Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye başka bir ülkenin toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak” diyen Fidan, anlaşmanın en kısa sürede TBMM'ye gönderileceğini açıkladı. Fidan, Yemen'deki gelişmeler kapsamında hava savunması ve elektronik harp alanlarında yürütülen çalışmalara da değindi.
Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan, Ankara'da Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orbán ile düzenlediği ortak basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kapsamına ilişkin değerlendirmeler yapan Fidan, söz konusu iş birliğinin savunma amacı taşıdığını vurguladı.
Anlaşmanın TBMM'ye gönderilmesi için hazırlıkların tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Fidan, Yemen'deki çatışmalar, bölgesel güvenlik, Gazze'deki insani kriz ve İsrail'in politikalarına ilişkin de mesajlar verdi.

“BU BİR SALDIRI ANLAŞMASI DEĞİL”
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın niteliğine açıklık getiren Fidan, Türkiye'nin başka bir ülkeye saldırmak amacıyla askeri güç göndermeyeceğini söyledi.
Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
Bunun adı bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye başka bir ülkenin toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak.”
Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan
Anlaşmanın temel amacının ortak savunma ve güvenlik iş birliği olduğunu vurgulayan Fidan, Suudi Arabistan'a sağlanabilecek katkıların da bu çerçevede değerlendirildiğini belirtti.

MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI MECLİS'E GELİYOR
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'ye sunulmasına ilişkin hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını açıklayan Fidan, konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da ilettiklerini söyledi.
Fidan, “Anlaşmanın Meclise gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda. Dün Cumhurbaşkanımıza da nihayet arzumuzu bu konuda yaptık. Bunu en kısa sürede Meclise sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız” dedi.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın kurumsallaşmasına yönelik görüşmelerin de sürdüğünü kaydeden Fidan, alınan kararların uygulamaya geçirilmeye başlandığını ifade etti.

ASKERİ KARARGÂH VE SEKRETARYA İÇİN KARARLAR ALINDI
Anlaşma kapsamında yürütülen kurumsallaşma çalışmalarına değinen Fidan, askeri karargâhın yapısı, sekretaryanın durumu ve yeni sekreterin atanması gibi başlıkların görüşüldüğünü söyledi.
Fidan, “Bunlara ilişkin oylamalarımızı yaptık, kararlarımızı aldık. Bunlar hızlıca hayata geçiyor. Anlaşma imzalanalı daha çok az olmasına rağmen geçen sürede kurumsallaşma ve pratik adımlar çok hızlı bir şekilde atılıyor” ifadelerini kullandı.
Tarafların somut sonuçlar elde etmek istediğini belirten Fidan, askeri heyetlerin teknik değerlendirmelerini sürdürdüğünü kaydetti.
YEMEN İÇİN HAVA SAVUNMASI VE ELEKTRONİK HARP DESTEĞİ GÜNDEMDE
Yemen'deki gelişmelere ilişkin de açıklamalarda bulunan Fidan, Türkiye'nin savunma alanında sağlayabileceği katkıların teknik düzeyde ele alındığını belirtti.
Fidan, “Savunmaya yönelik ne türden yardımlar yapılabilir? Özellikle hava savunması, elektronik harp başta olmak üzere diğer teknik konularda nasıl yardım yapılabilir? Bunlarla ilgili çalışmalar devam ediyor. Askeri komiteler çalışıyor” dedi.
Suudi Arabistan'ın Yemen'deki meşru hükümet güçlerine destek verdiğini belirten Fidan, Türkiye'nin ise çatışmaların barışçıl yollarla sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunduğunu söyledi.
Fidan, savunma iş birliğinin yalnızca askeri teçhizat desteğiyle sınırlı olmadığını; müşterek planlama, harekât ve analiz çalışmalarının da önemli olduğunu ifade etti.

“SUUDİ ARABİSTAN'IN GÜÇLÜ BİR ASKERİ ALTYAPISI VAR”
Suudi Arabistan'ın uzun yıllardır askeri kapasitesini güçlendirmeye yönelik yatırımlar yaptığını belirten Fidan, bu nedenle iş birliğinde teknik ve operasyonel planlamanın ön plana çıktığını söyledi.
Fidan, “Suudi Arabistan'ın zaten büyük bir askeri teçhizat altyapısı var. Yıllar içerisinde temin ettiği, tedarik ettiği yüksek miktarda teçhizat, silah, savunma unsurları var” dedi.
Pakistan ve Türkiye'nin sağlayabileceği katkıların askeri heyetler tarafından değerlendirileceğini ifade eden Fidan, bölgesel barışın güçlendirilmesi için siyasi ve diplomatik çalışmaların da sürdürüleceğini vurguladı.

“BÖLGEYE DAHA BÜYÜK BARIŞ NASIL GETİRİLEBİLİR?”
Orta Doğu'daki çatışmaların yalnızca askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini belirten Fidan, İran ile ABD arasındaki savaşın ve diğer bölgesel gelişmelerin daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini söyledi.
Fidan, bölgedeki güvenlik sorunlarının çözümünde diplomasiye de ağırlık verilmesi gerektiğini ifade ederek, Türkiye'nin taraflarla görüşmelerini sürdürdüğünü belirtti.

MACARİSTAN'DAN TÜRKİYE'NİN AB SÜRECİNE DESTEK
Ortak basın toplantısında konuşan Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orbán ise Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine yönelik soruları cevapladı.
Macaristan'ın Avrupa Birliği içerisindeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Orbán, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine destek verdiklerini söyledi.
Orbán, “Macaristan her zaman Türkiye'nin AB ilişkilerinde yanında durdu, destekledi. Her yaklaşımı, diyaloğu hep destekledik ve destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE KOLAYLIĞI VURGUSU
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinde somut adımlar atılmasını desteklediklerini belirten Orbán, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Türk vatandaşlarına yönelik vize işlemlerinin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Orbán, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurmasını istediklerini belirterek, Macaristan'ın bu süreçte yapıcı diyaloğu desteklemeye devam edeceğini ifade etti.
Türkiye ile AB arasında ortak menfaatlere dayalı bir yaklaşımın geliştirilmesinden yana olduklarını söyledi.

FİDAN'DAN GAZZE MESAJI: “SOYKIRIMIN DURMASI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”
Gazze'deki gelişmelere ilişkin soruları da cevaplayan Bakan Fidan, İsrail'in saldırılarının sona ermesi ve kalıcı barışın sağlanması için Türkiye'nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirtti.
Fidan, “Özellikle Gazze'de devam eden trajedinin, soykırımın durması ve kalıcı bir barışın gelmesi için var gücümüzle çalışmaktayız. Sadece biz değil, bölgedeki ortaklarımızla uluslararası ortaklarımız bu konuda elinden geleni yapmakta” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası görüşmelerinde Gazze meselesini öncelikli gündem maddeleri arasında tuttuğunu belirten Fidan, hem ikili hem çok taraflı diplomatik mekanizmaların kullanıldığını söyledi.
“İSRAİL'İN GAZZE BARIŞ PLANI'NIN UYGULANMASIYLA ÇOK FAZLA ALAKASI YOK”
Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesi için atılması gereken adımlara değinen Fidan, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve Filistin Ulusal Komitesinin görevlerini devralmasının önemine dikkat çekti.
Barış anlaşmasının ilk aşamasının tamamlanması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Bu konuda özellikle Gazze Barış Planı'nın maddelerinin hayata geçmesi için çalışıyoruz. Ama defaatle ifade ettim, bunu uluslararası toplantılarda da gündeme getiriyorum. İsrail'in Gazze Barış Planı'nın uygulanmasıyla çok fazla alakası yok” dedi.
İsrail üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini belirten Fidan, Gazze'deki insani dramın sona erdirilmesi amacıyla diplomatik temasların devam ettiğini söyledi.
“İSRAİL'İN POLİTİKALARINDA BÜYÜK BİR DEĞİŞİM BEKLEMİYORUM”
İsrail'deki iç siyasi gelişmeleri de değerlendiren Fidan, yaklaşan seçimlerin ülkenin dış politikasında köklü bir değişime yol açmasını beklemediğini belirtti.
Fidan, “Burada büyük bir değişim bekliyor musunuz diye bana sorduğunuz zaman ben dış politikasında çok fazla bir değişme olacağını açıkçası düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte yeni siyasi koşulların bazı konuların daha rahat konuşulmasını ve yeni adımlar atılmasını mümkün kılabileceğini ifade eden Fidan, uluslararası kamuoyunda da bu yönde beklentilerin bulunduğunu söyledi.
BATI ŞERİA VE MESCİD-İ AKSA UYARISI
İsrail'in Batı Şeria'daki faaliyetlerine de değinen Fidan, Filistin topraklarına yönelik uygulamalara karşı diplomatik girişimlerin sürdüğünü belirtti.
Batı Şeria'daki toprak gasbının hızlandırılmasını eleştiren Fidan, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya yönelik muhtemel girişimlerin engellenmesi için Türkiye'nin uluslararası platformlarda çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Fidan, bu meseleye yalnızca dini veya millî bir politika açısından değil, bölgesel ve küresel istikrar bakımından da yaklaşılması gerektiğini ifade etti.
“BÖLGEDEKİ VE KÜRESELDEKİ BÜTÜN FAY HATLARINI TETİKLEYEN BİR SIKINTI”
İsrail'in politikalarının yalnızca Filistinlileri değil, bölgesel ve küresel istikrarı da etkilediğini savunan Fidan, “Rasyonel olarak stratejiye baktığınız zaman bölgedeki ve küreseldeki bütün fay hatlarını tetikleyen bir sıkıntı” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin bölgede kalıcı barış için bir vizyona sahip olduğunu vurgulayan Fidan, “İsrail'in bölge ülkelerini herkes için katan, herkese güvenlik, istikrar ve mutlu bir gelecek sağlayacak olan bir vizyon, bir barış planı bizim zihnimizde var” dedi.
Bu hedefe ulaşmak için özellikle İsrail başta olmak üzere ilgili taraflarla yoğun diplomatik çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirten Fidan, Türkiye'nin kararlı ve sonuç odaklı girişimlerini sürdüreceğini ifade etti.




