KAZA GÖRÜNÜMLÜ CİNAYETİ OTOPSİ RAPORU AYDINLATTI
Adana'da bir trafik kazasının ardından hastaneye sevk edilen ve üç gün sonra yaşamını yitiren 55 yaşındaki Muzaffer Yanıkkollu'nun ölümünün bir cinayet olduğu anlaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan otopsi raporunda, Yanıkkollu'nun bedeninde darp emareleri saptanması, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi ve olayın bir cinayet olduğu şüphesini doğruladı.
Olay, 25 Nisan gecesi Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nun Osmaniye-Adana güzergahında gerçekleşmişti. İlk bilgilere göre, Oğulcan Güneyer'in kullandığı 01 F 3875 plakalı minibüs, Adil Çelik idaresindeki 42 APT 32 plakalı otomobile arkadan çarpmıştı.
Çarpışmanın ardından durmayan sürücü Güneyer, içinde arkadaşları Efehan Bolcal ve Berke Aksoy ile Muzaffer Yanıkkollu'nun bulunduğu araçla Adana'ya doğru ilerlemeye devam etmişti. Bir dinlenme tesisinde jandarma tarafından durdurulan Güneyer, kaza yaptıklarını ve araçtaki Yanıkkollu'nun yaralandığını beyan etmişti.
ALKOL, ŞÜPHELİ İFADELER VE KAYIP KAMERA KAYDI
Jandarma eşliğinde Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne intikal ettirilen minibüsteki Yanıkkollu, bilinci kapalı bir şekilde tedavi altına alınmıştı. Yapılan kontrolde 2,72 promil alkollü olduğu saptanan sürücü Oğulcan Güneyer ise gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla salıverilmişti. Minibüsteki diğer iki kişi olan Efehan Bolcal ve Berke Aksoy ise tedavi görmeden hastaneden ayrılmıştı. Minibüs ise bir yediemin otoparkına çekilmişti.
Yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Muzaffer Yanıkkollu, 28 Nisan'da hayatını kaybetti. Yanıkkollu'nun vefatı üzerine soruşturmayı derinleştiren Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, aracın hasar durumu ile ölümcül bir yaralanma ihtimalinin düşük olduğu sonucuna vardı. Araçtaki diğer şahısların yara almamış olması ve minibüsteki kamera kayıt cihazının kablosu kesilerek alındığının belirlenmesi kuşkuları artırdı.
Jandarma ekiplerinin yaptığı araştırma, olaydan yaklaşık bir ay önce Ayas Minibüsçüler ve Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin bir taşıma ihalesi sebebiyle Yanıkkollu ile Güneyer arasında bir kavga yaşandığını ve aralarında bir husumet olduğunu ortaya koydu.
YURT DIŞINA KAÇMAYA ÇALIŞIRKEN YAKALANDILAR
Şüpheliler hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılması üzerine jandarma tarafından geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. 30 Nisan'da Çukurova Uluslararası Havalimanı'ndan İstanbul'a giden Berke Aksoy'un, Gürcistan'a kaçmak için uçak bileti aldığı tespit edildi. Aksoy, yurt dışına çıkış yapmaya hazırlanırken İstanbul Havalimanı'nda ele geçirildi. Jandarma ekipleri, Oğulcan Güneyer'i Adana'da, Efehan Bolcal'ı ise Kayseri'de gözaltına aldı.
İTİRAF, CİNAYETİN DETAYLARINI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
Jandarmadaki ilk sorgusunda suçlamaları reddeden Oğulcan Güneyer, olayı bir kaza olarak sundu.
“Muzaffer'i arayıp buluşmayı teklif ettim. Bir kebapçının önünden Muzaffer’i aldıktan sonra Adana’ya doğru yola çıktık. Muzaffer araç içindeki koridorda çifte telli oynuyordu. Kazada savrularak uçup, ön cama başını çarptı. Berke, Muzaffer’i koridora yatırdı, ben de direkt hastaneye gittim.”
Ancak evinde yapılan aramada kan izlerine rastlanması ve vücudundaki yaraların sorulması üzerine Güneyer, cinayeti itiraf etti.
“Arkadaşlarım Berke ve Efe’yle buluştuğumuzda bu olaya Muzaffer’in sebep olduğunu söyledim. Alkol alırken onlara, ‘Bunu alıp, dövelim mi?’ dedim. Onlar da kabul edince Muzaffer ile buluştuk. Araçta alkol alırken tartıştık, Efehan Muzaffer’e yumrukla vurmaya başladı. Daha sonra Berke de arkaya geçip, Muzaffer’e vurmaya başladı. Ben aracı kullanıyordum. Daha sonra aracı sağa çektim ve direksiyona Efehan geçti. Berke ile birlikte Muzaffer’i dövmeye devam ettik. Hareket halindeyken 42 plakalı bir araca çarpınca hareket halindeyken direksiyona ben geçtim ve hastaneye gittik.”
Güneyer, ayrıca Yanıkkollu'nun darbedildiği minibüsün kamera kayıt cihazını, araç yediemin otoparkındayken yakınlarıyla birlikte söküp aldıklarını da anlattı. Adliyeye sevk edilen Oğulcan Güneyer, Berke Aksoy ve Efehan Bolcal, ‘Kasten öldürme’ suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.




