Denizüstü rüzgar enerjisi Türkiye'nin yenilenebilir enerji görünümünü yeniden şekillendirebilir

4 dk okuma
Denizüstü rüzgar enerjisi Türkiye'nin yenilenebilir enerji görünümünü yeniden şekillendirebilir

Hızlı Özet

Türkiye'nin daha geniş kapsamlı yenilenebilir enerji stratejisi, 2035'e kadar güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücünü 120 gigavata çıkarmayı hedefliyor ve denizüstü rüzgar enerjisini de açıkça kapsıyor.

AA muhabirinin merkezi Londra'da bulunan veri analizi ve danışmanlık şirketi GlobalData'nın analizinden derlediği bilgilere göre, denizüstü rüzgar enerjisinin sağlam politikalar, güçlü teşvikler ve etkin uygulamayla geliştirilmesi halinde Türkiye'nin yenilenebilir enerji gelişiminin temel taşlarından biri olabileceği belirtiliyor.

Denizüstü rüzgar kapasitesinin elektrik üretim portföyüne 2032'de girmesi beklenirken 2035 itibarıyla 1,3 gigavat denizüstü rüzgar kapasitesinin devrede olması ve yaklaşık 2,7 teravatsaat elektrik üretmesi öngörülüyor.

Türkiye, Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit olmak üzere dört denizüstü rüzgar bölgesini aday alan olarak belirledi ve 2035'e kadar 5 gigavat deniz üstü rüzgar kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.

Analize göre, Türkiye'nin 5 gigavatlık hedefi ile öngörülen 1,3 gigavat sonuç arasındaki fark, çok sayıda engelden kaynaklanıyor.

İlk olarak, izin ve düzenleyici süreçlerin karmaşık ve zaman alıcı olması öne çıkıyor. Çevresel incelemeler, deniz tabanı lisanslaması ve denizcilik düzenlemelerinin tümü çok sayıda aşama ve kurumlar arasında koordinasyon gerektiriyor.

İkinci olarak, şebeke bağlantıları, denizaltı kabloları, karaya çıkış istasyonları ve karadaki şebekenin güçlendirilmesi dahil olmak üzere temel altyapının erken aşamada planlanması ve önemli miktarda yatırım yapılması gerekiyor.

Temel altyapının erken aşamada planlanmaması ve gerekli yatırımların yapılmaması halinde projelerin darboğazlarla karşılaşabileceği belirtiliyor.

Üçüncü olarak, enflasyon, döviz kurundaki dalgalanmalar ve tedarik zincirindeki aksaklıklar gibi finansal zorluklar projelerin maliyetini ve riskini artırıyor.

Dördüncü olarak da değişken deniz tabanı koşulları, zorlu deniz koşulları, ekolojik hassasiyetler ve paydaşların endişeleri gibi teknik ve çevresel sorunlar ilerlemeyi yavaşlatabilir veya gelişimi sınırlandırabilir.

Türkiye'nin yenilenebilir enerji portföyünde henüz gelişmekte olan bir alan olması, geliştiriciler, türbin üreticileri, EPC firmaları ve yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor.

2035 temiz enerji hedefleriyle desteklenen deniz üstü YEKA ihaleleri, öncelikli bölgelerde erken yatırım yapma, yerli katkı, izin süreçleri ve hibrit santral modelleri açısından fırsatlar sunuyor.

Projelerin istikrarlı üretim sağlaması halinde yan hizmetler, kurumsal elektrik satın alma anlaşmaları ve ihracat fırsatları da ek gelir ve değer yaratma alanları oluşturabilir.

Projelerde planlama vurgusu

Analize ilişkin değerlendirmelerde bulunan GlobalData'nın Kıdemli Enerji Analisti Attaurrahman Ojindaram Saibasan, Türkiye'nin ilk denizüstü rüzgar YEKA ihalesini başlatmasının bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Bu, kara üzerindeki yenilenebilir enerji kaynaklarının ötesine geçişi işaret ediyor. Açık kurallar ve zamanında tamamlanan izin süreçleriyle iyi planlanması halinde, yatırımları harekete geçirebilir, temiz ve kesintisiz elektrik sağlayabilir ve ülkenin termik üretime bağımlılığını azaltmasına yardımcı olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Saibasan, söz konusu açığın kapatılması ve projelerin tam potansiyellerine ulaşmasına yardımcı olmak için çeşitli önlemlerin kritik önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Açık ve net onay süreçleri tanımlanarak ve kesin süreler belirlenerek izin süreçlerinin kolaylaştırılması gecikmeleri azaltabilir. Bağlantı noktaları, kablolar için geçiş hakları ve şebeke güçlendirmesinin sağlanması gibi konularda önceden mutabakata varılması dahil olmak üzere şebeke altyapısı ve liman tesislerinin önceden koordine edilmesi önemli engelleri ortadan kaldıracaktır. Enflasyon ve döviz kuru riskine karşı koruma sağlayan mekanizmaların yanı sıra yerli bileşen kullanımına yönelik teşviklerle yatırımcılar için finansal öngörülebilirlik sağlanmalıdır."

"Denizüstünde ilk 1000 megavatlık YEKA yarışması kritik eşik olacak"

Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Onursal Başkanı ve Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Yönetim Kurulu Üyesi Alper Kalaycı, AA muhabirine rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin 2035 yılı için belirlediği 5 gigavatlık denizüstü rüzgar hedefi ile gerçekleşme tahmini arasındaki farka dikkat çekilmesini önemli bir uyarı olarak gördüğünü söyledi.

Kalaycı, söz konusu farkın hedefin gerçekçi olmadığı anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Doğru ihale modeli, öngörülebilir izin süreçleri, güçlü şebeke ve liman altyapısı ile yatırım yapılabilir bir finansman yapısı oluşturulursa Türkiye'nin 5 gigavat hedefinin ulaşılabilir olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan ilk 1000 megavatlık YEKA yarışması kritik bir eşik olacak. İlk proje yalnızca elektrik üreten bir santral değil, sonraki projelerin yatırım modelini, tedarik zincirini ve yerli sanayinin denizüstü rüzgara geçişini şekillendirecek bir başlangıç olarak görülmeli." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin karasal rüzgar enerjisinde güçlü bir tedarik zinciri ve sektör tecrübesi oluşturduğuna işaret eden Kalaycı, bu birikim sayesinde denizüstü rüzgarda benzer bir dönüşümün daha kısa sürede gerçekleştirilebileceğini ifade etti.

Kalaycı, başarının yalnızca elektrik satış fiyatıyla değil, oluşturacağı sanayi kapasitesi, teknoloji transferi, istihdam ve ihracat potansiyeliyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sektörün önünü yalnızca ilk 1 gigavatla sınırlı görmemesi gerektiğini vurgulayan Kalaycı, "Sanayici, liman işletmecisi veya uluslararası bir türbin üreticisi Türkiye'de yatırım yapacaksa uzun vadeli ve öngörülebilir bir proje takvimi görmek isteyecektir. Türkiye önümüzdeki 5-10 yıllık denizüstü rüzgar yol haritasını net biçimde ortaya koyabilirse, denizüstü rüzgar enerjisi, arz güvenliğini sağlamanın yanında yeni bir sanayi ve ihracat alanı oluşturabilir." ifadelerini kullandı.

#Spor#haber#Kültür Sanat#Son dakika#ekonomi#sinema#anadolu ajansı#fotoğraf#video#Politika
Kaynak:aa.com.tr
Bu haber 14637 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mutfak tüpünün fiyatını duyanlar şaşıp kalıyor
Ekonomi

Mutfak tüpünün fiyatını duyanlar şaşıp kalıyor

Orta Doğu’daki savaş ve jeopolitik gerilimler, küresel enerji piyasalarını yukarı çekmeye devam ediyor. Akaryakıt ürünlerine gelen peş peşe zamların ardından, doğrudan haneleri etkileyen mutfak ve piknik tüpü fiyatlarında da artışa gidildi. Eylül ayında yapılan son ayarlamayla birlikte 12 kilogramlık mutfak tüpünün satış fiyatı 1.570 liraya çıktı.

Habervitrini12585 Görüntüleme
Ocak-ağustos döneminde 597 bin 594 otomobil ihraç ettik
Ekonomi
#Spor#haber#Kültür Sanat

Ocak-ağustos döneminde 597 bin 594 otomobil ihraç ettik

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) pazar verilerine göre, otomotiv ihracatı adet bazında bu yılın ocak-ağustos döneminde 597 bin 594 olarak gerçekleşti.

Habervitrini10940 Görüntüleme
Merkez Bankası bütün hesapları değiştirdi... İşte memur ve emekliye yeni zamlı maaş tablosu
Ekonomi

Merkez Bankası bütün hesapları değiştirdi... İşte memur ve emekliye yeni zamlı maaş tablosu

Milyonları ilgilendiren zam senaryoları emekli maaşı ve memur maaşı için yeniden gündeme geldi. Emekli zammı Temmuz 2026'da yüzde 17,76 olurken memur zammı yüzde 13,52 artış şeklinde gerçekleşti.

Habervitrini13602 Görüntüleme
17 milyar liralık dev yatırım! Erdoğan müjdeleri sıraladı
Ekonomi

17 milyar liralık dev yatırım! Erdoğan müjdeleri sıraladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin resmi açılışını gerçekleştirdi. 17 milyar liralık yatırım bedeliyle hayata geçirilen hastane, 1.458 yatak kapasitesi, 40 ameliyathanesi ve 320 polikliniğiyle bölgenin sağlık üssü olacak. Açılış töreninde konuşan Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi'nin kente ve bölgeye önemli katkılar sağlayacağını belirterek, sağlık alanındaki yeni yatırımların da süreceğini açıkladı.

Habervitrini13808 Görüntüleme