Gelecek Partisi Siyasi Arenadan Çekiliyor
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla kaleme aldığı bir metinle parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını kamuoyuna ilan etti. Bu kararın, partinin yetkili organları ve kurucularıyla gerçekleştirilen istişareler sonucunda, "kirlenmiş siyasi iklimin" bir unsuru olmamak adına alındığı belirtildi.
Davutoğlu, açıklamasında Türkiye'deki siyasi ortama ilişkin tespitlerini paylaştı. Siyasi sistemin genel bir açmaza sürüklendiğini ve özellikle parti siyasetinin işlevsizleştiğini ifade eden Davutoğlu, bir yanda gücün tek merkezde toplanmasına, diğer yanda ise alternatif siyasi oluşumları etkisizleştiren bir bölünmüşlüğe dikkat çekti.
Siyasetin üst kademelerinde başlayan dejenerasyonun, parti fark etmeksizin siyasi kadrolara, sivil toplum kuruluşlarına ve nihayetinde toplumun bütününe yayıldığını savunan Davutoğlu, mevcut siyasi mekanizmaların kendini düzeltme kapasitesini büyük ölçüde yitirdiğini vurguladı.
'BU BİR TESLİMİYET DEĞİL, AHLAKİ BİR DURUŞTUR'
Alınan kararın bir boyun eğme olmadığının altını çizen Davutoğlu, bu adımı "herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısı" olarak tanımladı. Kararın niteliğine ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır. Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil; Türkiye'ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır. Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir.
Zorlu dönemlerden geçildiğini belirten Davutoğlu, "Bugün; yine ilahi kelamın ‘Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez’ hükmü mucibince Rabbimize ‘Şahit ol Yarab! Bu çürümüşlüğün ve yozlaşmanın yaşanmaması için biz elimizden geleni, gücümüzün yettiğini yaptık’ niyazında bulunma makamındayız," sözleriyle manevi bir muhasebe yaptıklarını dile getirdi.
Geleceğin Türkiye'sinin, kişisel sadakate dayalı, kurumsallıktan ve ahlaki temelden yoksun bir siyaset anlayışıyla kurulamayacağını kaydeden Davutoğlu, muhafazakarlık, milliyetçilik ve çağdaşlaşma düşüncesini savunan herkesi, günlük siyasetin dar kalıplarının dışına çıkarak köklü bir zihniyet devrimi gerçekleştirmeye çağırdı.
Bundan sonraki süreçte düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi ve ekonomi gibi alanlarda ülke için çalışmaya devam edeceklerini bildiren Davutoğlu, "Yarının Türkiye'si" idealini; düşünce özgürlüğü, liyakat, hukuk, üretim, sosyal adalet, eşit vatandaşlık, kurumsal etkinlik ve toplumsal barışın hakim olduğu bir ülke olarak tanımladı.




