İngiltere Championship yarı finalinde Millwall’u eleyen, Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Hull City, Premier Lig’e yükselmek için 23 Mayıs’ta sahaya çıkacak.
Gerçek olan şu ki sezonun en zor şartlarını yaşayan ama yılmadan buralara gelen Hull City finali sonuna kadar hak etti.
Yine de finale kadar gelinen süreç bambaşka detaylarla dolu.Yaz aylarında gelen transfer yasağı, daha sezon başlamadan Hull City için işleri tersine çevirmişti.Taraftarlar yeni oyuncularla şampiyonluk mücadelesi beklerken yönetim ise mevcut kadroyu korumaya çalıştı.
Hull için artık sisteme ve gençlere güvenmekten başka çare kalmamıştı.Her turda başka bir hikayeİlk haftalarda işler iyi gitmedi.Oyuncular farklı pozisyonlarda görev alıyor bir maçtaki performans diğerinde farklılık gösteriyordu.Ama baskı ve beraberinde getirdiği birliktelik duygusu genç oyuncuları sezon içinde olgunlaştırdı.
Omuzlarındaki yük büyüdükçe genç oyuncuların isteği ve mücadele duygusu da arttı.
Ve ortaya iç sahada çok daha güçlü deplasmanlarda kolay kolay yenilmeyen bir Hull City çıkardı.Bu birliktelik play off finalinin belki de mihenk taşıydı.Her turda başka bir hikaye yazdı bu genç oyuncular.Uzatmalarda kazandılar, penaltılarda kazandılar.
Onlar kazandıkça inanç ve ruh daha da gelişti.
Tam 300 milyon Euro’luk finalHull City imkansızlıklara boyun eğmeyerek futbolun en özel sahnesi Wembley’deki yerini aldı.
Bu küçük liman şehrinin takımı ve taraftarları tüm zorluklara rağmen hayal etmeye cesaret ederek bu ana kadar geldiler.
Elbette bu mücadele 300 milyon Euro’luk bir finalden daha büyük bir öneme sahip.
Wembley’deki final Premier Lig ile taçlanırsa 18 yıl aradan sonra babaların çocuklarına anlatacağı yeni başarı hikayeleriyle dolup taşacak.
Geçen sezon kümede kalma savaşı veren Hull City’nin bu sezon play off finaline çıkması aslında başlı başına incelenmesi gereken bir durum.
Yaşanan büyük bir kaostan son derece kaotik bir takım ortaya çıktı.
Gözden Kaçmasın Acun Ilıcalı: 'Şu anda bir şey kazanmadık ama iyi bir takım olduğumuzu gösterdik' Haberi görüntüle Çok attılar ama çok pozisyon verdilerSezon boyunca önde agresif baskı yapıp hızlı geçişlerle hücuma çıkan Hull, savunmasında da ciddi açıklar veren bir takım oldu.
Çok gol attılar ama rakiplerine çokça pozisyon verdiler.
Tüm bunlar eldeki genç kadroya göre kurgulanmış bir senaryo gibiydi.
Onların enerjisiyle maçı erken koparmak için oynadılar.
Sakatlıklara bir de yorgunluklar ekleniyordu.
Bu takım 90 dakikayı çıkaramaz diyenler 120 dakikalık sekanslara bile şahit oldu.
Teknik direktör Jakirovic sezon boyunca bu oyun sistemiyle Hull City’i bambaşka bir noktaya taşıdı. 4-2-3-1 ve bazen de 3-4-2-1’e dönen hibrit bir sistem kullandı.
Özellikle Millwall serisinde bunu net bir şekilde gördük.




