Ekrem'in adamları Kılıçdaroğlu'nu sorguya çekti

2 dk okuma
Ekrem'in adamları Kılıçdaroğlu'nu sorguya çekti

Hızlı Özet

Herhâlde pavyon veya kafe köşelerinde dolar alan İstanbul, Erzurum veya Bitlis delegeleri değil. O delegeler kimi seçtiyse o isimler açıklanmadığı ve siyasi hesaplaşma yapılmadığı sürece CHP'deki kavga bitmez.

Sözcü TV ekranlarında basın rezaleti! İmamoğlu'nun militanlarından utanç verici yayın

SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür bugünkü köşesinde tüm Türkiye'nin şahit olduğu Sözcü TV'deki rezalete yer verdi. İşte Övür'ün o yazısı...

MAHMUT ÖVÜR
Herhâlde pavyon veya kafe köşelerinde dolar alan İstanbul, Erzurum veya Bitlis delegeleri değil. O delegeler kimi seçtiyse o isimler açıklanmadığı ve siyasi hesaplaşma yapılmadığı sürece CHP'deki kavga bitmez.
Programı sunan ve soru soran gazetecilerin durumuna gelince... Onların durumu gazetecilik açısından içler acısıydı. Kılıçdaroğlu en azından kendisini düşmanlaştıran bir mecrada siyaseten eksik bulunsa da çok şey söyledi.

Gazeteci demeye dilim varmadığı için onlara "soru soranlar" diyorum. O yayında, Kılıçdaroğlu'na "sarayın aparatı, hain ya da proje" gibi soru soranlar ne yazık ki aynı cesaretle "militanı" oldukları İmamoğlu'na ya da bindiği minibüsün iç dizaynını Uşak Belediyesi'ne yaptıran Özgür Özel'e bugüne kadar bu konuları hiç sormadılar, soramazlar da.
Bu açıdan o üç gazeteciye en anlamlı dersi yine Kılıçdaroğlu verdi. Kasıtlı olduğu her hâlinden belli olan, "Sizin kurultayı kaybetmenizden sonra mı yolsuzluk ve rüşvet alındı?" sorusuna, Kılıçdaroğlu, arsızlaşan o gazetecilerin utanacağı şu cevabı verdi:

"Gazeteci olarak şunun üzerinde durmuyorsunuz. Hazine'den gelen para ile belediyeden gelen para aynı şey olur mu? Hiçbir gazeteci çıkıp 'Sayın Özel bunu nasıl söylüyorsunuz?' demiyorsunuz. Herkes orayı unutuyor. Belediye parayı verdim diyor değil mi? Kim diyor? Parayı veren adam diyor? O genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Siz niye sormuyorsunuz arkadaş? 'Gidip rüşvet verdim' diyorlar. Niye takip etmiyorsunuz?"

Bu programı izlerken aklımın bir yerinde şu soru vardı: Acaba Kemal Bey, siyasi rekabet yerine nefret ve düşmanlık siyaseti izlemenin sosyolojide ve medyada nasıl bir canavarlar yarattığını hiç düşündü mü?
O canavarlar dün Başkan Erdoğan'ı linç ederken, bugün de ünlü piyanist Fazıl Say'ı, Yılmaz Özdil'i, Muharrem İnce'yi ve 13 yıl genel başkanlık yapan Kılıçdaroğlu'nu linç ediyor.
Şaşırdık mı? Şaşırmadık tabii... Atalarımız ne güzel söylemiş: Ne ekersen onu biçersin...

Kaynak:SABAH GAZETESİ
Bu haber 14320 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR