Almanya’da seçmenler bu Pazar Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yeni parlamento üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti.
Başkent Berlin’de Türkiye kökenli Elif Eralp’ın önderliğindeki Sol Parti, en yüksek oyu almasına karşın tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Buna rağmen oylarını belirgin biçimde yükselten Sol Parti’nin, Berlin eyaletinde Eralp liderliğinde bir koalisyon hükümeti oluşturması bekleniyor.
Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise birinciliği aşırı sağcı AfD elde etti. Ancak parti, tek başına iktidar kurabilmek için gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Eyalette halen görev yapan Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) koalisyon kurarak yönetimde kalması olası görünüyor.
CDU, tarihinde ilk kez eyalet meclisine giremedi
İki eyaletteki sonuçların ardından en büyük hayal kırıklığını Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yaşadı. Parti, Mecklenburg-Vorpommern’de oyların yüzde 4,9’unu aldı ve yüzde 5’lik barajın altında kaldı. Böylece CDU, 81 yıllık tarihinde ilk kez bir eyalet meclisinde temsil edilemedi.
Berlin’de Sol Parti’nin ardından yüzde 18,8 oyla ikinci olan CDU da 2023 seçimlerine göre yüzde 9,5 oranında geriledi.
Seçim sonuçları, Başbakan Merz ile CDU açısından hem ülke içinde hem de uluslararası düzeyde yeni bir yenilgi olarak değerlendiriliyor. Seçim sonrasında görevini sürdüreceği mesajını veren Merz’i, başkentte siyasi açıdan zorlu bir dönem bekliyor.
AfD, Mecklenburg-Vorpommern’de oylarını iki katından fazla artırdı
Mecklenburg-Vorpommern’de Merz’in koalisyon ortağı SPD, 2017’den bu yana eyalet başbakanlığı görevini yürüten Manuela Schwesig’in liderliğinde yüzde 35,5 oy aldı ve AfD’nin gerisinde kaldı. Aşırı sağcı AfD ise yüzde 38,2’ye ulaşarak 2021 eyalet seçimlerindeki oy oranını iki katından fazla yükseltti.
Berlin’de SPD, önceki oylarının üçte birini kaybederek yüzde 12’ye düştü. AfD ise yüzde 16 oyla başkentteki üçüncü büyük siyasi güç konumuna geldi. Berlin’de birinciliği yaklaşık yüzde 25 oy alan Sol Parti kazandı. Sol Parti, Mecklenburg-Vorpommern’de de AfD gibi oy oranını iki katına çıkardı.
CDU tarafından “aşırı solcu ve antisemit” olarak tanımlanan Sol Parti, SPD ve Yeşiller ile birlikte teorik olarak kırmızı-kırmızı-yeşil koalisyonu kurmaya yetecek çoğunluğa ulaşabilir.
Friedrich Merz: Bu bir felaket
İlk seçim sonuçlarının duyurulmasından birkaç dakika sonra açıklama yapan Merz, CDU’nun performansını değerlendirdi. Mecklenburg-Vorpommern’deki sonuçların farklı gösterilemeyeceğini belirten Merz, “Bu bir felaket” dedi. Berlin’deki ciddi oy kaybını ise “makul bir sonuç” sözleriyle nitelendirdi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ilk sonuçların açıklanmasının ardından partisinin genel merkezinde konuştuFotoğraf: Christian Mang/REUTERS
Bu tablo, CDU’nun iki hafta içinde karşılaştığı üçüncü seçim yenilgisi oldu. Parti, 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt eyaletinde düzenlenen seçimlerde de Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından kısmen aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oldukça gerisinde kalmıştı.
2025’ten bu yana başbakanlık görevini sürdüren Merz’in bu yenilgilerin ardından belirgin biçimde yıprandığı görüldü. CDU içinde sert eleştirilerle karşılaşan Merz için istifa çağrıları da yapıldı.
AfD ve Sol Parti, CDU ile SPD’nin önüne geçti
Almanya’da halkın önemli bir bölümü uzun süredir Başbakan Friedrich Merz ile SPD’nin oluşturduğu koalisyondan memnun değil. Düzenli kamuoyu araştırmalarını yürüten Deutschlandtrend’in verilerine göre hükümet koalisyonu çoğunluğunu uzun süre önce yitirdi.
Siyasi yelpazenin uçlarında bulunan partiler, hem federal düzeyde hem de eyaletlerde sık sık görüş ayrılığı yaşayan iktidar partilerinden daha fazla destek almaya başladı.
Koalisyon içindeki anlaşmazlıkların başlıca nedenlerinden biri, Merz’in aylar önce açıkladığı reform planı. Söz konusu programla sağlık, bakım ve emeklilik sigortalarında hızla yükselen maliyetlerin kontrol altına alınması amaçlanıyor.
Merz: Reformlar hayata geçirilmek zorunda
Seçim sonuçlarına rağmen Merz, söz konusu reformlardan vazgeçme niyetinde olmadığını belirtti. İki eyaletteki seçimlerin ardından konuşan Merz, “Reformlar yapılmak zorunda. Elbette bu hepimizi zor bir duruma sokuyor. Ancak bu sorumluluğu üstleniyoruz. Bu sorumluluğu ben üstleniyorum” ifadelerini kullandı.
Merz, CDU’nun Berlin’deki liste başı adayı Stefan Evers’in “makul bir sonuç” aldığını söylediFotoğraf: Fabrizio Bensch/REUTERS
Koalisyon ortakları, uzun süren görüşmelerin ardından sağlık reformu konusunda anlaşmaya varmıştı. Düzenlemeye göre ilaçlar ile diş tedavilerinin maliyeti artacak, aile sigortasının kapsamı ise daraltılacak. Zaten kamuoyundaki desteği sınırlı olan hükümetin bu adımlarla yeni bir sempati kazanması beklenmiyordu. Özel bireysel tasarrufların güçlendirilmesiyle desteklenmesi planlanan emeklilik reformu da tartışılmayı sürdürüyor.
“Ülkemi ileriye taşımak istiyorum”
Merz, planlanan değişikliklerin birçok kişi bakımından yeni yükler ve belirsizlikler oluşturacağını kabul etti. Buna karşın konuşmasında şu iyimser mesajı verdi:
“Ülkemi ileri taşımak istiyorum. Reformlarımızın başarısının yalnızca birlikte yaşamımızı iyileştirmekle kalmayacağına, aynı zamanda kendimize bakışımızı ve dünyadaki imajımızı da güçlendireceğine yürekten inanıyorum.”
Dış politika üzerindeki baskı da yükseliyor
Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’deki seçim sonuçları, Merz ile federal hükümet üzerindeki dış politika baskısını da artırdı.
Özellikle Doğu Almanya’da güçlü bir tabana sahip olan AfD, Rusya’nın uluslararası hukuka aykırı saldırısına karşı Ukrayna’ya sağlanan askeri desteğe karşı çıkıyor.
Ortaya çıkan siyasi tablo, koalisyon hükümetinin işini daha da zorlaştırıyor. Merz de bunun farkında. CDU ile koalisyon ortağı SPD’nin ağır seçim yenilgilerinden çıkarılması gereken dersi şu sözlerle ifade etti:
“Şimdi yapılması gerekenler cesaret, kararlılık ve sabır gerektiriyor. Ben bunu göstereceğim. CDU Genel Başkanı olarak da her şeyden önce ülkemizin Federal Başbakanı olarak da.”


