Bakan Gürlek'ten bomba açıklamalar.. Muhsin Yazıcıoğlu'nun katili...

13 dk okuma
Bakan Gürlek'ten bomba açıklamalar.. Muhsin Yazıcıoğlu'nun katili...

Hızlı Özet

Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı canlı yayında AHBAP soruşturmasının perde arkasını açıkladı. Şile Belediyesi operasyonuyla başlayan sürecin MASAK raporlarıyla derinleştiğini belirten Gürlek, toplanan deprem yardımlarının şahsi hesaplara aktarıldığını, 990 milyon TL'lik bahis oynandığını ve yeni dalgaların gelebileceğini bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı canlı yayında AHBAP soruşturmasının perde arkasını açıkladı. Şile Belediyesi operasyonuyla başlayan sürecin MASAK raporlarıyla derinleştiğini belirten Gürlek, toplanan deprem yardımlarının şahsi hesaplara aktarıldığını, 990 milyon TL'lik bahis oynandığını ve yeni dalgaların gelebileceğini bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AHBAP soruşturmasından Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarına, Rojin Kabaiş soruşturmasından belediyelere yönelik operasyonlara kadar birçok başlıkta açıklama yapan Gürlek, Ekrem İmamoğlu davası, Terörsüz Türkiye süreci ve genel af tartışmalarına ilişkin de mesajlar verdi.

AHBAP soruşturmasına ilişkin konuşan Gürlek, soruşturmanın başlangıcının MASAK raporlarına dayandığını belirtti.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Şile Belediyesi'ne yönelik operasyon sırasında gözaltına alınan Haluk Levent'in üvey abisi Berkant Acil'in hesaplarını incelenmesiyle her şeyin başladığını anlattı.

Bakan Gürlek'in açıklaması şöyle:

Şimdi AHBAP soruşturmasını biliyorsunuz. Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı. Biliyorsunuz, belediyelerde genelde operasyonlar ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor.

HALUK LEVENT'İ ABİSİ YAKMIŞ!

Tabii Şile Belediyesi'nde Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda Haluk Levent'in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var. Belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında Şile Belediyesi'nde gözaltına alındı.

Aynı şekilde Yeliz Kaya var. Yani bu da biliyorsunuz, daha sonradan AHBAP'la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı.

Burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar, hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın. Yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri inceleniyor. Burada tabii Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani, sonuçta kardeşler arasında para trafiği var.

Ama tabii burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın AHBAP'la bir sıfatı yok. Bizim yönetim kadrosunda sıfatı yok. Dernek içinde de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya AHBAP Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar... Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor.

Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Soruyorlar. Yani Yeliz Kaya'nın ifadesini alıyorlar: "Bu hesap hareketleri var. AHBAP'ta senin ne ilgin var?"

Sen normalde belediye soruşturması kapsamında gözaltına alınıyorsun. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki: "Bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent'in hesabı."

Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce AHBAP'la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından ele alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu.

Normalde Yeliz Kaya'nın AHBAP Derneği'nde resmi bir sıfatı olmamasına rağmen AHBAP Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda, yani 1 milyar, 5 milyar, anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı.

Tabii bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu, biliyorsunuz, normalde çarşamba günü hafta içi soruşturmaların bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor: Genelde Mali Şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor. Tabii Haluk Levent'in o süreci arkadaşlar da takip ediyor. Yani ne yapıyor, ne ediyor diye.

Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte.

Bir de İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum, Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. İşte Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, 3 kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vesaire söyledi.

"HALUK LEVENT PANİK YAPTI"

Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü. Yani panik içerisinde bulundu.

Daha sonra pazar günü sanıyorum, yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken, yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı. Yani telefon sinyali kesildi.

Bizim arkadaşlar, yani savcılarımız, aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarından kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var. Muzaffer isimli şahısla birlikte. O halen firari, yakalanamadı.

Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor. Asıl amaç bu.

Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.

Burada tabii ilgilendiren konu, ben öncelikli olarak 6 Şubat depremlerinde, biliyorsunuz, çok büyük bir deprem. 11 ilde hissedilen deprem. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah rahmet eylesin diliyorum.

Burada Haluk Levent'in şahsi eylemleri dışında bizi ilgilendiren kısmı AHBAP isimli bir dernek var, biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor. Ama tabii aktif olarak, yoğun olarak bu dernek, AHBAP Derneği, depremden sonra, yaşanan bir hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, birçok sanatçının sosyal medya ünlerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor.

YARDIM PARALARINI HESABINA ALMIŞ

Yani burada önemli olan, buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması önemli değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. AHBAP da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi.

Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar AHBAP Derneği'nin. Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki dolar kuruna, o zamanki Türk lirası hesabına göre 4,3 milyar TL. Şu an o zaman kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış.

Ama burada bizi ilgilendiren kısım, AHBAP Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bizi ilgilendiren, bunun suç olup olmadığı. Burada önemli olan konu bu. Biz bunu gördük.

990 MİLYON TL'LİK BAHİS!

MASAK raporlarında Haluk Levent de zaten ikrar etti. Yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti.

Bakın, Haluk Levent bizi yasal bahis dediğimiz, yani legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi.

Yani bir kamu derneğinden, bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek, tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım paralarını hesabına almış. Yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış. Yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç.

Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış. Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti. Bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını...

Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım, şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var.

Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum: Burada bizi ilgilendiren, Adalet Bakanlığı'nın ya da Başsavcılığın görevi, özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesinde deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bundan sonra kumar, bahis vesaire için kullanılması.

"YENİ DALGA OLABİLİR"

Yani burada soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var. Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor.

Şimdi şu ana kadar 70 civarında, bildiğim kadarıyla, bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikâyetçi oluyor. İnanılmaz bir süreç var. Taşınmaz devri yapılmış. Borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismini ben buradan vermek istemiyorum. Bir sürü vatandaşımız geldi, şikâyetçi oldu. "Ben Haluk Levent'e güvenerek borç verdim" dedi. Baktık, gerçekten senetler var. Taşınmaz devirleri var. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır.

MUHSİN YAZICIOĞLU SORUŞTURMASI

Burada bir organizasyon var. Bu işi özellikle FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller var. Biliyorsunuz, geçen bir operasyon yapıldı. 19 kişi tutuklandı. 21 kişi gözaltına alınmıştı.

Şimdi burada FETÖ'ye bu özellikle kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren, ben kendim inceledim, deliller var. Çok ciddi deliller var. Nasıl deliller var? Özellikle helikopterin kazaya uğramadan önce, yani düşmeden önce, üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Daha önce bu konuda raporlar alınmıştı.

Tabii burada F-4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantılar araştırılıyor. Özellikle o tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin parmak izi FETÖ'nün 'TSK İmamı' Adil Öksüz’ün evinde çıkıyor. Daha sonra bu pilotun Hava Kuvvetleri imamıyla, mahrem imamıyla o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor. Ve en son biliyorsunuz, Elazığ İl İmamı tutuklanmıştı. Onun ByLock yazışmaları çıktı. Elazığ İl İmamı'nın, özellikle mülkiye yapılanmasından biri. ByLock yazışmasında, "Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu süreçten çok endişeliydi. Bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun" şeklinde bir yazışması var.

Buradan arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konulup daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonu yaptı. Muhtemelen diğerleri de devamında gelecektir.

Ama burada ilk deliller, ben kendim inceledim dostum. Biliyorsunuz, ben Başsavcılık'ta da görev yaptım. Gördüğüm kadarıyla FETÖ tarafından bir organizasyon sonucunda rahmetlinin cinayetinin işlendiği konusunda bir şüphe var. Ciddi şüphe var. Kuvvetli şüphe var. Muhtemelen deliller ortaya çıktıkça da tekrardan Başsavcılık durumu değerlendirecektir.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASI

Şimdi Gülistan Doku'ya hem Tunceli Başsavcılığımız hem de Erzurum Başsavcılığımız bakıyor. En son bildiğim kadarıyla yeni bir operasyon yapıldı. Burada o dönemki Tunceli Valisi'nin eşi, korucular, bir kısım hastane kayıtlarını silen personel şu an gözaltında ya da tutuklamaya sevk edildi diye biliyorum, gelmeden. Soruşturma devam ediyor.

Özellikle Umut Altaş var. Bununla ilgili bizim kilit ismimiz bu. Kırmızı bülten çıkartmıştık. Biliyorsunuz, şu an Amerika'da, ABD'de tutuklandı. Onun cezaevinde görüştüğü bir şahsın Ses kaydı dosyaya delil olarak sunuldu. Umut Altaş'ın, biz ısrarla Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Burada ABD makamlarıyla da görüştük. Orada bir iade yargılaması yapılıyor. Şu an olumlu gidiyor süreç.

Cenazenin yerinin korucular tarafından bilindiği, gömüldüğü yerin birkaç defa yer değiştirdiği iddiası var. Soruşturma devam ediyor. Bu konuda biz de elbette, eğer bir cenaze varsa bunun ortaya çıkarılmasını düşünüyoruz. Çünkü sonuçta Gülistan Doku'nun ailesinin de en azından kabrinin başına gidip bir dua etme hakkı var. İnşallah ben bunun da çözüleceğini düşünüyorum. Yani cenazenin yerinin bulunacağını düşünüyorum.

ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASI

Soruşturma devam ediyor. Rojin Kabaiş ile ilgili tabii en son DNA örnekleri alındı, biliyorsunuz. Orada çok sayıda kişiden DNA örnekleri alındı. Cep telefonunun özellikle açılması için önce Çin'e göndermiştik. Çin'de çözümlenmesi yapılamadı. Tekrar özel bir ekip kurduk. Şu an inşallah cep telefonunu açmayı düşünüyoruz.

HTS, baz istasyonu çalışması yapıyoruz. Aynı şekilde, az önce söylediğim gibi, Tunceli'de kurduğumuz özel ekibin benzerini Rojin Kabaiş soruşturması için kurduk. Başsavcılarımız, savcı arkadaşlarımız kararlı bir şekilde çalışıyor. Soruşturma devam ediyor. İnşallah yakın zamanda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Cep telefonunun açılması anlamında da özellikle baz istasyonunun daraltılmış baz çalışmasından da olumlu şeyler çıkacağını düşünüyorum.

Özellikle Rojin Kabaiş'te DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Yani günümüz teknolojisini kullanıp uzman ekiplerle, özel ekip kurarak, yerine giderek, olay mahalline giderek delilleri tekrardan toparlıyoruz. Dosyayı en ince ayrıntısına kadar okuyoruz.

BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLAR

Maddi delilleri değerlendirerek bir operasyon aşamasına geçiyor. Belediyelerle ilgili süreçler bu şekilde devam ediyor. Ama genelde etkin pişmanlık beyanları etkili oluyor. Ben Başsavcılık yaptığım zamanlarda da özellikle İBB operasyonlarında da gördük. Yani içeriden çözülme önemli. Çünkü bir yerden sonra artık itirafçı olmak istiyor, karar veriyor, anlatıyor. Özellikle kendisinin yapmış olduğu eylemleri anlatıyor, başkasının yapmış olduğu eylemleri anlatıyor. Ama şunu söyleyeyim, kesinlikle vurgulamak istiyorum. Tek başına bir itirafçının beyanına dayalı olarak hiçbir operasyon yapılmıyor. Yani bütün başsavcılarımızın bu şekilde bunu somutlaştırması lazım. Maddi delil gerekiyor.

Yani MASAK raporu alınıyor. HTS trafiğine bakılıyor. Söylediği gibi bir para hareketi olup olmadığına bakılıyor. Teyitli olarak yapılıyor. Aynı şekilde bazen teknik takip yapılabiliyor. Suçüstü yapabilmek için parayı taşıyıp taşımadığı, parayı alıp almadığı...

"İMAMOĞLU POLEMİK YAPIYOR"

Şimdi ben mahkeme başkanlığı da yaptım. Büyük davalara bakmak nasip oldu. Ya şimdi bu olmaz. Yani mahkemeler kesinlikle siyasi arenası değildir. Mahkemelerde özellikle yargılama yapan heyete, savcıya kimse parmak sallayamaz. "İki gün sonra sen yargılanacaksın" diye hesap soramaz. Yani bu şahıs, sanık Ekrem İmamoğlu, dosyada sürekli olarak bunu yapıyor. Polemik yapıyor.

Yani şu an bence Ekrem İmamoğlu'nun üzerine atılı suçlardan dolayı aslında savunmasını yapması lazım. Onları çürütmesi, yani iddia makamı bir iddia sundu. Dedi ki 143 eylemden hakkında isnat ediyorum. Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarıyla birlikte bu eylemlerin böyle olmadığını, işte bu şekilde olduğunu ispat etmesi gerekirken tam tersi, olayı farklı mecralara çekmek istiyor.

Yani mahkemelerde kesinlikle yapılmaz, yargılama yapılır. Mahkeme heyetleri de bu propagandadan etkilenmez. Yani Ekrem İmamoğlu şu an açıkçası resmen siyasi arena olarak, siyasi şov malzemesi haline getirmeye çalışıyor bunu. Yani mahkeme başkanıyla, biz de takip ettik kamuoyundan, sürekli olarak polemik çıkartıyor. Yani işi ileriye götürüyor hatta. "Sizi yargılayacağız" diyor. "İşte bana da sizi yargılayacağız diyor. Günü gelecek" diyor. "İşte yargılanacaksınız" diyor. Bu şekilde olmaz. Yani bunlar olmaz. Mahkemelerin kuralları vardır.

Bir alana çekmek istiyor. Olayı siyasileştirmek istiyor. Sanki 140 eylem söz konusu değil de efendim, "Ben siyasi kişiliğim, bu yüzden bana operasyon yapıldı, bu yüzden dava açıldı." Bunu söylemeye çalışıyor. Ama bu tavır yanlış. Mahkemeler bundan etkilenmez. Yani dosyadaki delillere göre karar verir.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Güzel bir aşamaya geldi. Biz bu sürece dahil değiliz. Sadece biz teknik olarak, daha önce de ben çeşitli programlarda söylemiştim, teknik olarak Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapılması aşamasında, istedikleri şekilde öneri sunabiliyoruz. 15 maddelik bir taslak olduğunu biliyorum. Elbette buradaki takdir tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, değerli milletvekillerimizin takdiri.

Eğer terör varsa bir ülkede, az önce de söyledim, huzur sadece huzur anlamında değil. Ülkenin demokratikleşmesi, hukuk güvenliği, yatırımcının gelmesi... Bunların hepsini çok etkileyen bir süreç. Türkiye bu süreçlerden geçti. Şu an olumlu bir netice alınacağını düşünüyorum, kısa sürede.

GENEL AF

Özellikle sadece PKK silahlı terör örgütüne ilişkin bir paket olarak geldi. Burada tabii genel af düzenlemesi yok. Şahsı gibi bir düzenleme yok.

Yani genel affa ilişkin şu an bir düzenleme, bir çalışma yok. Ama Meclis, biliyorsunuz, ne zaman kanun düzenlenirse gündeme gelebilir. Ama şu anki bu pakette sadece PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Genel afla ilgili şu an bir düzenleme yok.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK

Ben göreve gelir gelmez 81 il başsavcılığımıza özellikle uyuşturucu, yasadışı bahis, sanal kumar ve aynı şekilde sokak çeteleriyle mücadele konusunda genelge gönderdim. Yani çok önemsiyorum. Özellikle sokak çeteleriyle mücadele çok önemli. Vatandaşımızın huzuru, kamu düzeninin sağlanması çok önemli.

Burada maalesef şunu gördük. Özellikle isim vermeyeyim. Bazı suç örgütleri, yani yeni nesil suç örgütleri, maalesef çocuklarımızı kullanıyorlar. Yani çocuklara verilen cezaların azlığından dolayı çocukları suça teşvik ediyorlar, yönlendiriyorlar, azmettiriyorlar.

Aslında bu paket tam onu içeriyor. Daha önce de zaten azmettirenler hakkında 11. Yargı Paketi'nde bir düzenleme yapılmıştı. Şu an komisyonda, kısa sürede herhalde Genel Kurul'a gelecek. Suça sürüklenen çocuk kavramı da değişiyor.

Özellikle 15-18 yaş aralığındaki çocukların adam öldürme ve diğer suçlardan dolayı işlediği suçlarda yetişkinlerle aynı oranda ceza alması sağlanıyor. Bu önemli. Yani suç örgütleri artık çocuklarımızı kullanamayacak.

Suça sürüklenen çocuk kavramı değişiyor. Burada ailelere de artık sorumluluk yükleniyor. Adli süreç altındaki çocuğun eylemlerinden dolayı, her suçta değil, bazı suçlarda ailenin özen yükümlülüğü, velilik görevini yapmamasından dolayı artık ailenin de cezai anlamda bir sorumluluğu olacak.

Orada velayet görevinden dolayı, ailenin velilik görevinden dolayı, özel bakım görevinden dolayı, bunu eksik yapmasından dolayı, ihmal etmesinden dolayı bu pakette ailelerin de sorumlu olmasını gerektiren bir cezai müeyyide düzenlendi.

YASA DIŞI BAHİS

Yani yasa dışı bahis şu an toplumun kanayan yarası, uyuşturucu toplumun kanayan yarası. Özel birimler kurduk bu konuda.

Şimdi yasa dışı bahis sürekli olarak yöntem değiştiriyor. Önceden öğrenci hesaplarını kullanıyorlardı. Kiralıyorlardı öğrencileri çok cüzi miktara. Daha sonra ödeme sistemlerini kullandılar. Biz de bu yöntemi çözdük. Şu an farklı yöntemler kullanıyorlar. Sürekli olarak bir yöntem değiştiriyorlar. Başsavcılıkta yeni yöntemleri öğrenince yeniden operasyon yapıyor. Tamamen yasa dışı bahsin kökünü kazıyacağız.

ÜNLÜLERE YÖNELİK OPERASYONLAR

Kim olursa olsun, burada kullanıcıdan torbacıya, dağıtıcıya, ana dağıtıcıya, uyuşturucu baronuna kadar giden yapının tamamını çökerteceğiz. Tamamının yani kökünü kazıyacağız.

Sistem şu şekilde oluyor. Kullanıcının üzerinde torbacı, ana dağıtıcı, daha sonra bu barona birden ulaşamıyorsunuz. Bunun sisteme bir şekilde sizin girmeniz lazım. Ben savcı gözüyle bakıyorum. Sisteme girebilmeniz için kullanıcıyı alıyorsunuz. Kullanıcı maddeyi kimden aldığını söylüyor. O daha sonra maddeyi alan kişinin üzerinde mutlaka bir torbacı var. Torbacının üzerinde bir ana dağıtıcı var. Ana dağıtıcının üzerinde ülkeye getiren var. Bu iş bu şekilde silsileyle baron, yani uyuşturucu baronlarına kadar gidiyor.

SAÇLARINI SIFIRA KAZITANLAR VAR

Son zamanlarda, arkadaşlarımız önemli delil olmayanlara doğrudan doğruya operasyon yapmıyor. Sadece teste davet ediyor. Test veriliyor. Adli Tıp Kurumu'nda test veriliyor. Daha sonra pozitif çıkarsa tekrardan ifadeye başvurulabiliyor. Ya da ciddi bir delil varsa operasyon yapmak zorunda kalıyor.

Tabii elbette yeni yöntemler kullanıyorlar. Şimdi bu genelde uyuşturucu, özellikle kokain, saçta çıkıyor, kanda çıkıyor biliyorsunuz. Yani saçta, son zamanlarda maalesef saç örneği alınmaması için saçını sıfıra kazıtanlar çok vardı. Bunu ben görmüştüm. Şu anda aynı şekilde var.

Ama kaçış yok, net olarak ortaya çıkıyor.

Bu haber 13544 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gülistan Doku soruşturmasında "Valinin tüm işlerini yapın" emrini veren kritik isim tutuklandı!
Asayiş

Gülistan Doku soruşturmasında "Valinin tüm işlerini yapın" emrini veren kritik isim tutuklandı!

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmanın ikinci dalgasında gözaltı ve tutuklama trafiği sürüyor. Dosyada tanık olarak dinlenen eski polis Gökhan Ertok'un ifadesinde adı geçen ACA Bilişim sahibi Mehmet Aca da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Habervitrini10152 Görüntüleme
Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı tutuklandı
Asayiş

Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı tutuklandı

Çankaya Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Karabulut'un da aralarında bulunduğu 2 şüpheli tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Habervitrini14204 Görüntüleme
İzmit soruşturmasında gizli tanık başka belediyeleri de işaret etti: Kadıköy, Çekmeköy, Tuzla...
Asayiş

İzmit soruşturmasında gizli tanık başka belediyeleri de işaret etti: Kadıköy, Çekmeköy, Tuzla...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İzmit Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında dosyaya giren gizli tanık ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Gizli tanık, ihale süreçlerinden rüşvet mekanizmasına kadar çok sayıda çarpıcı iddiada bulunurken, bazı CHP'li belediyeler ve isimlerle ilgili de dikkat çeken beyanlar verdi.

Habervitrini14294 Görüntüleme
Bakan Mustafa Çiftçi kalem kalem açıkladı! Ne kadar bağış toplandı?
Asayiş

Bakan Mustafa Çiftçi kalem kalem açıkladı! Ne kadar bağış toplandı?

‘AHBAP rezaleti ortaya koydu’ dedi, resmi kurumlara güvene dikkat çekti! Bakan Mustafa Çiftçi kalem kalem açıkladı! Ne kadar bağış toplandı?

Habervitrini12470 Görüntüleme