Siyasi kulislerde, CHP'li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın, gelecek hafta içerisinde AKP saflarına katılacağı yönünde güçlü iddialar dolaşıma girdi. Köksal'ın bu adımı, bir müddet evvel partisinden istifa eden Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile beraber atacağı öne sürülüyor. Bu söylentiler, siyaset arenasındaki "transfer tartışmalarının" bir kez daha merkezde yer almasına sebebiyet verdi.
Köksal'ın, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdiği ve partiye katılımının 12 Mayıs Salı günü düzenlenecek AKP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında resmiyet kazanacağı da iddialar arasında yer alıyor.
İktidara yakın medya organlarında çalışan gazeteciler tarafından gündeme taşınan bu "transfer" söylentileri, Burcu Köksal tarafından şu ana dek tekzip edilmedi. Dahası, Köksal'ın CHP yöneticilerinden gelen telefon çağrılarına da yanıt vermediği öğrenildi. Köksal ile temas kuran bazı gazeteciler, Afyonkarahisar Belediye Başkanı'nın AKP'ye geçişini doğruladığını ve gerekçe olarak şu ifadeleri kullandığını ileri sürdü:
"CHP ile mücadeleden yoruldum."
Bu iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından CHP yönetiminden Köksal'a yönelik sert eleştiriler geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Halk TV'ye verdiği demeçte, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun durumuna atıfta bulunarak, Köksal için "AKP'ye geçerse sokağa çıkamaz, insanların yüzüne bakamaz" şeklinde konuştu.
Bilindiği üzere, 2009 senesinde Aydın'ın ilk kadın belediye başkanı olan ve dört dönemdir bu vazifeyi yürüten Çerçioğlu, Ağustos 2025'te CHP'den ayrılarak AKP'ye dahil olmuştu.
Köksal'ın Siyasi Geçmişi ve Parti İçi Konumu
Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı esnasında TBMM Başkanlık Divanı üyeliği ve CHP Grup Başkanvekilliği gibi mühim görevler üstlenen Köksal, bu pozisyondayken Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı için aday gösterilmiş ve seçimi kazanmıştı. Ancak, Özgür Özel'in Kasım 2024'te CHP Genel Başkanı olmasının ardından, parti kulislerinde Köksal'ın "yeni yönetimle arasının açık olduğu" değerlendirmeleri yapılıyordu.
Kürt meselesine ilişkin görüşleriyle CHP yönetimiyle fikir ayrılığı yaşayan Köksal'ın, geçmişte CHP'den seçilen İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi'nin AKP'ye geçişini en ağır ifadelerle tenkit edenler arasında olduğu biliniyor. Köksal, Çerçioğlu'nun AKP'ye katılımı sonrası kendisi hakkındaki söylentileri ise "Anadan doğma CHP'liyim. Kapıdan kovsalar, bacadan girerim" sözleriyle reddetmişti.
Parti Değişikliklerinin Siyasi Analizi
Son zamanlarda farklı partilerden 70'i aşkın belediye başkanının AKP'ye geçtiği, bu isimlerden 10'dan fazlasının ise CHP kökenli olduğu kaydediliyor. Bununla birlikte, hem CHP hem de AKP çevrelerinde yapılan ortak değerlendirme, bu transferlerin partilere oy kazandırmadığı yönünde birleşiyor.
CHP kanadında, partiden ayrılan belediye başkanlarının AKP'ye katılması, iktidarın "çok yönlü bir kuşatma stratejisinin" unsuru olarak yorumlanıyor. Parti yöneticileri, AKP'nin "fay hatlarını derinleştirerek" CHP hakkında kamuoyunda "iç çekişmelerle meşgul, ülkeyi yönetme kapasitesi olmayan" bir imaj yaratmayı amaçladığını belirtiyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in, AKP'ye katılma yönündeki baskılara karşı durduğu için tutuklandığı da partililer tarafından savunulan bir iddia.
Ancak parti içindeki bazı muhalif sesler, istifaların yalnızca AKP baskısıyla açıklanamayacağını, parti yönetiminin de hataları olduğunu düşünüyor. Bu görüşe göre, yönetimin "kapsayıcı" bir tutum sergilememesi ve muhalif kimlikli isimlerin beklentilerine karşılık vermemesi, ayrılık sürecini hızlandırıyor.
Transferlerin AKP Cephesindeki Karşılığı
AKP kulislerinde ise transferlerin sadece "oy hesabı" ile değerlendirilmemesi gerektiği kanaati hakim. Bu geçişlerin, seçmen nezdinde AKP'nin yaklaşık 25 yıllık iktidarına rağmen hala bir "cazibe merkezi" olduğu algısını pekiştirdiği savunuluyor. Ayrıca, CHP ile özdeşleşmiş isimlerin iktidar partisine yönelmesinin, rakip partinin moral ve motivasyonunu düşürdüğü de ifade ediliyor.
Belediyelerin idari ve ekonomik gücü de bu transferlerdeki bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor. Bir belediye başkanının parti değiştirmesi, belediye yönetimi, kadroları ve yerel kaynakların da el değiştirmesi manasına geliyor ki, bunun seçim dönemlerinde iktidara mühim bir üstünlük sağlayacağı vurgulanıyor.
AKP'de bu stratejiye alenen bir itiraz yükselmese de, özellikle yerel teşkilatlarda ve uzun süredir siyaset yapan isimler arasında transferlerin bir rahatsızlık yarattığı dile getiriliyor. Bu çevreler, dışarıdan gelen isimlerin, gelecek seçimlerde adaylık bekleyen yerel siyasetçilerin motivasyonunu olumsuz etkileyeceği yorumunu yapıyor.




