Irkçı Söyleme "Yasal Zemin" Var, Barış Söylemine Yok: Abu Shehadeh Sandıktan Çekilmek Zorunda Kaldı
Yaptırımlı Bakanlar Oy Pusulasında, Hak Savunucusu Lider Seçim Dışında!
Ben-Gvir Kazandı, Abu Shehadeh Çekildi: İsrail Seçimlerinde "Çifte Standart" Çatlağı
Kudüs'te Seçim Depremi: Abu Shehadeh Adaylıktan Çekildi!
İsrail'de Seçim Skandalı: Arap Lidere Engel, Aşırı Sağa Vize!
Knesset Yolunda "Çifte Standart" Çıkmazı
İsrail Seçimlerinde "Çifte Standart" Tartışması: Balad Lideri Abu Shehadeh Adaylıktan Çekildi
KUDÜS — İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde, Filistin asıllı İsrail vatandaşlarının siyasi temsiliyeti ve seçim sistemindeki "çifte standart" iddiaları gündemin üst sıralarına tırmandı.
Filistin milliyetçisi Balad Partisi'nin lideri Sami Abu Shehadeh, Gazze savaşına ilişkin yaptığı açıklamalar gerekçe gösterilerek İsrail Yüksek Mahkemesi ve Merkez Seçim Komitesi tarafından diskalifiye edilme riskiyle karşılaşmasının ardından adaylığını geri çektiğini duyurdu. Abu Shehadeh, karar sonrası yaptığı açıklamada yaşananları "demokrasi açısından tarihi bir felaket" olarak nitelendirdi.

Karara Giden Süreç ve İddialar
Abu Shehadeh’in adaylığına yönelik itiraz, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından sunuldu. Şikayette, Balad liderinin 8 Ekim 2023 tarihinde kaleme aldığı ve Hamas'ın saldırılarını "önemli bir tarihi olay" olarak tanımladığı makalesi gerekçe gösterildi. Başsavcı Gali Baharav-Miara da ifadenin "silahlı mücadeleye destek" anlamına gelebileceğini belirterek diskalifiye yönünde görüş bildirdi.
Yüksek Mahkeme'deki duruşmada konuşan Abu Shehadeh, silahlı mücadeleyi desteklemediğini, makaledeki ilgili paragrafın yanlış kaleme alındığını ve amacının konuyu siyasi bir sürece taşımak olduğunu vurguladı. Abu Shehadeh, kendisinin otuz yıldır bir insan hakları aktivisti olarak engellendiğini, buna karşın Gazze'de açlığı ve insani krizleri savunan aşırı sağcı isimlerin seçimde kalabildiğini ifade etti.
Aşırı Sağcı Bakanlara İzin, Arap Siyasetçilere Engelleme
Seçim öncesi süreçte Yüksek Mahkeme ve Merkez Seçim Komitesi, aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’in partilerini seçim dışı bırakmaya yönelik başvuruları reddetti. Başsavcılık, bu iki ismin engellenmesi için yeterli yasal zemin bulunmadığını açıkladı.
Ancak söz konusu aşırı sağcı liderler, Filistinlilere yönelik nefret söylemleri ve şiddeti teşvik eden açıklamaları nedeniyle uluslararası alanda tepki çekmeye devam ediyor. Ben-Gvir ve Smotrich;
Filistinlilerin Gazze'den çıkarılması ve bölgede yeniden Yahudi yerleşim yerlerinin kurulması çağrısında bulunmuş,
İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç gibi ülkeler tarafından Batı Şeria'daki şiddeti kışkırttıkları gerekçesiyle yaptırım listesine alınmıştı.
Öte yandan, Merkez Seçim Komitesi'nin daha önce engellemeye çalıştığı sol eğilimli Hadash milletvekili Ofer Cassif ile Birleşik Arap Listesi (Ra'am) ve Hadash-Ta'al ittifakına yönelik yasaklar Yüksek Mahkeme tarafından kaldırıldı.
Karara Tepkiler: "Eşitlik İlkelerine Aykırı"
Kararın ardından Filistinli insan hakları örgütü Adalah, Abu Shehadeh'in adaylıktan çekilmek zorunda kalmasını Filistinli vatandaşların siyasi temsil hakkına vurulmuş "ağır bir darbe" olarak değerlendirdi.
Filistinli siyasi analist ve oyun yazarı Ahmed Najjar ise yaşanan durumun İsrail demokrasisinin iki kademeli yapısını ortaya koyduğunu belirterek, “Yahudi aşırı sağcılığı sistem içinde tolere edilebilirken, Filistinlilerin siyasi söylemi varoluşsal bir tehdit olarak görülüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Arab Perspectives Institute Direktörü Zaidon Alkinani de İsrail siyasi sisteminin yapısı gereği Filistinli vatandaşların temsilini kısıtlayıcı bir baskı oluşturduğunu ve 7 Ekim sonrasında sağ kanadın gücünü artırmasıyla bu baskıların daha da yoğunlaştığını ifade etti.
Seçim Notu: İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan Filistin asıllı vatandaşlar, parlamentoda (Knesset) yer alabilmek için %3,25'lik seçim barajını aşmak durumunda. Benzer diskalifiye girişimleri 2003, 2013, 2015, 2020 ve 2022 seçimlerinde de yaşanmış, kararların birçoğu Yüksek Mahkeme safhasında iptal edilmişti.




