Dolandırıcının aleyhine karar veren hakimleri sürdüren dava…. İmamoğlu’nun para aklayıcısının kardeşini kim koruyor?

8 dk okuma
Dolandırıcının aleyhine karar veren hakimleri sürdüren dava…. İmamoğlu’nun para aklayıcısının kardeşini kim koruyor?

Hızlı Özet

13 yılından bu yana bu davaya bakan her hâkim, davacı lehine karar verdiğinde, anında davadan alınmaya başlamış.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, her sene hâkim savcı adaylarına bir konuşma yaparak nasihatte bulunur.
Bu konuşmasında iki şeye dikkat çeker.
1. Geciken adalet, adalet değildir.
2. Muhatabınıza göre değil, kanunlara göre karar verin.
Hâkim ve savcılardan istenen çok basittir. Adil olun ve hızlıca davaları sonuçlandırın.
Nitekim yeni Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, adliyeden gelmenin avantajıyla fırtına gibi başladı.
Önce tozlanmış raflarda kalan faili meçhul dosyalarını indirtip, çözülmemiş olayları tek tek aydınlatmaya başladı.
Sonra adliyelere talimat vererek davaların hızla bitmesini istedi.
Hem Sayın Cumhurbaşkanının hem de Adalet bakanının bu çabaları, maalesef sahalarda yeterli karşılık görmedi.
Bugün sizi çok ilginç bir davanın inanılmaz hikâyesiyle tanıştıracağım.
Yaşar Can, 2013 yılında adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasını açtı. 137 adet arsa vasfındaki taşınmazın adi ortaklık kapsamında tasfiyesini talep etti. Film gibi hikâye burada başladı.
Davalı Kayhan Yalçınkaya idi.
Yalçınkaya soyadı belki size bir çağrışım yapabilir.
Kayhan Yalçınkaya’nın abisi Sarp Yalçınkaya, Ekrem İmamoğlu’nun kara para aklayıcısı olarak tutuklanmıştı.
Sarp Yalçınkaya’nın petrol şirketine el konularak kayyım atandı.
Hapiste yatarken savcılığa başvurarak etkin pişmanlıktan yararlandı.
Savcıya verdiği ifadede İmamoğlu’nun bavullarla para taşıdığını anlattı.
Bir ayrıntı daha verdi.
Bazı avukatlar kendisini kurtarmak için 8 milyon dolarını almış ama kurtaramamıştı.
Aşağıdakileri okuyunca anlayacaksınız ki anlaşılan kardeşi, geniş çevresi olan, HSK ve adliyede üst düzey tanıdıkları bulunan doğru avukatlar bulmuş.
Olayımıza geri dönelim..
13 yılından bu yana bu davaya bakan her hâkim, davacı lehine karar verdiğinde, anında davadan alınmaya başlamış.
Bazıları başka adliyelerde görevlendirilmiş.
Dolandırıcılıktan mahkûmiyeti ve sabıkası olan davalı Kayhan Yalçınkaya, her hâkim değiştiğinde, dava başa döndüğü için tam 13 yıldır bir kuruş ödeme yapmadan davayı sürdürdü.
Bir iki yılda bitecek dava bu engellerle günümüze kadar geldi.
2021 yılında son hâkim her türlü sürülme tehlikesine rağmen davacı lehine karar vererek 137 taşınmazın tasfiyesine karar verdi.
Konu istinaf mahkemesine gitti. Oradan da aynı karar çıktı.
Yeni gelen hâkim, istinaf kararı doğrultusunda tasfiye heyetinden rapor alıp nihayet 07/10/2024 günü istinaf kararına uygun şekilde karar verdi. Davalı Kayhan Yalçınkaya’nın davacı Yaşar Can’a 1,18 Milyar TL ödemesine hükmedildi.
Ancak, Yaşar Can’ın sevinci kısa sürede kursağında kaldı.

Yargının arkasından dolanarak, yasa dışı bir şekilde taşınmazların haciz yoluyla satılması engellendi.
İki ayrı mahkeme ve iki ayrı hâkim haciz devam kararı verirken, alakasız başka bir mahkemenin hâkimi, 11 yıllık davaya 2 saatte haczi durdurma kararı aldı.
Alacağını almakta ısrarlı olan Yaşar Can Bey, çaresiz konuyu Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay’dan ders niteliğinde bir karar çıktı.
Yargıtay, Haczi durduran hâkimin ve mahkemenin böyle bir yetkisi olmadığına hükmederek, haciz işleminin devamına karar verdi.
Bilin bakalım ne oldu?
Bu davayla hiçbir alakası olmayan, Yargıtay’ca yetkisiz ilan edilen o hâkim, beklenmedik bir şekilde adeta meydan okuyarak ilk kararında ısrar etti.
Onun bu ısrarı 11 yılda zor çözülmüş bu davayı tekrar kördüğüm etti.
Davacı Yaşar Can bunun üzerine çareyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı konudan haberdar etmekte buldu.
Yaşadığı inanılmaz yargı skandalını adım adım ve madde madde kaleme alan Yaşar Can, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bu hukuksuzluğa engel olmasını istedi.
Onun CİMER’E BAŞVURUSUNU ekte göreceksiniz.
Sadece Cumhurbaşkanından değil, ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’ten de bu konunun takip edilip adil karar verilmesini talep etti.

İŞTE BİR YARGI SKANDALININ ÖZETLENDİĞİ CİMER BAŞVURUSU

Sayın Cumhurbaşkanım,

1.     Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde (2021/857 E.) görülen adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasını 2013 yılında açtım. 137 adet arsa vasfındaki taşınmazın adi ortaklık kapsamında tasfiyesini talep ettim.

2.     (Kısa bilgi: Davalı Kayhan Yalçınkaya nitelikli dolandırıcılıktan sabıkalı bir kişidir. Hatta, İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun para aklayıcısı olarak yargılanan Sarp Yalçınkaya isimli kişinin de öz abisidir). 

3.     Mahkeme hakimi taleplerimi değerlendirerek tüm taşınmazlar için bilirkişiden rapor aldı. Ancak, beklenmedik şekilde birden hakim değişikliği yapıldı. Yeni gelen hakim de tüm taşınmazları bilirkişiye inceletti. Ancak, birden bu hakim de değişti. Sonra gelen hakim 137 taşınmazdan sadece 2 taşınmazı kabul ederek 17/03/2021 günü karar verdi. Kararı istinaf ettim.

4.     Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2021 tarih ve 2021/1361 Esas 2021/2707 Karar sayılı ilamı ile lehime bozuldu. İstinaf Mahkemesi 130 taşınmazın adi ortaklık kapsamında tasfiye edilmesine hükmederek, dosyayı tasfiyeyi bitirmek üzere ilk derece mahkemesine iade etti.

5.     İlk derece Mahkemesi olan Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi mecburen İstinaf kararına uyarak bu 130 taşınmaz hakkında bilirkişi incelemesi yaptırdı. Bunun üzerine bu hakim de birden mahkemeden alınarak asliye ceza hakimi yapıldı. Yeni gelen hakim, istinaf kararı doğrultusunda tasfiye heyetinden rapor alıp nihayet 07/10/2024 günü istinaf kararına uygun şekilde karar verdi. Davalı Kayhan Yalçınkaya’nın davacı olarak şahsıma 1,18 Milyar TL ödemesine hükmedildi.

6.     Süreç içerisinde anlam veremediğim şekilde normal görev süreleri dolmadan hakimlerin değiştirilmesi yargılamayı 11 yıl uzatmış oldu. Dava konusu taşınmazları bilirkişiye incelettiren ve normal tasfiye prosedürünü izleyen her hakimin normal görev süreleri dolmadan tayinlerinin çıkması hiçte normal bir durum değildir.
En son İstinaf Mahkemesi 18/10/2021 tarihli kararı verip, mahkemeye izlenmesi gereken usulü açıkça yazıp 130 taşınmazın tasfiye edilmesi gerektiğini belirttiği için yargılama bitirilebilmiştir.
Ancak, bu kararı veren hakim de birden görevden alınmıştır. Adeta, davalı Kayhan’ın menfaatine dokunan bütün hakimler görünmez bir el marifetiyle diskalifiye edilmiş, yargılama bu hakim değişiklikleri nedeniyle 11 yıl uzamıştır.

7.     Neyse ki en nihayetinde karar kesinleşmiş, ilamlı icra takibi başlatılmış, icra takibi de kesinleşmiştir (Büyükçekmece İcra Müdürlüğü 2024/269566 E.). Nitelikli dolandırıcılıktan sabıkalı davalı Kayhan, hacizden 1 gün önce banka hesaplarını boşaltarak mal kaçırmış ise de taşınmazlarını devredemeden haciz işlemi uygulanmıştır.  

8.     Taşınmazların satış işlemleri başlayıp kıymet taktirleri yapıldıktan hemen sonra görünmez bir el yine devreye girip icra takibini durdurmuştur.

9.     Kesinleşmiş bir mahkeme ilamının icrasının durdurulması hiç te normal bir durum değildir. Şöyle ki;

10. İcra takibi aşamasına geçilince borçlu Kayhan, avukatlarını değiştirerek yeni avukat ekibi marifetiyle, 24/09/2025 günü aynı saatler içerisinde neredeyse birbirinin aynı hukuki sebeplere dayanan, takibin iptali konulu 3 ayrı (mükerrer) dava açmışlardır. Bu taleplerin tek bir dilekçe ile tek dava şeklinde açılması mümkün iken, 3 ayrı dava şeklinde talep edilmesi, hukukun olağan akışına aykırıdır.
Takip borçlusu ile vekilinin gayri hukuki eylemleri bu şekilde başlamıştır.

11. Büyükçekmece 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/699 E., Büyükçekmece 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/647 E. ve Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/730 E. sayılı dosyalarında görülen bu 3 davada  Mahkemelerin tamamı şikayetlerin reddine karar vermiştir. 

12. Akabinde, borçlu Kayhan vekili, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin 2024/269566 E. sayılı icra dosyasına sunduğu 05/01/2026 tarihli talep ile İİK'nun 363/4. maddesi kapsamında "istinaf yoluna gidilmiş olması" gerekçesiyle satış işlemlerinin durdurulmasını talep etmiştir.

13. Borçlu Kayhan vekili, aynı talebi aynı gün içerisinde bir kez de talimat icra dairesi olan Aliağa İcra Dairesinin 2024/785 Talimat sayılı dosyasına da yapmıştır. Aynı talebin mükerrer şekilde bir başka icra dairesine yapılması bir diğer gayri hukuki işlemdir.

14. Büyükçekmece İcra Dairesi ise 06/01/2026 tarihli "karar tensip tutanağı" ile mevzuata uygun olacak şekilde "ibraz edilen kararların İİK'nun 363/1. maddesindeki istinaf edilmesi gereken ve satışı durduracak kararlar olmadığı anlaşılmakla" gerekçesi ile bu talebi reddetmiştir. 

Takip borçlusu Kayhan Yalçınkaya, 13/01/2026 günü saat 21:19'da icra memuru muamelesinin şikayetine ilişkin Büyükçekmece 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2026/29 Esas sayılı davasını ikame etmiş, mesai saatleri dışında açılan dava, icra takip alacaklısı olarak tarafıma tebliğ edilmeden her nasılsa 1 iş günü içerisinde alelacele değerlendirilmiş ve 15/01/2026 tarihinde talep kabul edilerek, satış işlemleri durdurulmuştur. Mahkeme Hakimi M. B (ismi ve sicil numarası CİMER’DE) bu hukuksuz karar ile birinci hukuk darbesini gerçekleştirmiştir.

(Kısa bilgi: Bunun üzerine hakimi YSK’ya şikayet ettim. Ancak, HSK, jet hızıyla işleme gerek olmadığını bildirerek hiçbir soruşturma yapmadı).

15. 1,7 Milyar TL'den fazla kapak hesabı alacağı bulunan ve kesinleşmiş ilama dayalı bir takip dosyasında İİK'nun 363/1 ve 365/2. maddelerine açıkça muhalif bir şekilde satış işlemlerinin durdurulması bariz ve kötü niyetli bir hukuk hatasıdır. 

16. Nitekim, İcra Mahkemesinin bu kararına karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına da gidilmiş, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (18/06/2026 tarih 2026/4540 E. 2026/4583 K.) satış işlemlerinin durdurulmasının hukuka uygun olmadığını belirterek bozma kararı vermiştir.

17. Dosya, gereği için ilk derce mahkemesi olan Büyükçekmece …. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, ancak, Mahkeme Hakimi M.B 1 gün içinde, tarafımıza hiçbir tebligat yapmadan direnme kararı vererek satış işlemlerini tekraren durdurmuştur (Büyükçekmece 3. İHM, 09/07/2026 tarih 2026/576 E. 2026/640 K.).

18. Hakimin bu direnme kararı, somut olayın özelliklerine ve hukukun olağan akışına uygun değildir. Hakimin, 1,18 Milyar TL’lik kesinleşmiş bir ilam hakkında verdiği ilk karar hukuka açıkça aykırı olduğu gibi Yargıtay bozma ilamına rağmen direnmesi hiç normal bir şey değildir.

Üstelik, direnme kararında somut olay bakımından emsal olma vasfı bulunmayan içtihatların kullanılarak, Yargıtay’ın bozma kararının bypass edilmesi hakimin taraflı ve kasıtlı davrandığının göstergesidir. 

Hâkim M.B,Y direnme kararı ile ikinci hukuk darbesini gerçekleştirmiştir. Hakimin bu cesur ve pervasız tutumu, olağan bir hakim davranışı olmayıp, güvendiği bazı yerlerin emiriyle hareket ettiğini göstermektedir. Bu gayretin hukukla izahı mümkün değildir. Bu hukuk katliamının hesabı sorulmalıdır.

19. 2013 yılında başlayan yargılamada, hukukun gereği olacak (ve İstinaf kararına uygun) şekilde davalı Kayhan Yalçınkaya’nın menfaatine hangi hakim dokunmuşsa tayini çıkmış, görevden alınmıştır. Ancak, onun lehine hukuksuz bir şekilde işlem yapan yargı mensupları gözetilmiştir.

Her kimlerse yetkili bazı kişilerin, nitelikli dolandırıcılıktan sabıkalı Kayhan Yalçınkaya’yı desteklemesinin Cumhurbaşkanımız nezdinde kabul görmeyeceğini biliyorum. Bu hususta Sayın Cumhurbaşkanlığı ve HSK yetkililerinin gereğini yapacağına itimat ederek işbu şikayeti sunuyorum.

20.  Bu nedenlerle, kesinleşmiş bir ilamın icrasını (Yargıtay bozma kararına rağmen) hukuksuzca durduran Büyükçekmece … İcra Hukuk Mahkemesi Hâkimi M.B.Y hakkında gereğinin yapılmasını, HSK tarafından müfettiş görevlendirilmesini, Büyükçekmece 3. İHM, 2026/576 E. 2026/640 K. sayılı dosyasında yapılan usulsüzlüklerin incelenmesini, mahkeme hakiminin soruşturulmasını, soruşturma bitene kadar hakimin açığa alınmasını, benzer dosyalarda daha önce direnme kararı verip vermediğinin araştırılmasını,

21. Takip borçlusu Kayhan Yalçınkaya ve vekilleri olan Avukat ……..  ile Avukat ………’ın mahkeme hâkimi ile ilişkilerinin araştırılmasını,

22. Soruşturma sonunda, hâkim M.B.T ile onu azmettiren …… , …….. ve …….’ın adli ve idari yönlerden cezalandırılmalarını,

Arz ve talep ediyorum.

YAŞAR CAN

Bu haber 14743 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR