burada kalıyor diye sorduğunda, babasının ' Gülcan Osman'a yanlış yaptı, Osman da onun cezasını verdi, bizde onu gömdük' şeklinde söylediğini, babası Bayram'ın Sultan ile sarılarak yattığını gördüğünü, babasının çocuklara bakması nedeniyle Osman'dan para aldığını ifade etmiştir.

Tanık Merve Akyürek'in alınan ifadesinde özetle, Osman Orta'nın babasının arkadaşı olduğunu, çocuklarının kendileriyle kaldığını, Gülcan'ın köyde tecavüze uğradığını, Gülcan'a kimsenin sahip çıkmadığını, konuyu tam bilmediğini, babası ile görüşmediğini ancak Osman'ın çocuklarının evde kalmasını istemediğini bunu da dile getirince babasının sizi gönderirim şeklinde söylediğini ifade etmiştir.

Yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen bilgi, belge ve beyanlar doğrultusunda yapılan ilk değerlendirmelerde; maktulün imam nikahlı eşi Osman Orta, Osman Orta'nın yakın arkadaşı olduğu değerlendirilen Bayram Akyürek ve maktulün kardeşi Nuri Yazıcı'nın şüpheli konumunda oldukları değerlendirilmiştir.

Bu kapsamda anılan şahıslar hakkında 02.06.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere arama ve el koyma işlemlerinin icrasına müteakip gözaltı kararı verilmiştir.

Bayram Akyürek'in evinde yapılan aramada 7.65mm silah bulunmuş olup, maktulün vücudunda çıkan mermi çekirdeği ile uyumlu olup olmadığına ilişkin kriminal incelemeye gönderilmiştir.

Soruşturma neticesinde şüpheliler hakkında 02.06.2026 tarihinde gözaltı kararı verilmiş olup, 05.06.2026 tarihinde yapılan sorgu işleminde Bafra Sulh Ceza Hakimliği tarafından Osman Orta ve Bayram Akyürek hakkında tutuklama, Şüpheli Nuri Yazıcı hakkında adli kontrol kararı verilmiştir Soruşturma çok yönlü olarak devam etmekte olup, elde edilecek yeni deliller doğrultusunda gelişmeler ayrıca bildirilecektir.

GÜLCAN YAZICI CİNAYETİNDE KAN DONDURAN DETAYLAR!

Kaynak:ahaber.com.tr
Bu haber 13049 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR