Bakan Gürlek : Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldürülmesiyle ilgili FETÖ'nün Bylock konuşmaları dosyada

••4 dk okuma
Bakan Gürlek : Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldürülmesiyle ilgili FETÖ'nün Bylock konuşmaları dosyada

Hızlı Özet

“Adalet Bakanı Gürlek, "Büyük Birlik Partisinin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen bir soruşturma süreci var. Soruşturmanın ulaştığı şu ana kadarki en önemli delil nedir? Kazanın FETÖ organizasyonu olduğuna ilişkin somut bir delil şu ana kadar dosyaya girdi mi?" sorusuna, "Elbette girdi." cevabını verdi.”

Adalet Bakanı Akın Gürlek: İhmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacak. 17 Eylül itibarıyla fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an biz verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim gözbebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen hadiseyi genele yaymamak gerekiyor

"ÖRGÜTSEL EYLEM OLDUĞUNA DAİR ÇOK FAZLA DELİL VAR"

Adalet Bakanı Gürlek, "Büyük Birlik Partisinin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen bir soruşturma süreci var. Soruşturmanın ulaştığı şu ana kadarki en önemli delil nedir? Kazanın FETÖ organizasyonu olduğuna ilişkin somut bir delil şu ana kadar dosyaya girdi mi?" sorusuna, "Elbette girdi." cevabını verdi.

Yazıcıoğlu için başsağlığı dileyen Gürlek, bu konuda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ikinci bir operasyon yaptığını ifade etti.

Gürlek, FETÖ'nün o dönemde devletin bütün kurumlarına sızdığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bizim şu an geniş pencereden gördüğümüz, bunun bir örgütsel talimatıyla, yani FETÖ'nün örgütsel talimatıyla bir örgütsel eylem olduğuna kanaat getirdik. Yani irademiz o yönde, yaptığımız operasyonlar o yönde. Somut olarak delil bazlı anlatmak gerekirse özellikle F-4 pilotunun bizzat kendisi, eşinin Adil Öksüz ile görüşmeleri, mahrem imamlarla olay gününden önce Elazığ'da Elazığ mahrem imamlarıyla toplantı yapması, Adil Öksüz'ün olaydan önce Türkiye'ye gelip toplantıya katılıp olayın gerçekleşmesinden bir gün önce yurt dışına çıkması... Somut deliller var. Aynı şekilde daha sonradan 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ByLock yazışmaları ortaya çıktı. ByLock yazışma içeriklerinde bu olaya atıf yapılması, 'tereyağından kıl çekermiş gibi bu olayı yaptık, hocamız çok memnun' şeklinde yazışmanın bulunması. Aynı şekilde F-4 pilotunun eşinin Adil Öksüz'ün evinde parmak izi bulunması, Adil Öksüz ile görüştüğüne ilişkin HTS baz istasyon kayıtlarında bulunması birçok delil, emare var. Biz şu an geniş pencereden baktığımız zaman, bunun o tarihlerde devletin kılcal damarlarına çöken hain örgüt tarafından yapılmış olduğuna dair şu an savcılarımızda, Ankara Başsavcımızın da kanaati yüksek. İlk dalgada tutuklamalar yapıldı, ikinci operasyon da yapıldı. Devam eden bir süreç var. Tamamen bağımsız yargı tarafından işleyen bir süreç var ama maddi anlamda örgütsel eylem olduğuna dair çok fazla delil var."

"DOĞAL ÖLÜMDEN ZİYADE BİR MÜDAHALE SONUCU ÖLDÜĞÜNE İLİŞKİN ŞU AN TESPİTLER VAR"

Akın Gürlek, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında yapılan feth-i kabirin ardından yeni bir tıbbi bulguya ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin soru üzerine, Kozinoğlu'nun, devletin dış operasyonlarında görev alan birisi olduğunu anımsattı.

Kendisinin o dönemlerde FETÖ tarafından başlatılan Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları kapsamında Türkiye'ye çağrılmasının istendiğini, ardından tutuklandığını belirten Gürlek, Kozinoğlu'nun 2011'de Silivri'de kaldığı cezaevinde hayatını kaybettiğinde ölüm sebebinin kalp krizi olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı.

Gürlek, bu konuda cezaevi personelinin ihbarı üzerine soruşturma başlatıldığını anımsatarak, "Özellikle cezaevi personeli çok net olayı anlatmıştı. Bunun bir örgüt tarafından yönlendirildiğini, bunun bir kalp krizi olmadığını, geç müdahale edildiğini... Bununla ilgili Silivri Başsavcılığımız bir süreç yürütüyor. Daha önce alınan takipsizlik kararı kaldırıldı. Gözaltılar, tutuklamalar yapıldı. Bildiğim kadarıyla 9 tutuklu var, feth-i kabir yapıldı. Burada öncelikli olarak kesin ölüm sebebini öğrenmemiz gerekiyor." sözlerini sarf etti.

Adli Tıp Kurumunun henüz rapor sunmadığını, incelemelerin devam ettiğini bildiren Gürlek, bu konunun da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yaptığı çalışmalar kapsamında gün yüzüne çıkan bir dosya olduğunu söyledi.

Gürlek, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı tüm yönleriyle yürüttüğüne işaret ederek, "Adli Tıp Kurumu raporunun sonucunu bekliyoruz. Ama gelinen aşamada özellikle rahmetlinin gerçekten doğal bir ölümden ziyade bir müdahale sonucu öldüğüne ilişkin şu an tespitler var." bilgisini verdi.

Bakan Gürlek açıkladı: Fon soruşturması nasıl başladı?

"ŞU AN ARAŞTIRMALAR DEVAM EDİYOR"

Kurtlar Vadisi dizisi ile Kozinoğlu soruşturması arasındaki ilişkinin ne olduğuyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, dizideki "Kazım Kaşifoğlu" isimli karakterin ölümünün Kozinoğlu'nun ölümüyle birebir benzediğini belirtti.

Dizideki bu olayın Kozinoğlu'nun vefat etmeden önce işlendiğini aktaran Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Daha sonra, 2 gün sonra da söz konusu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü gerçekleşiyor. Buradaki savcı arkadaşlarımız senaristleri 'bilgi sahibi' olarak dinlediler. Yani siz bunu nereden biliyordunuz? Çünkü, birebir canlandırma aynı. Oradaki karakter ismi benziyor, devlet görevlisi, Silivri cezaevi, elektrik kesintisi ve daha sonra bakıyoruz aynı şekilde de Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'deki ölümüyle ilgili kararlar birbirini tutuyor. Yani bu elbette bir şüphe gerektiriyor. Buradaki savcı arkadaşlarımız bu senaryoyu yazan 3 kişiyi 'bilgi sahibi' olarak, 'tanık' olarak dinlediler. Şu an araştırmalar devam ediyor ama bu şüpheli bir durum. Yani 2 gün sonra gerçek eylem oluyor. Şüphe olduğu için savcı arkadaşlarımız da mecburen buradaki senaristleri 'bilgi sahibi' olarak dinlediler. Yani bu araştırılması gereken bir konu."

Bu haber 9380 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR