Maariv Gazetesi: "Bölgenin Geleceğini Türkiye ve İran Belirleyecek"
Maariv gazetesinde yer alan habere göre sohbetin odak noktası; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Anlaşması oldu.
Anlaşma, üç ülkeden birine yapılacak silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılacağı taahhüdünü içeriyor. Haberde, ülke liderlerinin imza töreninin ardından ittifakın belirli bir ülkeyi hedef almadığını vurguladığı aktarıldı.
"Bölgenin Geleceğine Karar Verecek İki Büyük Güç İran ve Türkiye Olacak"
Anlaşmaya Mısır'ın da katılacağına dair birçok kanıt olduğunu ifade eden eski ABD'li komutan McGregor, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hedeflenen ülkeler aslında gerçek birer devlet değil; Birinci Dünya Savaşı'nın ardından ortaya çıkmış tarihî tesadüflerdir. Dolayısıyla bunların varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği ayrı bir mesele. Sanırım, daha önce de belirttiğim gibi, her şey olup bittikten sonra —artık ne zaman olursa— bölgenin geleceğine karar verecek olan iki büyük güç İran ve Türkiye olacak; biz (Amerika) değiliz, İsrailliler de kesinlikle değil."
"Asıl Hedef Büyük İsrail Projesi"
Mekke Anlaşması'nın asıl hedefinin Büyük İsrail Projesi olduğunu vurgulayan McGregor, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki üçlü savunma anlaşması, doğrudan Büyük İsrail Projesi'ne verilen bir cevaptır" dedi.
McGregor; bölge ülkelerinin artık savunmaları için tamamıyla ABD'deye güvenemeyeceklerini kavradıklarını belirtirken, bu tablodan en çok İsrail'in kaygı duyması gerektiğinin altını çizdi.
"İsrail'in Varlığını Sürdüreceğine İnanmıyorum"
Açıklamalarının devamında dozajı artıran McGregor, Orta Doğu'daki güç dengesinin İsrail aleyhine kaydığını belirterek şunları söyledi:
"ABD ve silahlı kuvvetleri olmadan İsrail'in hayatta kalma şansı yok. İsrail, Amerikan yardımı olmaksızın bölgesel hedeflerini gerçekleştiremez. Uzun vadede İsrail'in bölgede bir ulus devlet olarak varlığını sürdürebileceğine inanmakta zorlanıyorum."
Siyasi analizlerin yanı sıra ABD hükümetinin "Siyonist milyarderlerin kontrolünde" olduğunu öne süren McGregor, "New York ve Washington'daki mali yapıyı kim yönlendiriyor, Londra'dakini kim kontrol ediyor?" sorusunu yöneltti. McGregor, bu hükümetlerin, finans sisteminin ve güç merkezlerinin gizli kontrolünün Yahudilerin elinde bulunduğunu iddia etti.




