Gaziantep Oğuzeli'ndeki 3 kişinin hayatını kaybettiği aile katliamında kan donduran detaylar ortaya çıktı. Aile yakınları, kanlı pusunun arkasında iddia edildiği gibi basit bir tartışmanın değil, yaşlı anne-babaya yapılan işkence ve sonrasında alınan darp raporunun yattığını anlattı. Acılı eş Fatma Karakurt, hayatını kaybeden Doğan Karakurt'un vücudundan tam 60 mermi çıktığını belirterek, ağabeyinin eşine daha önce, "Senin kanın bana helaldir" şeklinde ölüm tehditleri savurduğunu açıkladı! Öte yandan tarafların sosyal medyadaki tehdit mesajları da ortaya çıktı. İşte SABAH'ın ulaştığı o detaylar…
Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde 18 Eylül 2025'te yaşanan olayda, iddiaya göre kardeşi Doğan Karakurt (41) ile telefonda tartışan Ahmet Karakurt (56), oğulları Muhammed Ali Karakurt, Enes Karakurt, yeğenleri Abdullah Karakurt ile Mesut Karakurt'u yanına alarak evden çıktı. Doğan Karakurt'un bulunduğu Tınazdere Mahallesi'ndeki eve giden şüphelilerden Ahmet ve beraberindekiler evin damına çıkarak kalaşnikof, av tüfeği ve tabancalarla ateş açtı.

KANLI PUSUDA 3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Bir grup şüpheli ise evin yakınında bekledi. Açılan ateş sonucu Doğan Karakurt ile yeğenleri Hakan Alpaslan (24) ve Vahap Alpaslan (20) hayatını kaybetti. Evde bulunan Abdullah Karakurt ile Fayat Ümitin ise saldırıdan yara almadan kurtuldu. Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede; Ahmet Karakurt, Yusuf Karakurt, Muhammed Ali Karakurt, Seyit Alpaslan ile birlikte olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Abdullah Karakurt, Enes Karakurt, Ömer Alpaslan, Mutlu Abdulkadir Alpaslan ve suça sürüklenen çocuklar M.K. ve Y.D.A. olmak üzere toplam 10 şüpheli hakkında "kasten öldürme" başta olmak üzere çeşitli suçlardan dava açıldı.

DARP, İŞKENCE VE TEHDİT!
SABAH'a konuşan Doğan Karakurt'un eşi Fatma Karakurt ile saldırıda oğulları Hakan ve Vahap Alpaslan'ı kaybeden anne Bedia Alpaslan, yaşanan olayın iddianamede belirtildiği gibi sadece bir tartışmadan ibaret olmadığını söyledi. İki aile yakını da yaşananların temelinde yaşlı anne ve babaya yönelik kötü muamelenin, alınan darp raporu ve sonrasında gelen tehditlerin bulunduğunu savundu.

"KANIN BANA HELALDİR, SENİ ÖLDÜRECEĞİM"
Eşi Doğan Karakurt'un olaydan yaklaşık 17 gün önce anne ve babasını, kardeşi Ahmet Karakurt'un yanından aldığını anlatan Fatma Karakurt, "Ahmet Karakurt, 'Gel anneni babanı al, artık bakma sırası sende' dedi. Eşim gidip anne ve babasını alırken, yolda kayınbabamın vücudunun morluk içinde olduğunu görmüş. Kayınbabamı dövmüşler. Tüm parasını yiyip, evden atmışlar, eşyalarının bir kısmını da yakmışlar. Üç gün boyunca işkence gördüğünü öğrendik. Kayınpederimin darp edildiği gerekçesiyle eşim rapor aldı ve Ahmet Karakurt'dan şikayetçi oldu. Bu nedenle Ahmet bir gece gözaltında kaldı. Çıktıktan sonra eşime 'Senin kanın bana helaldir, seni öldüreceğim' şeklinde tehditlerde bulundu. Bana ve çocuklarıma da küfürler tehditler gelmeye başladı." ifadelerini kullandı.

"VÜCUDUNDAN 60 MERMİ ÇIKTI"
Olay gününe ilişkin konuşan Karakurt, "Ahmet, eşimi defalarca köye çağırdı. Doğan en son, 'Ahmet bana bir şey yapmaz, gidip konuşacağım' diyerek köye gitti. Yaklaşık 10 kişi gelmişler. Eşimi ve iki yeğenini tarayarak öldürmüşler. Doğan'ın vücudundan 60 mermi çıkmış.

Saldırıyı Ahmet Karakurt, Yusuf Karakurt, Muhammed Ali Karakurt, Enes Karakurt, Abdullah Karakurt, M.K., Seyit Alpaslan, Ömer Alpaslan ve Y.D.A. gerçekleştirdi. Fakat Ömer Alpaslan ve Y.D.A., daha sonra serbest bırakıldı. Biz bunu anlayamıyoruz. Çünkü eşim öldürüldükten yalnızca iki dakika sonra bu 2 kişi, en büyük oğlumu arayıp, 'Babanız öldü, sıra size geldi. Bundan sonra sizi de yaşatmayacağız' diyerek tehdit ettiler." şeklinde konuştu.

"MEZARLIKTA BİLE RAHAT BIRAKMIYORLAR"
Olayda iki oğlunu kaybeden Bedia Alpaslan ise saldırganların Vahap Alpaslan'ı öldürdükten sonra bile defalarca ateş ettiklerini belirterek, "Çocuklarımın mezarına gidiyorum. Mezarlığın etrafında dolaşıyorlar. İki evladımı kaybettim ama acımızın üzerine korku da eklendi. Mezarlıkta bile rahat bırakmıyorlar. Tehditlere maruz kalıyoruz. Koruma tedbirleri kapsamında hem bize hem de Doğan Karakurt'un ailesine acil durum cihazı verildi" diye belirtti.

KANLI SALDIRI ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM: "ALACAĞIMI MAHŞERE BIRAKMAM"
Kanlı saldırıdan önce yapılan bazı sosyal medya paylaşımları ise dikkat çekti. Yaşanan gerilimin yalnızca telefon görüşmeleriyle sınırlı kalmadığı, tarafların sosyal medya paylaşımlarına da yansıdığı görüldü.

Doğan Karakurt paylaşımında, "Kim sosyal medyada ne paylaşırsa paylaşsın ben üzerime almıyorum. Mümkünse benden uzak durun." ifadeleri yer alırken, Ahmet Karakurt'un ise, "Çoluğun çocuğun arkasına sığınıp sosyal medya erkeği olmayın. Her lafın bedelini alırım. Bugün değilse yarın. Ben alacağımı mahşere bırakmam. Benim yerim belli, işimdeyim" şeklinde paylaşım yaptığı görüldü.




