Ben-Dror Yemini uyarıyor: İsrail'in çöküşü yakında

3 dk okuma
Ben-Dror Yemini uyarıyor: İsrail'in çöküşü yakında

Hızlı Özet

Siyasi kriz, uluslararası izolasyon, yaptırımlar ve muhtemelen askeri bir saldırı.

İsrailli yazar Ben-Dror Yemini, "Yedioth Ahronoth" gazetesinde yayımlanan bir makalesinde İsrail'in hızla "çöküşe" doğru gittiği konusunda uyarıda bulundu.

Ben-Dror Yemini, İsrail'in karşı karşıya olduğu krizin artık siyasi alanla sınırlı kalmadığını, akademik, ekonomik ve diplomatik alanlara da yayıldığını ve mevcut politikalar devam ederse uluslararası yaptırımların uygulanmasına, silah sevkiyatlarında gecikmelere ve hatta askeri bir saldırıya maruz kalmaya kadar varabileceğini savundu.

Yazar, makalesine İsrail'de yaygın olan "tüm dünya bize karşı" sözünün yanlış olduğunu belirterek başladı ve asıl sorunun "İsrail'in kendi kendine karşı olması" olduğunu, "aptallık" ve "siyasi çöküş" olarak tanımladığı durumun ise İsrail liderliğinin kendi eseri olduğunu ekledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Başbakan Benjamin Netanyahu'ya söylediği "herkes sizden bıktı" sözünü örnek göstererek, bu ifadenin İsrail'in ulaştığı gerilemenin boyutunu yansıttığını belirtti.

Yemini, bahsettiği çöküşün sadece siyasi olmadığını, akademik alana da uzandığını ve yaptırımlar ile silah tedarikindeki gecikmeler sonucunda ekonomik bir çöküşe dönüşebileceğini vurguladı. Bu yolun hala durdurulabilir olduğunu ancak mevcut yaklaşımda radikal bir değişiklik gerektirdiğini, zira iktidardaki koalisyonun İsrail'i "bir çöküşten diğerine" sürükleyebileceğini belirtti.

Yazar, 7 Ekim saldırısının İsrail içinde bir "çifte körlüğü" ortaya çıkardığına inanıyor; bunlardan ilki, Hamas liderlerinin İsrail'e saldırma ve Yahudileri yok etme niyetlerine ilişkin kamuoyuna yaptıkları açıklamalara, defalarca yaptıkları duyurulara ve silah stoklamalarına rağmen, gösterilen kayıtsızlık; ikincisi ise hareketin, İsrail'i uluslararası düzeyde gayrimeşrulaştırmayı amaçlayan paralel bir propaganda savaşı yürütmeye hazır olmasına gösterilen kayıtsızlık.

Yazar, Katar'ı yıllar boyunca milyarlarca doları "aldatma endüstrisi" olarak tanımladığı bir alana yatırım yapmakla suçladı ve bu çabaların özellikle Batı üniversitelerine odaklandığını, İsrail'in ise 7 Ekim saldırısından sonra Amerikan kamuoyunun otomatik olarak kendi yanında yer alacağına inandığını savundu.

Ona göre İsrail karşıtı protestolar saldırının gerçekleştiği gün başlamıştı ve Hamas destekçilerinin sunduğu gerekçeler önceden hazırlanmıştı; bunların başında İsrail'i "sömürge devleti" ve Gazze Şeridi'ni "dünyanın en büyük hapishanesi" olarak görmeleri ve böylece hareketin saldırısını "sömürgecilikten arınma"nın bir parçası olarak haklı çıkarmaları geliyordu.

Yazar, İsrail karşıtı anlatıya entelektüel destek sağladığını söylediği akademisyenlerin isimlerini sıraladı; bunlar arasında, makaleye göre 7 Ekim saldırısını haklı çıkaran Profesör Ian Lustick ve saldırıdan birkaç gün sonra İsrail'i soykırım yapmakla suçlayan Profesör Raz Segal de bulunuyordu. Her iki ismin de Yahudi olması ve birinin İsrailli olması, bu kampanyaya ek bir etki kazandırdığını, artan sokak protestolarıyla birlikte, "iki başlı bir propaganda makinesi" oluşturduğunu, bir başının sahada, diğerinin ise akademide olduğunu savundu.

Yemini, 8 Ekim'den beri İsrail'e yönelik uluslararası sempatinin uzun sürmeyeceği ve küresel kamuoyunun, önceki çatışmalarda olduğu gibi, hızla tutumunu değiştirmeye başlayacağı konusunda uyarıda bulunduğunu açıkladı. O dönemde savaşın iki cephede yürütüleceğini yazdığını belirten Yemini, birincisinin askeri, ikincisinin ise kamuoyu alanında olacağını ve ikincisinin İsrail üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini kaydetti.

Makale yazmakla yetinmediğini, aynı zamanda İsrail hükümetinin çeşitli üyeleriyle iletişime geçerek ülkenin "siyasi çöküşe" doğru gittiği konusunda onları uyardığını sözlerine ekledi. Birçok üst düzey siyasetçinin Gazze Şeridi'ni "ezmek", "yok etmek" ve "silmek" hakkında açıklamalar yapmaya devam ettiğini, bu açıklamaların İsrail'in çıkarlarına ciddi zarar verdiğini ve uluslararası izolasyonunu hızlandırdığını söyledi.

Yazar, makalesini İsrail'in yaşadığı siyasi çöküşün, kendi görüşüne göre, artık sadece bir zaman meselesi olduğunu belirterek sonlandırdı ve bu yolu "körlemesine" seçtikleri ve İsrail'in geleceği için ciddi sonuçlar doğurabileceği için karar vericileri, başta Başbakan Benjamin Netanyahu olmak üzere, sorumlu tuttu.

Kaynak: Yediot Aharon

Bu haber 11669 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR