Alaska'daki Devasa Dalga Kayıtlara Geçen En Büyük İkinci Megatsunami Oldu

3 dk okuma
Alaska'daki Devasa Dalga Kayıtlara Geçen En Büyük İkinci Megatsunami Oldu

Hızlı Özet

Yeni bir bilimsel araştırma, iklim değişikliğinin tetiklediği buzul erimesinin, Alaska'da görülenler gibi dev dalgaların oluşma tehlikesini artırdığını ortaya koyuyor.

Tarihin En Yüksek İkinci Dalgası Alaska'da Meydana Geldi

Geçtiğimiz yaz Alaska'nın güneydoğusundaki ücra bir fiyortta bir dağ parçasının denize çökmesiyle oluşan devasa 'megatsunami' dalgasının, kayıtlara geçen en yüksek ikinci dalga olduğu bilim insanları tarafından teyit edildi. Bu olay, eriyen buzulların yarattığı riskleri bir kez daha gündeme getirdi.

Kamuoyunun o dönemde büyük ölçüde haberdar olmadığı hadise, yeni bir bilimsel incelemeyle aydınlatıldı. Analize göre, 64 milyon metreküp kaya kütlesi —bu hacim 24 Büyük Piramit'e denk geliyor— muazzam bir heyelanla suya gömüldü. Bir dakikadan kısa sürede fiyorda düşen bu inanılmaz kütlenin yarattığı güç, yüksekliği yaklaşık 500 metreye ulaşan dev bir dalga meydana getirdi.

Felaketin Eşiğinden Dönüldü

Araştırmacılar, olayın sabahın erken saatlerinde yaşanmasının, bölgeyi ziyaret eden turistik yolcu gemilerinin bu büyük felaketten kurtulmasını sağladığını vurguluyor. Tracy Arm Fiyordu'ndaki yıkımı yerinde gözlemleyen Alaskalı jeolog Dr. Bretwood Higman, durumun "kıl payı atlatıldığını" belirtti.

"Çok yanlış bir yerde olmaya çok yakın insanların olduğunu biliyoruz. Gelecekte bu kadar şanslı olamayacağımızdan oldukça korkuyorum."

Alaska, sarp dağları, dar fiyortları ve sık yaşanan depremleri nedeniyle megatsunamilere karşı özellikle savunmasız bir coğrafyaya sahiptir. Dr. Higman, tsunami vurduktan birkaç hafta sonra olay yerine ulaştığında, dağ yamacına dağılmış ve suya sürüklenmiş kırık ağaçlar ile toprağı ve bitki örtüsü tamamen sıyrılmış geniş kaya alanlarıyla karşılaştı.

Megatsunami ve Geleneksel Tsunami Arasındaki Ayrım

Megatsunami olarak isimlendirilen bu dev dalgalar, bir deprem veya gevşek kaya yapısının tetiklediği heyelanların suya çarpması sonucu oluşur. Genellikle etkileri yereldir ve hızla sönümlenirler. Öte yandan, açık okyanusta depremler veya su altı volkanları gibi güçlü olaylarla tetiklenen tsunamiler, 2011 Japonya örneğinde olduğu gibi, binlerce kilometre yol kat ederek geniş çaplı yıkıma ve can kayıplarına neden olabilir. Tarihteki en büyük megatsunami 1950'lerde 500 metreyi aşan bir dalgayla gerçekleşmişti; bu son olay ise ikinci sıraya yerleşti.

İklim Değişikliğinin Artan Etkisi

Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin neden olduğu buzul erimesinin bu tür çöküşleri çok daha vahim hale getirdiğini öne sürüyor. Araştırma ekibi, dalganın yüksekliğini tespit etmek ve olaylar zincirini yeniden canlandırmak amacıyla saha çalışması, sismik veriler ve uydu görüntülerini bir arada kullandı.

University College London'dan Dr. Stephen Hicks'e göre, buzul daha önceleri "bu kaya parçasını yerinde tutmaya yardımcı oluyordu." Buzulun geri çekilmesiyle birlikte, uçurumun alt kısmı desteksiz kalarak "kaya malzemesinin aniden fiyorda çökmesine" zemin hazırladı.

Onlarca yıldır tsunamiler üzerine çalışan Dr. Hicks ve meslektaşları durumu endişeyle karşılıyor: "Günümüzde daha fazla insan bu ücra bölgelere seyahat ediyor. Çoğunlukla bu turistik geziler, bölgenin doğal güzelliklerini görmek ve iklim değişikliği hakkında bilgi edinmek amacıyla yapılıyor; ancak buralar aynı zamanda tehlikeli yerler."

Dr. Higman, megatsunami risklerinin arttığına dair çok az şüphe olduğunu ifade ederek, "Bu noktada, bu olayların sadece biraz değil, çok arttığından oldukça eminim. Belki de sadece birkaç on yıl öncesine göre 10 kat daha sık hale geldiler," dedi. Bilim insanları, Alaska'nın megatsunamilere karşı hassas bölgelerinde tehlikelerin daha kapsamlı bir şekilde izlenmesi için çağrıda bulunuyor. Bu gelişmeler üzerine bazı yolcu gemisi şirketleri, güvenlik endişeleri sebebiyle Tracy Arm Fiyordu'na seferlerini durdurma kararı aldıklarını duyurdu.

Kaynak:BBC News
Bu haber 14824 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR